Düğünümüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düğünümüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Salıncakta Gelen Teklif


Siz siz olun, arkadaşlarınızın ısrarlarına ve tesadüflere inanın...

Tango gecesiyle tanıştılar

Sidal:
Bundan dört sene önce ortak arkadaşlarımızca zorla götürüldüğümüz bir tango gecesinde tesadüfen tanıştık. Kalabalık bir gruptuk, herkes dans ederken biz onları izleyip muhabbet etmeyi tercih etmiştik. Sonrasında yine aynı arkadaş grubumuzla ortak organizasyonlarımızda karşılaştık. Beraber Altay maçlarına ve çeşitli konserlere gide gele arkadaşlığımız ilerlemeye başlamıştı. Ve dört - beş ayın sonrasında birbirimize artık aşk dolu komik sıfatlar takmaya başlamıştık. Hala da birbirimize “aşkım” demez, orijinal ve eğlenceli sıfatlar takar öyle hitap ederiz.

Cem: Bu arada üç sene önce beraber dans dersleri aldık. Hatta bunu herkesten gizlemiştik; ancak sonra bir organizasyonda kendimizi ele verdik.
Evlenmeye karar verdiler

Ooo işte bu hayatımızdaki en en özel günlerden biriydi. Sanırım Cem anlatmalı.

Cem: Kendi ellerimde bir salıncak yapıp baş başa olacağımız bir piknik organize etmiştim. Hiçbir şeyden haberi olmayan Sidal ile piknik alanında salıncağı asmak için uygun bir ağaç bulduk ve salıncağı kurduk. Önce ben bir sağlam mı diye denedikten sonra heyecanla sallanmak için çırpınan eşimi oturtup sallamaya başladım. Sonrasında bir anda önüne geçip diz çöktüm, içimden gelenleri söyleyiverdim. Sanırım daha önce hiç planlanmamış ve o an ortaya çıkmış bir an olarak düşünmüştür ilk başta. Ama ben bunun için aylarca uğraştım diyebilirim.

Sidal:
Hayalimin ötesinde inanılmaz bir an oldu. Çok orijinal ve tam Cem’e göre bir evlenme teklifiydi. Hiç düşünmeden “evet” dedim. Hala anlatırken o günü heyecanla hatırlıyoruz. Şimdi o salıncak kendi evimizin bahçesinde...
Düğün mekanında deniz sevdası belirleyici oldu

Cem: İkimiz de denizi çok seviyoruz bu nedenle özellikle deniz kenarında bir düğünümüz olmasını çok istiyorduk. Ilıca Otel kesinlikle ikimizin de hayalindeki yerdi. Deniz kenarı olmasının dışındaki en önemli kriterimiz gerçekten kaliteli hizmet verebilecek, misafirlerimizin de memnun kalacağı bir mekanı seçmekti. 

Sidal: Bu nedenle başka hiçbir mekanı gezmeye bile gerek duymadan bir sene öncesinden gidip Ilıca Otel ile anlaşmamızı yaptık ve aklımıza hiçbir şey takılmadan her şeyiyle düğünümüzü onlara teslim ettik. Düğünümüzle ilgili verdiğimiz en doğru kararlardan biriydi sanırım. Özellikle Pınar Hanım’ın desteğini ve yardımlarını unutmamız mümkün değil.

Deniz temalı şık bir düğün

Sidal:
Daha düğün tarihimiz kararlaştırılmadan önce düğünümüzün konseptinin ne olacağı belliydi. Deniz temalı sade ve şık bir konsept istedik. Abartılı süslenmiş bir düğündense, masanın ortasında yüzen balıkları ve mekanı süsleyen fenerleri, palmiyeleri tercih ettik. Klasik aranjmanlardansa herkesin aklına kazınası bir tema istemiştik başından beri. Cem: Düğünümüzün akışıyla ilgili en önem verdiğimiz konu ise nikahımızın aynı mekanın farklı bir bölümünde kokteyl sırasında kıyılması ve sonrasında yemeğe geçilmesiydi. Böylelikle masaları tek tek gezip vakit kaybetmeden nikah sonrasında tebrikleri kabul ederek eğlencemizden çalmamış olduk.

Düğünün tasarım harikaları

Sidal:
Davetiyelerimizi ve davetli hediyelerimizi Reçine Atölye olarak kendimiz hazırladık. Davetiye olarak şişe davetiye tercih ettik. Şehir dışındaki misafirlerimiz için de kartpostallar hazırladık. Misafirlerimize düğünümüzden bir hatıra bırakmak için de deniz temalı peçete halkaları yaptık. Kokteyl sırasında da dilek köşemizin yanına kurduğumuz şeker barında kayıklar ve külahlar içerisinde misafirlerimize çikolatalar ikram edildi.

İlk dansa destek

Bizim için en özel olan anlardan biri ilk dansımıza güzel bir kareografiyle arkadaşlarımızın da katılmış olmasıydı. Hepsine ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz.

Damadı sokakta oynatırlar

Cem:
Gelin almaya giderken davul zurna ile arkadaşlarımızla konvoy halinde gelin evine gittik. Ve oradan da eşimi alıp otele geçecektik. Normalde kız tarafı damadın önünü keser, bizimkinde benim kardeşim gelin evinden çıkarken benim önümü kesti. Ve bahşişi almadan arabamıza yol vermedi. Otele girerken de arkamızdan gelen arkadaşlarımız bir anda önümüzü kesip bizi arabadan indirdiler ve sokağın ortasında bir güzel oynattılar. Tüm oteldekiler ve yoldan geçenler bizi izliyordu. En unutulmaz anlarımızdan biriydi.

................................

Yazının Tamamı İçin Tıklayınız..



14 Nisan 2013 Pazar

Düğün Fotoğraflarımızı (vol. 500:)

Gün geçmiyorki düğünümüzle ilgili yeni fotoğraflar ortaya çıkmasın.
Arkadaş ve akrabalarımızdan gelen fotoğraflar bir yana geçenlerde sonunda düğün albümümüzü de teslim aldık.
Harikaaaaa olmuşşşşşş.. Hemen annelere kendi albümlerini verdikten sonra kendimizinkini de baş köşeye koyduk ;)))
Bu arada fotoğrafçıdan almadığımız cdlerden biri çıktı ortaya. 4000 adet fotoğrafa yenileri eklendi anlayacağınız. Henüz yeni gelen albümü tam inceleyip eleme yapma şansım olmadı ancak ilk gözüme çarpanlardan bir kaçını sizlerle paylaşayım dedim ;))
 
Bunlar nikah öncesi odamızın terasında stres atma çabaları.
"Ne yani birazdan evlenecek miyiz" tripleri...
 
Heh, sevgili kocam ayağına bastığım sahnenin yakalanmadığını düşünerek seviniyordu.
Bu da ona küçük bir sürpriz olsun bakalım ;)))
(nasıl bir hırsla bastıysaaaaam) İşe yarayıp yaramadığını cicim aylarımız bittikten sonra göreceğiz hihihih
 

6 Şubat 2013 Çarşamba

Düğün Albüm Fotoğraflarımız

Bugün albümümüzün taslak çalışmaları ulaştı elimize. Tam da 5. ayımız öncesinde küçük bir sürpriz oldu bize. 
Malum fotoğraf seçmek için çok vakit kaybetmiştik, gezip tozmaktan bir türlü fırsat bulamadık, erteledik derken ailelerin baskısı üzerine daha fazla dayanamayıp geçenlerde seçtiğimiz fotoğrafları verdik Ersel'e. 
Daha geç bekliyorduk ancak bugün bir sürpriz yapıp albüm taslaklarımızı gönderdiler.
Bu sevincimi ve albüm taslaklarımızı sizle paylaşayım istedim.  
Designed By Ersell Photography...

Hazırlık aşaması... Zamanla yarışıyoruz! Daha güzel anlatılamazdı herhalde.
Cem bana göre daha rahat gözüküyor gibi değil mi. siz bir de videolarda görün ;)))

Veeee.. Davullu zurnalı gelin alma merasimi sonra tekrar Ilıca Otel'deyiz. Gelin arabamız da tam kapının önünde..
Otele girerken bizden daha çok ilgi çektiğini itiraf etmeliyim ;)

Odalardan gelen tezahuratlar eşliğinde fotoğraf çekimi... Şu yandaki efektli fotoğraflara bayıldım özellikle. Orjinal boyutlarını da gönderecekler. kocaman bastırıp duvarlarımızı da süsleyeceğim. 

Deniz kenarında dans provamız... Kendimizi kaybettiğimiz anlar ancak bu kadar güzel fotoğraflanabilirdi ;)))

Albümümüzde en sevdiğim sayfa olmaya aday. Ilıca otelin o harika iskelesi sayesinde fotoğraf çekilmek için başka bir alternatif düşünmedik bile.  

Çok mutluyum, çooooook pozları.
Yalın ayak hallerimi de güzel yakalamışlar ;))))

Sol taraftaki pozlar en doğal hallerimiz, çekimlerin sonuna gelmişiz!! evet belllliiiiii. 
Cem her ne kadar zorla zıplamaya çalışsa da ben bildiğin kopuyorum o hallerine.

Just Married Pozları...

Bu sayfada da geceden kareler yer alıyor.  

Yok yok en sevdiğim albüm sayfalarından biri bu galiba.. Evet evet bu!

Umarım siz de beğenmişsiniz.
Albümümüzün elimize geçeceği gün için sabırsızlanıyorum.

Diğer düğün fotoğraflarımız için;

13 Kasım 2012 Salı

Vela Beach: SİDAL & CEM ÇANDARLI

Vela Beach: SİDAL SEVENOĞLU & CEM ÇANDARLI ILICA HOTEL MYBEACH...: SİDAL SEVENOĞLU & CEM ÇANDARLI ILICA HOTEL MYBEACH DÜĞÜNÜ  İzmir’in tanınmış simaları İç Mimar Sidal Sevenoğlu ve Turizmci Cem Çandarlı ...

Yazının devamı için...

18 Eylül 2012 Salı

Vintage Delisi

Madem düğün fotoğraflarımız henüz elimize ulaşmadı o zaman ben de düğün öncesi fotoğraflarımı yayınlarımmmm..
Sizi merakta bırakmayacağım veee daha önce de bahsettiğim şu meşhur kısa gelinliğimle çekildiğim fotoğrafları huzurlarınıza sunacağım.

Bu fotoğraflar bizzat kendi kuzenim Itır Kan tarafından Reçine'de çekilmiştir. Çok keyifli bir çekim oldu. Sıcaktı, Cem bir türlü yetişemedi ama biz herşeye rağmen çok eğlendik. Odamda, merdivende, evimizin bahçesinde, her yerde, her yerde fotoğraf çekildim. Tabii buraya koymak için biraz eleme yapmak gerekti.

Haydi bakalım beğenecek misiniz :))))




29 Haziran 2012 Cuma

Balayımız..

Dün harika bir gündüüü...
Sabahtan beri herşey çok güzel başlamıştı.
Düğün hazırlıklarımızla ilgili bir damatlığımız, bir de balayı programımız eksikti. Ben üzerime düşen her şeyi halletmiştim. Ancak Cem'in görevleri henüz tamamlanmamıştı.
Mesleği dolayısıyla da zaten balayını tamamen kendi programlamak istediğini söylemişti. Sadece bana nasıl bir yer istiyorsun dedi. Geri kalan herşeyi o halletti.
Aslında ben de ne istediğimi tam bilmiyordumkii. Her gün ruh halime göre gitmek istediğim yerler değişiyordu.
Bir gün "ay romanrik bir yer olsun" diyordum, aşkımızı doya doya yaşayalım istiyordum. Bir diğer gün "deli gibi eğlenebileceğimiz, kıpır kıpır bir yer olsun" diyordum, . Bazen de "of çok yorulacağız zaten, gidelim bir yere dinlenelim, gezelim, yeni yerler görelim yeter" dediğim oluyordu..
Hal böyle olunca benim dengesiz ruh hallerimle harmanlanmış harika bir balayı programı çıktı ortaya..
Dün hiç düşünmediğim bir anda bir mail geldi. Veeeeeeeeeeeeeee tam da hayalini kurduğum gibiydi..

5 Haziran 2012 Salı

Menü Tadımımız

Gelelim Pazar gününee.. Normal şartlarda o kadar yoğun bir cumartesi geçiren birinin pazar günü saatlerce uyuyup dinlenmesi gerekirken, biz Pazar gününe erken başladık.
Sabah yine erkenden uyanıp azcık sabah sporumu yaptıktan sonra Cem beni almaya geldi. Spora yetişemediği gibi, henüz daha uyanmamış olduğu suratından belliydi. Ancak 12de düğünümüz için tadıma gitmemiz gerekiyordu.
Ilıca Otel'e gittiğimizde kapıda bizi Pınar Hanım karşıladı. Hemen wedding rooma geçip yemekler gelene kadar bazı detayların üzerinden geçtik. Öncesinde menümüzü belirlemiştik aslında. O gün de misafirlerimize sunacağımız yemeklerin lezzetine bakmaya gitmiştik. Özellikle nasıl sunulacağı benim için çok önemliydi. Sırf bu tabakların sunumu için bile bir tasarım ekibinin çalıştığını öğrendiğimde çok şaşırdım. Ama gerçekten çok başarılılar. Özellikle tatlılar konusunda.. Zaten tabaklar önümüze geldiğinde daha yemeden bile göz doyuruyorlardı. Tatları için zaten söyleyecek bir söz yok. Hatta şöyleki sıcaklarla ilgili 3 farklı yemek denedik. Hangisinin daha güzel olduğuna karar bile veremedik. Üçü de şahaneydi. Ancak bizim için belirleyici olan faktör herkesin damak tadına hitap edebilmesi ve kesilip yenilmesi kolay olmasıydı. Özellikle ben gittiğim düğünlerde buna dikkat ediyorum. Hatta sırf bu yüzden seçtiğimiz menünün üzerine gelmesi gereken saman patatesi de istemedik. Çünkü özellikle böyle yerlerde onu yemesi tam bir işkence olabiliyor.

Ertan Kayıtken - 3. provam

Harika bir haftasonuyduuuuuuu..
Tek bir cümleyle böyle özetlenebilir herhalde..
Cuma günü haftasonuyla ilgili heyecanımı ve az çok beklentilerimi paylaşmıştım zaten. Beklentilerimin çok üstünde bir haftasonu geçirdim.
öncelikle gelinlik provamdan başlayım isterseniz. Sabah aheste aheste kalktım, duşumu aldım, makyajımı yaptım, güzelcene giyinip annemi almaya gittim. Enteresandırki kapıda hiç bekletmeden hemencecik çıkıverdi. Hemen Alsancağa doğru yola koyulduk. Yine çok enteresandırki trafik yoktu. 1den önce alsancaktaydık. O gıcık gazi okulunun otoparkına muhtaç kalmadan başka bir yerde yer de bulduk. Buraya kadar herşey olağandışı ilerliyordu. Herşey yolunda gideceğine bir işaretti sanırım.
Neyse sonra biraz dolaştıktan sonra Ertan'a gittik. Kapıda canım arkadaşım Zeynep de gelmiş bekliyordu. Midem pırpır ederken yukarı çıkıvermişiz bile. Biraz hoşgeldin beşgittinden sonra beni hazırlık odasına aldılar. İçeri girdiğimde bir mankenin üzerinde bembeyaz harika bir gelinlik duruyordu. Meğer benimmiş, vallahi tanıyamadım. Hiç bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Hemen giydim, hazır olduğumda da herkesi içeri aldılar. O sırada aynada kendime bakıyordum, bir döndüm annem ağlıyor ;)) Onu öyle görünce ağlamamak için kendimi zor tuttum. Ama beni en çok duygulandıran Cem'in annesini arayıp beni merak ettiğini söylemesi, nasıl olduğumu ve gerçekten istediğim gibi bir gelinlik olup olmadığını sorması oldu. Kendi damatlığı konusunda o kadar ilgisiz olan nişanlımın, gelinliğim için gerçekten endişeleniyor olması beni çooook mutlu etti.

1 Haziran 2012 Cuma

Yarın Büyük Gün.....

Yarın büyük gün.. Ertan Kayıtken'e üçüncü gelinlik provama gidiyorum.
Aslında ikinci sayılabilir. Çünkü ilk gidişimde kesim töreni yapmıştık. İkinci gidişimde tek başıam gitmiştim zaten. Ama yarın ilk günkü gibi yine kalabalık bir kadroyla Ertan Kayıtken'in karşısında olacağız. Arkadaşlar, anneler hep beraber oradayız yarın. Bir kişi eksik o da sevgili müstakbel eşim.
Onun 8 eylüle kadar gelinliğimi görmesi kesinlikle yasak. Kafasında hayal ettiği bazı modeller varmış söylediğine göre ama ben yine de hiiiiiç renk vermiyorum. Şuan çok ufak tefek detayları başkalarıyla konuşurken az çok duymuş olabilir ama sonunda neler çıkacağını başkaları da bilmediği için sevgilimin de bilmesi imkansız. Söylese söylese annemin söylemesi lazım. O da mümkün değil. Çünkü zaman zaman ben heyecanlanıp anlatmak istediğimde anlatma sürprizi kaçar diyor, 5,5 aydır sabrediyorum zaten 3 ay daha sabredebiliriz. (ay şaka maka ne çabuk geçmiş zaman)
Oooofff bir an önce yarın olmasını istiyorum ve Ertan Kayıtken'in ne harikalar yarattığını görmek için sabırsızlanıyorum.

Yarınki tek heyecanımız gelinlik işleri değil tabii ki. Aynı zaman da yarın provadan sonra Cem ile uzun zamandır uğramadığımız Karabağlar'a gideceğiz. Şuanki tek eksiğimiz olan koltuklarımızı halledeceğiz. Koltuklarımızı hallettikten sonra annelerle Cem'in annesinin perdecisine gidip, belki perde derdinden de bir çırpıda kurtulmuş olabiliriz. Harika şeyler olduğunu söyledi, 3 gündür meraktan çatlıyorum.

Ama esas meraktan çatladığım bir diğer konu düğünümüzde çıkacak olan müzik grubumuzun performansı. Akşam Hilton'daki bir düğünde çıkacaklarmış. Yarınki düğünün organizasyonunu da Sahne 360 yapıyormuş. Gidelim yerinde neler yaptıklarını görelim, grubun performansını azcık izleyelim dedik. Hem de azcık eğleniriz, fena mııı ;)))))

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Müzik Grubumuz

Haftasonumuz fazlasıyla yoğun geçtiği için size cuma günkü organizasyon firması görüşmemizden bahsedemedim.. Geçen sefer görüşeceğimiz müzik grubunun solisti belinde problem yaşadığı için gelemeyeceğini söyleyince görüşmeyi bu cumaya ertelemiştik. Bu sefer de malum iş çıkışı olduğundan görüşmemiz yine 18:30daydı. Ancak gittiğimizde sevgili solistimiz yine yoktu. Bu sefer de tam gelirken Desem'in orada kaza yapmış. Ben giderken de yol azcık tıkalıydı, demek onun yüzünden deyip beklemeye başladık. Bu sırada beklerken organizasyon firmasıyla diğer detayları konuşmaya başladık. Bir yandan karşılıklı şaraplarımızı yudumlarken, bir yandan program akışının üzerinden geçip notlar aldık.  Konu konuyu açtı, zamanın nasıl geçtiğine bir bakalım dediğimizde saat 8e geliyordu ve sevgili solistimiz yeni gelmişti. Onla da biraz konuşup karşılıklı elektrik alışverişinde bulunduktan sonra kendimizi 9da dışarı zor attık. Aslında çok keyifli vakit geçirmiştik. Ben zaten Seyhanlarla oturdummu 2-3 saatten aşağı kalkmıyorum. Anlaşma aşamasına geldiğimiz günlerde koca bir cumartesiyi onlarla geçirmişliğim bile var. Artık o kadar kaynaştıkki düğünümüzde Laçin de, Seyhan da bulunsun istiyorum. Bu nedenle o tarihte başka düğün almayacaklarmış ve her ikisi de bizim düğünümüzde orada olacaklarmış ;) Bu harika bir haber. Kesin nikah sırasında onlarla göz göze gelirsem karşılıklı ağlarız herhalde..
Bu arada Seyhan ve Laçin gibi solistimiz de çok kafa dengi. Geç kalmasıyla ilgili o kadar uğraştık, hiç alınmadı.. Bir ara geç kalmasıyla ilgili espriler havada uçuştu zaten. Cem bir daha geç kalıp kalmayacağını kontrol etmek amaçlı 3. ve 4. görüşmeleri yapmakta kararlı. Ben ise grubu direk bir gün öncesinden Çeşme'de başlarına bir şey gelemeyecek, güvenli bir yerde konaklatmaktan yanayım ;)) Gerçi bu kadar aksilik artık nazar boncuğu diyorum ben. Her şey bu kadar yolunda gitmesi bir enteresandı zaten. Yani düğünde aksilikler çıkacağına şimdiden çıksın ki önlemini alalım. Öyle değil mi ama ;)))
Bu arada düğünde çıkacak müzik grubumuzu 2 haziran gecesi Hiltonda gerçekleşecek bir düğünde izleme şansımız olacak. Şimdiden merak içerisindeyim. Performanslarını daha önce çalıştıkları gruptan az çok biliyoruz ancak, kendi gruplarını kurduktan sonraki performanslarını cidden merak ediyoruz.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Günlerden bugün..

Eveeeeeet.. bugün büyük güün. Akşam organizasyon firmasıyla tekrar görüşmeye gidiyoruz. Bir süredir görüşemiyorduk, resmen özlemiştim valla Seyhan ile Laçin'i. Malum ev telaşları falan.. Şimdi evle ilgili işlerimiz bitti tekrar düğüne yoğunlaşalım istedik.
Aslında organizasyon firmamızla tüm detayları konuşup çözmüştük. Ama müzik işi için bir grup belirlemiş olsak da henüz kendileriyle tanışma fırsatı bulamamıştık. Bugün onlarla tanışıp, neler istediğimizden bahsedeğiz. Daha önce gruba karar verirken tamamen firmanın bize önerdiği gruba güvendik diyebilirim.  Ancak sözleşmemizi imzalarken değişiklik yapma hakkımızı da belirtmiştik. Şimdi düğüne yoğunlaşmışken ilk müzik işini halledelim istedik. Çünkü başka bir yerde daha opsiyonumuz vardı. Öncelikle buna karar verelim istedik.
Kafamızda düşündüğümüz bir tarz ve müzik listesi var zaten. Bugün de onlarla görüşüp elektrik almaya ve yapabileceklerine inanmayı amaçlıyoruz. Ben herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum aslında. Çünkü her ikimizin ailesi de eğlenmeyi çok seven, kıpır kıpır aileler. Onlara sorsak ne olursa olsun, ne çalarsa çalsın biz  eğleniriz derler aslında.. Nişanda da öyle çok özenmemiştik müzik için, ama kimse yerine oturmamıştı mesela. Hatta müzik bitti, herkesin hala oynayası vardı. Herkes çok memnun kalmıştı, grubu çok sevmişlerdi, ama biz bu sefer daha da iyi bir grup olsun istedik. Bizim nişan grubumuz profesyonel bir konservatuar grubuydu. Özellikle Tufan Aksoy'un üst grubunu (Omnitone) şiddetle önerebilirim.
Açıkçası ben öyle düğünlerde çıkan "düğün şarkıcılarından" çok hoşlanmıyorum. Sürekli roman havası çalıp, aynı şarkıyı defalarca çalanlar hiç benim tarzım değil mesela. O tarz düğünleri biraz sıradan kır düğünlerine benzetiyorum. O yüzden düğün müziği dediğinde biraz profesyonellik olmalı.
Neyse bu konuyu çok uzatmayıp müzikle ilgili detayları görüşmeden sonra aktaracağım.

Bu aralar günler o kadar hızlı ve dolu dolu geçiyorki ne yazacağımı şaşırıyorum bazen. Her gün bir şeyleri daha hallediyoruz. Bu kadar işin arasına ben bir de seyahatleri sıkıştırıyorum.
Mesela yarın ve cuma günü iş toplantılarım nedeniyle İstanbul'a gidiyorum. Aslında planım haftasonu da kalmaktı. Ama haftasonu da Cem ile Samos'a gidiyoruz. Dönüşte yine anlatacak çok şeyim olabilir yani.

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Harika Bir Haftasonu

Harika bir haftasonuydu. O kadar çok şey hallettikki ben bile inanamadım.
Daha önce bahsetmemiştim ama geçen hafta içerisinde nikah işlemlerimiz tamamlandı. Aslında tam tamamlandı diyemem çünkü biz biraz rahat davranıp hala kan tahlillerimizi almaya gitmedik.. Nasıl olsa nikahımızı kıyacak kişi belli, e saat belli. 2-3 prosedür için de açıkçası vakit bulamadık. Herhalde onları da yarın yaparız. Çünkü yarın öğleden sonra vize işlemleri için işten izin almayı planlıyorum, arada onu da halletmiş oluruz. Etrafımızda bu sürece girmiş olan arkadaşlarımızdan o kadar kötü şeyler duymuştukki bizimki fazla yolunda gidince daha da rahat davrandık sanırım. Bir kaç belediye gezenler, kan tahlili için günlerce bekleyenler, istediği saati denk getiremeyenler derken biz şansımıza çok kolay hallettik.
Sadece ikametgahımız olmayan bir belediyeden hallettiğimiz için yok izin belgesi, yok Çeşme Belediyesinden izin işleri falan gözümüzü korkuttu başta. Ama onu da sağolsunlar hallettiler.
Neyse şimdi gelelim cumartesi gününeeee.. Sabah güzel bir uyku çektikten sonra öğlen Cem ile buluştuk. İlk rotamız Karşıyakaydı. Orada annemlerim mobilyalarını yaptırdıkları bir yer vardı. Öncelikle oraya da gidip bir görüşelim dedik. En azından sonrasında tüh dememek için.  Sonrasında planımız Karabağlar'a gidip azcık takılmaktı. Artık Karabağlar'ı Alsancak gibi mesken bellemiştik. Cumartesi günlerimizi Karabağlar'da "takılarak" geçiriyorduk.

31 Ocak 2012 Salı

Gelinlik Randevularım - Peri Gibi

Eveeeet, size son gelinlik randevumdan bahsetmemiştim sanırım..
Geçen haftalarda bir arkadaşımla Bostanlıdaki Peri Gibinin yolunu tuttuk. Yeni yerine taşınmış meğer.. Bir mimar gözüyle baktığımda daha gelinlikleri görmeden dekorasyonuna bayıldım diyebilirim. Özellikle o gün Karabağlardan geliyor olmamdan mıdır bilmem her detayı tek tek inceledim.. Zevkli ellerden çıktığı belli..
Neyse şimdi gelelim gelinliklere.. İçeri girdiğimde dekorasyondan sonra ilk gözüme çarpan bir mankenin üzerinde duran gelinlikti. Ayça Hanımla konuşurken bir yandan da gözüm ona kayıyordu. heyecanımı anlamış olacaklarki, arkadaşın gelene kadar sen bir dene bakalım bunu dediler. Benim de esas planım hazır arkadaşım henüz gelmemişken onu gelinlikler içerisinde karşılamaktı. Hemen girdik içeri ve hazırlandım. Tam o sırada kapı çaldı ve karşısında beyazlar içerisinde çıktım ;)) Sonrasında 2 gelinlik daha giydim, ancak ilkindeki etkiyi yaratmadı bende.. Benden sonra arkadaşım da 3 gelinlik denedi. Nasıl olduklarıyla ilgili detay veremiyorum ancak Peri Gibi için özetle şunu söyleyebilirim; Anne kız ikisi de çok tatlılar, çok sıcakkanlılar ve giydiğim gelinliklerden gördüğüm kadarıyla dikişleri ve gelinliklerdeki işçilik kalitesi mükemmel.. Özellikle bir gelinlik vardı ki üzerindeki "iş" bir harikaydı.. Hem zarif, hem şık, hem de ciddi emek harcandığı belli..

22 Ocak 2012 Pazar

Gelinlik Randevularım - Laperi & Vakko

Bir süredir haftasonlarımı gelinlik bulmaya adamış durumdayım. Bu haftaki adreslerim Vakko ve Laperi idi. Vakkoya geçen hafta arkadaşlarla gidip biiiiiir sürü gelinlik giydikten sonra 3 gelinlik arasında kalmıştım. Bunlardan birini uçuk fiyatından dolayı eledikten sonra kalan 2 alternatifi bir de annelere göstermek istedim. Bu nedenle bu haftaki ilk adresimiz Vakko oldu. Giydiğim her iki gelinlik de anneler tarafından çok beğenildi, ancak ben yine de "İşte Bu" diyememiştim. Sonraki adresimiz Laperi idi. Gelinlik bakanlara duyurulur, 2012 modelleri gelmiş. Çok şık ve şirinler.. Ben de bu şirinlerden birini giydim. Hiç kafamda olmayan, daha önce o tarzda giymediğim bir gelinlik giydim. Kumaş kalitesi, havası, duruşu çok çok çok hoşuma gitti. Ancak diğer giydiğim gelinliklere göre biraz ağır geldi. Ve kuyruğu istediğim kadar uzun olmadığı için yine "İşte Bu" diyemedim. Yine de diğerlerine göre daha güçlü bir alternatif olduğunu söyleyebilirim. Fiyatı da diğer beğendiğim gelinliklere oranla daha iyiydi açıkçası..
Yani özetle söylemek gerekirse bu haftasonumu daha öncekilere göre daha verimli geçirdik diyebilirim.

Bu arada İzmir Vakko'da gelinlik bakmama konusunda çok kararlıydım daha önce. Nedeni herkeste görülen modellerden uzak durmak istememdi, ancak çok klasik modeller olduğu gibi enteresan modeller de varmış. Benim favorilerim tabiiki Vera Wang in tasarımları.. Ama Pronoviasın da büyüleyici modelleri diğerlerine göre bütçeye daha uygun olabilir. Benim gibi ön yargılı olmayın, gidip bakmakta fayda var ;)) He bir de eğer geçen senelerden beğendiğiniz modeller varsa getirtebiliyorlar da.. Ben 2009 zuhair murad ın bir modeline hastayım mesela, hemen getirtiriz dediler.. Sadece 2012 modellerine takılıp kalmayın yanii..

15 Ocak 2012 Pazar

Gelinlik Provalarım - ...... Modaevi

Bugün şeytana uyduk Çankayada bir Modaevine gittik. Hep önünden geçerken vitrinine bakardım. Hatta özellikle arabayla geçiyorsam yavaşlardım. Keşke hiç içeri girmeseymişim, hep o vitrindeki modeller aklımda kalsaymış..
Gerçi uzun bir bekleyişten sonra gelinlik anlamında beklentimizi karşılamasa da, içeride o kadar çok eğlendikki beklediğimize en azından güzel vakit geçirdiğimiz için değdi diyebilirim. Belki de bizim için durumu vahimleştiren Vakkodan sonra oraya gitmemizdi. Arkadaşlarla birbirimizi gaza getirip hadi gidip bakalım dememiz üzerine uğradığımız için randevumuz yoktu. Önce birazdan alacağız deyip beklettiler. Arkamızdan bir kaç kişiyi randevuları olmadığı halde sırf şehirdışından geliyorlar diye aldılar. Beklerken kendi aramızda muhabbetimiz de iyidi, vaktimiz de vardı diye hadi neyse dedik. Derken oradaki bayanlardan biri geldi, herhalde birazdan bizi alacak bizden kafamızdaki modelle ilgili bilgi alıyor dedik, bir güzel ne istediğimizi anlattık, tamam servis bitince alacağım sizi dedi gitti. Biz yine muhabbete koyulduk. Yarım saat sonra başka bir bayan geldi. O da sorular sordu, ona da sabırla anlattık, servislerin durumuna bakayım dedi o da gitti.. Sonrasında bir bayan daha gelip sorular sormaya başlayınca bana geldiler!! Başka anlatcağımız biri daha kaldı mı deyiverdim. Neyse dedik bu kadar bekledik, bari değsin. Bir şeyler bakalım içeriden öyle gidelim. Veeee nihayet bizi içeri aldılar. Sanki 3 kişiye ne istediğimizi anlatmamışım gibi kafamdaki modelden o kadar alakasız bir şey getirdilerki, giyesim gelmedi. Gerçi onların da giydirmeye pek niyeti yok gibiydi. Kadın kendi üzerine tutup gelinliği şurası şöyle, burası böyle anlatmaya başladı. Güleceğiz gülemiyoruz, bir yandan gerildik, bir yandan eğlendik. Başka model de göstereceği yok, tek model üzerinden gidiyoruz. Zaten şöyle bir göz gezdirdim, diğer modellerin de pek oluru yoktu. Neyse sonunda hadi giyeyim ben bunu dedim yoksa bizi bırakmayacaklar. Giymez olaydım. Beğenmedim deyip çıkartacağım, çıkarttırmıyorlar. Şurasına şunu yaparız o zaman, burasına bunu yaparız, "Melek ablanız size ne isterseniz yapar, dert etmeyin" falan... İsterseniz "organize"den yaparız eteğini, isterseniz "zıvarozki" taşlar yaparız derken, arkadaşım Tuğçeyi gülme krizi tuttu. Ben kasıyorum kendimi, Seda desen patladı patlayacak. En sonunda beni bütün gelinliklerden soğutmalarına izin vermeden çıkardım gelinliği. Tekrar geliriz deyip kaçtık resmen oradan. Tabi çıkarken isim soyisim ve telefon numaramı almak istediler. Hemen çalışmayan ev numaramızı verdim ;)) Kaçış o kaçış..
Şimdi bırakın vitrinlerine bakmayı, önünden bile geçmemeye özen göstereceğim..
Yazdığım olumsuz yorumlardan dolayı modaevinin ismini vermek istemiyorum aslında ama bir kaç katlı köşe mağazalardan biri diyebilirim ;)

Vakko ziyaretimiz de çok yakında..

6 Ocak 2012 Cuma

Gelinlik Randevularım - Sinem Özkılıç

Geçenlerde Alsancakta gezerken annemle nişanlığımı diktirdiğim yere, yani Sinem'e uğradık. Nişan öncesi yine böyle geçerken uğrayıp girdiğim bir yerdi. Daha önce bir arkadaşım nişanlığını, kına gecesi elbisesini ve gelinliğini Sinem'e diktirmişti. Çat kapı gidip görüştüğümde dergilerden birinde inanılmaz bir elbise görmüştüm. O gün karar veremedim ancak hep aklıma o model vardı. Ve kimle görüşsem, sorsam bana Sinem'in verdiği güveni vermedi. Sinem hemen nasıl istersen yaparız demişti. Her Alsancağa gittiğimde Sinem'e uğruyordum, ve en sonunda karar verdim. Kumaşı ve rengini seçtik provalara başladık. Kumaşı tafta olduğundan provalar sırasında bir türlü bir şeye benzetemiyordum elbiseyi. Taaaakiii içerisine pileleri yapılıp, üzerine taşları işlenene kadar. Son provalardan birinde Cem de bizle birlikteydi. O an ki yüz ifadesini hiç bir zaman unutamam..
Sinem için biraz zor bir müşteriydim. Her gittiğimde elbisem daralıyordu ve bir şeyler ekleniyordu. Elbise iki parçadan oluşuyordu. Üstündeki kaftanı ilk girişte giyerim sonra çıkartırım diye düşünüp içerisindeki elbiseye daha çok önem vermiştim. En son da Sinem bana çok güzel şifon bir parça armağan etti. Kaftanı çıkardığımda sırtıma takacağım bu şifonla uçuşacaktım ;))
O gün kim gördüyse elbiseme bayıldı. Herkes modacımın kim olduğunu sordu ve şimdi soran arkadaşlarımdan biri gelinliğini Sinem Özkılıç'a diktirecek.
Biz de o gün gezerken hem Sinem le muhabbet etmeye, hem de fikir almaya gittik. Ve daha öncekiler gibi çatkapı oradaydık. Yine çok sıcak çok samimi karşıladı bizi. Beni daha önceki deneyiminden tanıdığı ve ne istediğimi az çok tahmin edebildiği için de hemen benim için hayal ettiği gelinliği anlattı. Biraz uçuk, biraz romantik ve biraz deli. Çizdiği gelinlik beni anlatıyordu. Karar vermem için biraz daha zamana ihtiyacım var ancak ama eğer diktirmekte ısrar edersem Sinem kafamdaki modacılar içerisinde güçlü bir aday..

Not: Benden önce annem kararını verdi bile. O da eğer hazır bulamazsa kendini Sinem'in ellerine teslim edecek gibi gözüküyor.

Gelinlik Randevularım - SisterS

Bu konu başlığı altında sizlerle gelinlik randevu maceralarımı paylaşacağım. Daha önce Ertan Kayıtken görüşmemin heyecanından bahsetmiştim.
Sonrasında bir kaç gelinlik deneme şansım oldu. Ama hepsi öylesine önünden geçerken uğrayıp baktığım yerlerdi. Dün ise ciddi anlamda gelinlik denemeye gittik. Annelerimle birlikte ilk gelinlik denememdi. Daha önce annem üzerimde gelinlik görmüştü ancak Cem'in annesi için bir ilk olacaktı. Sabahtan akşama kadar saatler geçmek bilmedi. Sanki nişanlım görecekmiş kadar heyecanlıydım. Neyseki akşam oldu ve Karşıyakadaki Sistersta buluştuk. Hemen farklı kesimlerde bir kaç gelinlik modeli seçtim ve ilk olarak en çok beğendiğimi giydim. Tam istediğim gibi durmuştu üzerimde, sonrasında diğer modelleri de denedim ama aklım hep ilk giydiğimdeydi. (Bu modelin hangisi olduğunu şuan annemler ve ben dışında kimse bilemeyecek maalesef)
Neyse genel olarak anlatmak gerekirse balık model, komple dantel, A kesim, kabarık ne varsa denedim ;) üzerimde en güzel durana kadar verip bundan sonra deneyeceğim modelleri onun üzerinden bakmaya karar verdim.
Şimdi gelelim SisterS ile ilgili düşüncelerime;

11 Aralık 2011 Pazar

10 Aralık 2011

Daha önceki yazımda 10 aralıkta ilk gelinlik görüşmemei yapacağımı belirtmiştim. Ne yalan söyleyim giderken hiç heyecanım yoktu. Öğlen kalktık annemle Alsancak yollarına düştük. Bir kaç dakika gecikmeyle Ertan Kayıtken'in kapısının önündeydik. Derin bir nefes alamadan kapı hemen açılmıştı bile. Ertan Kayıtken o kadar profesyonel biri ki korkarım benim heyecanımın olmadığını anladı ve konuya öyle bir giriş yaptı ki, resmen kitlendim. Benimle ve damadımızla ilgili bir kaç bilgi aldıktan sonra başladı benim için hayal ettiği gelinliği anlatmaya.. Annem Ertan Kayıtkenin her orjinal fikrinden sonra bana baktı ve göz göze gelip gülümsedik birbirimize.. Hiç bir fikir yürütmemize izin vermeden kafasındaki gelinliği, saç modelini, duvağı, makyajı ve buketimi anlattıktan sonra neler düşündüğümüzü sordu. Ben tutuldum hiç bir şey söylemedim. Anlattıkları hayalimdekilerle o kadar örtüşüyordu ki benden önce biri gelip size bunu anlattı mı dememek için zor tuttum kendimi.. Karar verdikten sonraki süreci anlatmaya başladığında ise heyecandan titrediğimi hissettim. İşte o an beni tamamen havaya sokmuştu. Anlattığı gelinliği giymek için sabırsızlanmaya başlamıştım bile.. 45 dakikalık bir görüşmeden sonra annemle ikimiz büyülenmiş bir şekilde çıktık oradan. Ve bütün gün bu görüşmenin yankıları sürdü.
Damadın kulağına gitmemesi için bir süre daha sizlerle gelinlik detaylarını paylaşmayacağım. Hayalimdeki modeli bir yerden bulup direk alır mıyım, yoksa diktirir miyim veya Ertan Kayıtakene bütün hayallerimi teslim eder miyim şuan bilemiyorum ama 10 ay kala düğünün havasına tamamen girdim artık diyebilirim.

Yani organizasyon firmalarıyla görüşmek, düğün mekanıyla anlaşmak, müzik fotoğraf gibi detayları düşünmek bir yere kadar evet heyecan verici. Ama kendinizi ciddi anlamda beyaz bir gelinliğin içerisinde hissetmek bambaşka bir duyguymuş.
Darısı gelin olmak isteyenlerin başına..

29 Kasım 2011 Salı

29 Kasım 2011

Bugün düğünümüzü yapacağımız otele gidiyoruz. Çok heyecanlıyım. Aslında düğünü yapacağımız mekan, tarih hepsi belliydi. Herşeyi düğünümüzün tam bir sene öncesinden ayarlamıştık. Hem de fazla gezmeye gerek kalmadan, küçük bir araştırmanın ardından nişanlımın hayalindeki yerde "evet" demeye karar vermiştik.
Bugün tekrar gidip son detayları konuşup bu işi de kesinleştireceğiz. Aralık ayı bizim için yoğun geçecek gibi gözüküyor. Çünkü mekanla görüşüp tüm detayları hallettikten sonra görüştüğümüz organizasyon firmalarından birinde karar kılacağız.. 9 ay kala düğün detayları çözmekteki çabamız şubat marttan sonra evimizin tadilat işlerine yoğunlaşmak, temmuzda da ev ve düğünle ilgili tüm işleri bitirip ve yazın keyfini çıkarmak..
Tabiiki böyle olmayacağını bilsek de en azından son günlerin stresini hafif atlatmayı istiyoruz..


Hımm bu arada Ocaktan önce kesinlikle gelinlik bakmayacağım, giymeyeceğim, denemeyeceğim diyordum ama şimdiden sabırsızlanmaya başladım. Sanırım 10 Aralıkta İzmirin en iyi modacılardan biri Ertan Kayıtkenle görüşmeye gideceğim.. Ocaktaki kararlılığım geçen sene nişanlımın evlenme teklifi ettiği günden sonra olmasını istememden dolayıydı. Ama 10 Aralık hem 3. yılımızı doldurduğumuz gün, hem de cumartesiye denk gelmişken hazır bu şekilde değerlendireyim istedim..
Sizlere çok kısa zamanda görüştüğümüz organizasyon firmalarıyla ve mekanlarla ilgili bilgiler aktaracağım..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...