evlilik hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlilik hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2012 Pazartesi

Düğün Hazırlık Süreci

Kışa girdik, yoğun düğün sezonu kapanmış olsa da önümüzdeki yıl evlenecek olanların hazırlıkları hızlanmış durumda.. Herkes işin başında nereden başlayacağını bilmez, bunları geçen sene ben de yaşamıştım.
İşe öncelikle bir ajanda almakta başladım..

Sonrasında herşeyi planlı programlı yaptığınızda zaten sorunsuz bir süreç yaşayacağınızı göreceksiniz.

Düğün Tarihi
Öncelikle düğün tarihinizi belirlemekle başlayın. Bu en sıkıntı süreçmiş gibi gözükse de bunu çözdükten sonrası inanın çok hızlı ilerleyecek.
Taih ve mekana karar verebilmek için bayramları, ramazanları mutlaka hesaba katarak önceden davranmanız gerektiğini unutmayın. Biz geçen sene tam bir sene öncesinde mekanımız ve tarihimizi halletmiş rahat bir nefes almıştık ancak çok sıkıntı çekenler olduğunu biliyorum. Elinizi çabuk tutun..

Düğün mekanınıza karar verebilmek için öncelikle nasıl bir düğün istediğinize karar verin. Kır düğünü mü, otel düğünü mü, deniz kenarında mı? Nikah ayrı, düğün ayrı mı? Yaklaşık kaç kişi olacaksınız. Bunlar mekana karar vermenizde çok etkili olacaktır. Buna göre alternatifleri azaltıp, araştırmalarınızı hızlandırabilirsiniz.

Düğün tarihiniz belli, ee mekanınızda belliyse artık ufak ufak bir yerlerden başlanabilir.

Tabi bazı şeylere karar vermeden önce bütçenizi gözden geçirmelisiniz.
Bütçenizi oluşturduktan sonra kontrollü bir şekilde ilerlemeniz ilerde sıkıntı yaşamanızın önüne geçecektir.
Bir başka postta düğün masraflarından oluşan kalemleri bir bir yazacağım, dilerseniz o planlamayı kullanıp ilerleyebilirsiniz.
Bu arada unutmayınki hiç bir zaman o plana sadık kalınamıyor, üzerine ister istemez çıkıyorsunuz. Bu nedenle bütçenizden bir kısmını da mutlaka ekstra taleplerinize ayırın.

18 Eylül 2012 Salı

Vintage Delisi

Madem düğün fotoğraflarımız henüz elimize ulaşmadı o zaman ben de düğün öncesi fotoğraflarımı yayınlarımmmm..
Sizi merakta bırakmayacağım veee daha önce de bahsettiğim şu meşhur kısa gelinliğimle çekildiğim fotoğrafları huzurlarınıza sunacağım.

Bu fotoğraflar bizzat kendi kuzenim Itır Kan tarafından Reçine'de çekilmiştir. Çok keyifli bir çekim oldu. Sıcaktı, Cem bir türlü yetişemedi ama biz herşeye rağmen çok eğlendik. Odamda, merdivende, evimizin bahçesinde, her yerde, her yerde fotoğraf çekildim. Tabii buraya koymak için biraz eleme yapmak gerekti.

Haydi bakalım beğenecek misiniz :))))




2 Eylül 2012 Pazar

Gelinlerin "Acil Durum Çantası"


Düğün günü sabahi itibariyle tüm gün gelinler için yoğun geçiyormuş biliyorum. Bu nedenle düğün akşamı ihtiyacım olabilecek veya acil durumlarda işime yarayacak herşeyi koyabileceğim bir acil durum çantasını önceden hazırlayacağım. Sizler için de faydalı olacağına inandığım acil durum çantasında bulunacak malzemelerin listesini paylaşayım istedim. bunlar dışında aklınıza bir şeyler gelirse mutlaka paylaşın benimle..
 
İşe öncelikle güzel bir çantayla başlayalım.
İçerisine öncelikle;
  • Kağıt mendil ve ıslak mendil
  • El kremi koymayı unutmayın.
Şimdi sıra makyaj malzemelerinde;
  • Pudra (ilerleyen saatlerde parlayan yüzünüz için)
  • Göz farı ve allık  (Gelin makyajında kullandığınız renklerde)
  • Rujunuz ve parlatıcınız (kalıcı ve iyi bir marka tercih etmelisiniz)
  • Göz altı kapatıcı (makyajınızın akma ve ağlama ihtimalinize karşı)
  • Takma kirpik kullanıyorsanız yapıştırıcısından da edinin mutlaka
Veee diğerleri;

28 Ağustos 2012 Salı

Balayınızda yanınıza almanız gereken HERŞEY..


Balayı normal tatilden biraz farklı tabii, her daim güzel görünmek isteyeceksiniz, sürekli fotoğraf çekeceksiniz. Ve bu fotoğraflar ömür boyu saklanacak. Aynı zamanda düğünün stresi ve yorgunluğu nedeniyle zayıf düştüğünüz için hasta olma ihtimaliniz yüksek, kendinize daha fazla dikkat etmelisiniz.
Önemli 1 : İşlemler sırasında sorun çıkmaması açısından rezervasyonlarda “iki soyadınızı da” kullanın.
Önemli 2 : Düğünün ertesi günü sabah erken saatlere uçak bileti almayın. Gerekiyorsa bir sonraki gün gidin, ama uykusuz ve yorgun şiş gözlerle balayına çıkmayın.




Siz iyisi mi her detayı önceden düşünün, listenizi hazırlayın. Özellikle yurtdışına çıkıyorsanız, yanınıza alacağınız şeyleri iki kez kontrol etmenizi öneririm. Ben listenizi sizin yerinize hazırladım bile J Yolculukta yanınıza almanız gerekenler (bunları valize koymayın, el çantanızda olsun)

- Pasaport (bir fotokopisini valize koyun)
- Nikah cüzdanı
- Uçak biletleriniz ya da printi
- Seyahat Sigortanızın printi
- Otel voucher’i (rezervasyon teyidi) printi
- Otelin telefonu ve adresi
- Gideceğiniz yerin dövizine göre nakit para
- Harita ya da cep rehberi
- Fotoğraf makinası ve kamera
- Uçak klimalarına karşı ince bir hırka ve çorap
- Kaliteli bir güneş gözlüğü
- Takılarınız üzerinizde olsun, valize koymayın
- Yanınıza sıvı bir şey almayın çünkü yasaklandı. Parfümler valize :)
Valizinize isminizin telefon ve adresinizin yer aldığı bir bant takın. Valizin üzerine çıkartma tarzı bir şeyler yapıştırırsanız kaybolma veya karışma olasılığı azalır, hemen de ayırt edersiniz. Hazırladıktan sonra listenizden kontrol etmeyi unutmayın. (Buraya ekstraları yazdım tabii, her zaman kullandığımız şampuan, dişmacunu gibi şeyleri size bırakıyorum) :)

- Fotoğraf mak. Ve kamera şarjlarınız (yedek hafıza kartı gerekebilir)
- Dolaşırken yüzünüzü güneşten koruyacak hafif bir Şapka
- En az 30 faktörlü güneş kremi (tropik yerlerde dikkat edin vallahi Çeşme’ye benzemez, haşlanırsınız)
- Güneş sonrası için Bephantol vücut losyonu ve kızarıklıklar için Bephantene krem.
- Simli after sun’larda alabilirsiniz tabii J



- Kocaman ama hafif bir plaj çantası
- Gün boyu kullanacağınız saçlarınızı düzgün gösterecek bir saç serumu

- Cımbız ve küçük makas
- Aseton, pamuk, törpü ve rakı beyazı oje (kötü sürsenizde sizi ele vermez) Altın ışıltılı farlarınızı ve dudak parlatıcınızı da alın.
- Mayonuzun üzerine giyeceğiniz güzel bir tunik/elbise ve düz sandalete yatırım yapın, fotoğraflarınız için önemli.

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Düğün Oturma Planı

Masa planlamasını düğününüzden bir hafta öncesine bırakmak, son dakikada iptal edenleri ve ‘Bir arkadaşımı getirebilir miyim?’ diyenlere fırsat tanımak cezbedici bir fikir ama siz ve nişanlınız sonunda misafir listenizi önünüze alıp oturduğunuzda bu işlem çok yorucu ve zaman alıcı olabilir. Rahatlayın. Bizim 10 adım kılavuzumuz her şeyi basit hale getirecek. İşte yapılacaklar…

LİSTENİZİ GRUPLANDIRIN
Davetli listenizi 5 gruba ayırabilirsiniz;
-Ailenizin arkadaşları ve aile üyeleri
-Nişanlınızın aile dostları ve aile üyeleri
-Arkadaşlarınız ve partnerleriyle gelecek olan genç aile üyeleri
-Partnersiz gelecek olanlar
-Çocuklar

YARDIM İSTEYİN
Ebeveynlerinizi planlamanıza yardım etmeye ikna edin. Onlara listeleri verin ve kendi masa planlarını yapmalarını isteyin (her türlü küçük önemli detayı bileceklerdir, mesela kimin kiminle kavgalı olduğunu veya hangi dulun bekar amcalardan biriyle anlaşabileceğini) Eğer ikiniz de canavar gibi annelere sahipseniz zaten bunu çoktan yapmış olabilirler.

KAĞITTAN İZ
Misafirleri masalara yerleştirmeden önce organize olun. Listeden çalışmak kafa karıştırıcı olabilir, bu yüzden onun yerine misafirlerinizin adlarını Post-it kağıtlarına yazın, böylece kağıtların yerlerini kolayca değiştirebilirsiniz. Bir boş kağıdın üzerine masaları temsilen daireler çizin ve onlara numara veya temalı isimler verin.

ÖNCE AİLE
Önce ailenizin masasını sonra çocukların ve varsa özel konuk masasının listesini yapın. Geleneksel olan bu şeref konuğu masasında gelin ve damat, onların aileleri ve en yakın akrabalarının olmasıdır.

BÜTÜN ARKADAŞLAR BİR ARADA
Şimdi zor kısım geliyor, bütün arkadaşlarınızı ve genç/küçük aile fertlerini yerleştirme işi. Onların akşamının kaderini belirliyorsunuz, bu yüzden doğru insanları biraraya koymak çok önemli. Grup halindeki arkadaşlar doğal olarak beraber daha iyi vakit geçireceklerdir, bu yüzden onları beraber oturtun. Boş sandalyeleri kendine güvenen, hoşsohbet ve başka kimseyi tanımayan misafirlerle doldurun. Aile üyeleri daha hevesli ve birçok misafiri tanıyor olacaklardır, böylece sessiz arkadaşların masalarını canlandırabilirler.

ÇÖPÇATANLIK
Partnersiz gelen arkadaşlar hassas bir durum oluştururlar. Muhtemelen aşkı arıyorlardır ve düğünler bunun için güzel bir ortamdır fakat niyetimizi çok net bir şekilde belli etmemeliyiz. Bu yüzden partnersiz gelen arkadaşların  masasında 2  de çift olmalı böylece denge sağlanmış olur.

MASALARI DÜZENLEYİN
Oturma düzenini  bitirdikten sonra masaların düzenini organize edin. Gelenek size en yakın insanların, özellikle ailenin size en yakın en ön masada oturmasıdır. Sizinle beraber bir parti havası yaratacak arkadaşların size yakın oturmasını tercih edebilirsiniz. Veya bazı ebeveynlerin çocuk masasına yakın oturmak isteyeceğini de göz önünde bulundurun.

PLANIN SONUNDA
Tasarım kağıdına bir daire çizin ve çizdiğiniz daireyi masa olarak düşünerek davetlilerin oturma düzenini yapın  ve her masa ve davetli için kişisel isim kartları oluşturun.

PLANI UYGULAMA
Düğün sabahı yarım saatinizi hazırladığınız kartları masalara yerleştirmek için ayırın. Tebrikler, bu iş de bitti.

Kaynak

24 Ağustos 2012 Cuma

Son 15..

Bugün itibariyle son 15 e girmiş bulunmaktayız.

Herkes "amaaaaan ne kaldı şunun şurasında" dese de biz "of evet ne kaldı ki yaa :S" modundayız.

Aslına bakarsanız bundan bir ay önce daha fazla stres vardı. Ama şimdi bir şeyler hallolunca, hayallerimiz hızla gerçekleştikçe stres yerini direk heyecana ve sabırsızlığa da bırakıyor.

Bunu dün kuzenim her yaptığım masa numarasından sonra tek tek bitenlere bakıp "ayyy yerim ben seni şirin şey" dediğimi yakaladıktan sonra kopunca bir kez daha anladım. Özellikle kendi ellerimle yaptığım şeyler için ayrı bir heyecan hissediyorum. Şimdiden masa numaratörlerimizin, kullanacağımız süslemelerle ilgili detayların talipleri çıktı bile. Hatta kuzenlerim ve arkadaşlarım o gün olur da kalmaz diye özellikle kınada dağıtılacakları şimdiden zulaladılar ;))))

Yeni yeni siparişleri de şimdiden almaya başladık, ancak önce kendi düğünümüzü halletmemiz lazımmmmmmmm.. 8 eylülden sonra herkes her detayı görecek ve söz veriyorum ne isterseniz 16 eylül itibariyle hepsinden yapacağım ;)))))

Neyse sonuç olarak kalan 15 gün için bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Evimiz;

  • Evimizin mobilyaları geldi, yerleşti. Çeyizler, evdeki eşyalarım falan gitti. Sadece yatak odası ve bizim kıyafetlerimiz kaldı. (sanırım artık yemek masamızla ilgili küçük(!) bir foto paylaşmanın zamanı geldi.. )
Perdeli hali sürpriz olsun artık;)
  • Yatak başımız daha önce bahsettiğim gibi İstanbul'dan geldi. Harika ama hala fırsat bulup gidip monte edemedik. Pazar yada pazartesi hallederiz herhalde.
  • Halılarımız hala muammaaaaaa.. Ama çok beğendiğim bir halı buldum sonunda. Fırsat bulursak Cem ile birlikte gidip bakacağız. Şimdilik beklemede.. Nasıl olsa düğünden sonra da olur.
Düğün detaylarımız;

9 Ağustos 2012 Perşembe

Gelin Adayları için Beslenme

Büyük güne sadece bir ay kaldı… Doğru beslenerek, gerekli egzersizleri yerine getirerek en fit ve en güzel gelin olabilmeniz için işte size bir kaç öneri…
Evlilik serüveninde artık mutlu sona oğru koşuyorsunuz. Her detayıyla özenle ilgilendiğiniz düğün hazırlıklarınızın tamamlanmasına sadecebir ay kaldı. Bu süre zarfında tek düşünceniz en güzel ve en fit gelin olmak… Doğru beslenme ve egzersizle tüm konuklarınızı büyüleyerek uzun süre akıllardan silinmeyecek bir gelin olabilirsiniz. Diyetisyen Dilara Koçak, düğüne son bir ay kala kilo verip daha fit bir görünüme sahip olmanın mümkün olduğunu söylüyor. Ancak verebileceğiniz maksimum kilonun dört olduğununda altını çiziyor. Her hafta bir kilo vererek, dört haftada dört kilo hedefleyebilirsiniz. Daha fazlasının doğru olmadığının altını çiziyor. Bir yandan da gelinlik provalarınız tamamlandıysa, bir beden daha incelmek gelinliğinizin üzerinize bol gelmesine sebep olabilir, aman dikkat!
Diyetin yanı sıra evlilik hazırlıkları ve stresle baş edebilmek için bağışıklık sisteminizin güçlü olması gerekiyor. Elbette herkesi kendinize hayran bırakacak sağlıklı ve pırıl pırıl bir cilt de cabası. Düğün günü, parlayan bir cilt ve gözler, enerjik, formunda bir vücut için her gün az yağlı süt, yoğurt, sebze, meyve, hayvansal bir protein ve dengeli karbonhidrat tükettiğinizden emin olmalısınız. Egzersiz destekli bir hazırlık, gelinlik içinde muhteşem görünmenizi sağlayacaktır.
B6 alın, mutlu olun
Tabii ki bu süre zarfında kesinlikle yaklaşılmaması gereken yiyecek ve içecekler de bulunuyor. İşlenmiş hazır gıdalar, şeker ve tuz içeriği yüksek besinler, katı ve hayvansal yağlar ile asitli içeceklerden özellikle uzak durmanız gerekiyor.
Halk arasında mutluluk hormonu olarakda bilinen B6, seratonin üretimi için gereklidir. B6 vitamini az alındığı zaman yeterince seratonin üretimi yapılamadığından, depresyon ve bitkinlik gibi belirtiler ortaya çıkabilir. İşte bu sebeplerden B6, bu 30 günlük süreçte tüketilmelidir. B6 vitamininin en iyi kaynakları olan; tavuğun göğüs eti, yumurta, pirinç, soya fasulyesi, yulaf, fındık, fıstık, muz, patates, avokado, kuru meyveler ve somon balığı günlük beslenmede makul ölçülerde mutlaka alınmalı.
Pırıl pırıl bir cilt içinse Koçak’ın tavsiyeleri vitaminler üzerine yoğunlaşıyor. Özellikle E, C, A, B2 ve B3 vitaminleri cildi dış etkenlerden koruyarak ışıltısını muhafaza etmesini sağlıyor. Bu sebepten özellikle bu vitaminlerin bulunduğu yiyecekleri tüketmenin önemi büyük.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Gelin Adayları için..

Hayatınızın dönüm noktasına sayılı günler var. Düğün hazırlıklarında ve düğün sırasında neler yapmalısınız merak ediyorsanız işte size 10 altın kural...
Siz nasıl düğününüzün muhteşem geçmesini istiyor ve bekliyorsanız insanlarda aynı şeyi sizden bekliyorlar. Mükemmel bir gelinlik, harika bir dans, yeterli bir mekan ve olağan üstü bir damat... En önemli hikayenizi kusursuz hale getirmeniz için size farklı ipuçları sunuyoruz.
  • Fazla aksesuardan kaçının. Anne yadigarı bir yüzük, dudağınız, gelin çiçeğiniz ve küpenizle gelinliğinizi tamamlayın.
  • Abartılı makyajdan kaçının. Işıltılı bir kremle parlak bir cilt, gözlerinizi ortaya çıkaran rimeller, allık ve daha güzel bir gülümseme için ışıltılı ruj kullanın.
  • Saçınızı açık bırakmak istiyorsanız kısa bir duvak alın. Eğer yüzünüz yuvarlar ise dar bir duvak, yüzünüz uzun ise daha hacimli bir model seçin.
  • Straplez gelinlikler şüphesiz ki çok güzel duruyor ama sürekli aşağı kaydığı için sık sık yukarı çekmeniz ve düzeltmeniz gerekebilir. Buda hoş bir görüntü olmaz. Bu durumu göz önünde bulundurun. V yaka ya da tam bir üst seçebilirsiniz.
  • Seçtiğiniz aksesuarların gelinliğinizle uyumlu olmasına özen gösterin. Parlak beyaz bir elbise giyiyorsanız altından uzak durun. inci ve ya platin takılar kullanın. Fil dişi rengi bir elbise tercih ettiyseniz altın ve gümüş takılar tercih edin.
  • Gelin çiçeği tutmak önemsiz bir ayrıntı gibi gözükse de işin aslı önemlidir. Buketiniz sizi sollamamalı aksine sizi tamamlamalıdır. Buketinizi rahat tutun ve onu tutarken kasılmayın.
  • Nikah kıyıldığı sırada çok heyecanlanacağınız için kambur durabilir, oturduğunuz yerde sallanabilirsiniz. Onlarca insanın gözü sizin üzerindeyken bunları yapmayın. Dik oturun ve derin nefes alıp rahatlamaya çalışın.
  • İlk dansınızda bütün gözler üzerinizde olacak. Sakin olun ve eğer dansızının karmaşık bir koreografisi yoksa kendinizi eşinizin kollarına bırakın.
  • Düğünden önce hızlıca kilo vermek istemeniz normal. Düğün günü çok güzel görünmek istiyorsunuz. Ama aç kalmak, yeterli besini alamamak ve stres sizi güçsüz kılar, yüzünüz solar ve sinirli yapar.
  • Gülümseyin. Gülücükler yüzünüzden eksik olmasın... Gülmenin en güzel makyaj olduğunu unutmayın. Sahte kahkahalar atmak yerine doğal olun ve anın tadını çıkarın.
Unutmayın o gün sizin gününüz.. Ve bir daha böylesi bir gün olmayacak..

11 Haziran 2012 Pazartesi

Arkadaşlarımız Nişanlanıyor.. Yusuf & Tuğçe (Vol.1)

Güzel bir haftasonundan sonra herkese iyi haftalaaaarrr..
Cuma okullar kapandı, sıcaklar da iyice bastırınca İzmir bu haftasonu boşaldı. Cuma akşamından herkes bir yerlere kaçtı bile.
Biz çok yakın arkadaşlarımızın nişanı sebebiyle cumartesi gününü İzmir'de geçirdik. Hatta ben cumartesi gününün yarısını uyuyarak geçirdim diyebilirim. Bütün haftanın yorgunluğunu üzerimden attıktan sonra bir güzel Çeşme çantamı hazırladım, giyindim, süslendim kuaföre gittim. Bir de kuaförde süslendikten sonra hazırdım artık. Sonra kardeşim, sevgili eniştem ve sevgilimle koyulduk yola. Biz tabi kesin trafik olur diye düşünüp erken çıkmıştık ancak İzmir acaip boşalmış!! Düşündüğümüzden daha erken saatte nişandaydık. Nişan İnciraltı tarafındaki orduevindeydi. Çok güzel bir ortamı vardı. Denizin dibinde, ağaçların içerisinde bir tesis yapmışlar. Tamamen o inciraltının keşmekeşinden uzakta, çok şirin bir yerdi. Nişanda yaklaşık 60 kişilik bir gruptuk. Tam anlamıyla biz bizeydik yani. Bütün masalar tanıdık, herkesin masa masa gezdiği sohbet ettiği, çok tatlı ve acaip huzurlu bir ortam vardı. (zaten 200-300 kişilik nişanları bir türlü anlamıyorum. Gerçi herkesin aile yapısı, nişana bakışı farklıdır ama bana göre nişan dediğin çekirdek aile ve çok yakın çevre içerisinde olmalı, diğer türlü düğün oluyor zaten, Neyyyseeeeee...)
Bir kere böyle bir davetli sayısıyla çok daha samimi ve sıcak bir ortam oluşuyor. Hele gelin ile damadımız da böyle güleryüzlü oluncaaa ortaya şahane bir nişan çıkıveriyor. İkisi de ömür boyu hep böyle gülsünler, hep mutlu olsunlar..

Bu arada giderken çok kolay gittik, hiç trafiğe takılmadık demiştim ya.. Dönüşte bu lafımı geri aldım.. Aman tanrım nasıl bir kalabalıktı o öyle. İzmir'de düğün sezonu çoktan  açılmış, hatta o İnciraltındaki ufak tefek yerlerde bile 2-3 düğün yapılıyordu. Bütün sesler birbirine karışıyor, arabalar orda burda park etmiş.. Özetle gidişimiz muhteşemdi ama dönüşümüz kabus gibi oldu.
Oradaki mekanların "kır düğünü" adı altında insanları kandırmasına biri dur demezse orası Pınarbaşından da beter olabilir.. Her düğün birbirinin aynısı, her çalan müzik birbirinin tekrarı, o güzelim roman havalarından bile insanı soğutabilecek sürekli tekrar eden repertuarlar falan filaaann.. Hepsi bir araya gelince insanın tüylerini diken diken ediyor valla..
He sıkışan trafikte çalan bir roman havasında arabanın içerisinde omuzlarımızı oynattık o ayrı meseleee.. Neyseeeee..

Eveeeeeeeeeeeeeetttt..
  • Bu hafta Yusuf ile Tuğçe'yi nişanladık.
  • Önümüzdeki hafta da aynı grubumuz içerisinden Yetkin ve Gözde evliliğe ilk adımlarını atacaklar.
  • Ondan sonraki hafta büyük bir ihtimalle yeğenim dünyaya gelecek. (şuan hangi gün belli değil ama benim içimden geçen 24 haziran)
  • Ayın son haftasında da Zeynep ile Eray'ın nişanı var.
Bu aralar hepimiz çok heyecanlıyız anlayacağınız.
Bakalım temmuzda neler olacak..

5 Haziran 2012 Salı

Menü Tadımımız

Gelelim Pazar gününee.. Normal şartlarda o kadar yoğun bir cumartesi geçiren birinin pazar günü saatlerce uyuyup dinlenmesi gerekirken, biz Pazar gününe erken başladık.
Sabah yine erkenden uyanıp azcık sabah sporumu yaptıktan sonra Cem beni almaya geldi. Spora yetişemediği gibi, henüz daha uyanmamış olduğu suratından belliydi. Ancak 12de düğünümüz için tadıma gitmemiz gerekiyordu.
Ilıca Otel'e gittiğimizde kapıda bizi Pınar Hanım karşıladı. Hemen wedding rooma geçip yemekler gelene kadar bazı detayların üzerinden geçtik. Öncesinde menümüzü belirlemiştik aslında. O gün de misafirlerimize sunacağımız yemeklerin lezzetine bakmaya gitmiştik. Özellikle nasıl sunulacağı benim için çok önemliydi. Sırf bu tabakların sunumu için bile bir tasarım ekibinin çalıştığını öğrendiğimde çok şaşırdım. Ama gerçekten çok başarılılar. Özellikle tatlılar konusunda.. Zaten tabaklar önümüze geldiğinde daha yemeden bile göz doyuruyorlardı. Tatları için zaten söyleyecek bir söz yok. Hatta şöyleki sıcaklarla ilgili 3 farklı yemek denedik. Hangisinin daha güzel olduğuna karar bile veremedik. Üçü de şahaneydi. Ancak bizim için belirleyici olan faktör herkesin damak tadına hitap edebilmesi ve kesilip yenilmesi kolay olmasıydı. Özellikle ben gittiğim düğünlerde buna dikkat ediyorum. Hatta sırf bu yüzden seçtiğimiz menünün üzerine gelmesi gereken saman patatesi de istemedik. Çünkü özellikle böyle yerlerde onu yemesi tam bir işkence olabiliyor.

Ertan Kayıtken - 3. provam

Harika bir haftasonuyduuuuuuu..
Tek bir cümleyle böyle özetlenebilir herhalde..
Cuma günü haftasonuyla ilgili heyecanımı ve az çok beklentilerimi paylaşmıştım zaten. Beklentilerimin çok üstünde bir haftasonu geçirdim.
öncelikle gelinlik provamdan başlayım isterseniz. Sabah aheste aheste kalktım, duşumu aldım, makyajımı yaptım, güzelcene giyinip annemi almaya gittim. Enteresandırki kapıda hiç bekletmeden hemencecik çıkıverdi. Hemen Alsancağa doğru yola koyulduk. Yine çok enteresandırki trafik yoktu. 1den önce alsancaktaydık. O gıcık gazi okulunun otoparkına muhtaç kalmadan başka bir yerde yer de bulduk. Buraya kadar herşey olağandışı ilerliyordu. Herşey yolunda gideceğine bir işaretti sanırım.
Neyse sonra biraz dolaştıktan sonra Ertan'a gittik. Kapıda canım arkadaşım Zeynep de gelmiş bekliyordu. Midem pırpır ederken yukarı çıkıvermişiz bile. Biraz hoşgeldin beşgittinden sonra beni hazırlık odasına aldılar. İçeri girdiğimde bir mankenin üzerinde bembeyaz harika bir gelinlik duruyordu. Meğer benimmiş, vallahi tanıyamadım. Hiç bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Hemen giydim, hazır olduğumda da herkesi içeri aldılar. O sırada aynada kendime bakıyordum, bir döndüm annem ağlıyor ;)) Onu öyle görünce ağlamamak için kendimi zor tuttum. Ama beni en çok duygulandıran Cem'in annesini arayıp beni merak ettiğini söylemesi, nasıl olduğumu ve gerçekten istediğim gibi bir gelinlik olup olmadığını sorması oldu. Kendi damatlığı konusunda o kadar ilgisiz olan nişanlımın, gelinliğim için gerçekten endişeleniyor olması beni çooook mutlu etti.

1 Haziran 2012 Cuma

Yarın Büyük Gün.....

Yarın büyük gün.. Ertan Kayıtken'e üçüncü gelinlik provama gidiyorum.
Aslında ikinci sayılabilir. Çünkü ilk gidişimde kesim töreni yapmıştık. İkinci gidişimde tek başıam gitmiştim zaten. Ama yarın ilk günkü gibi yine kalabalık bir kadroyla Ertan Kayıtken'in karşısında olacağız. Arkadaşlar, anneler hep beraber oradayız yarın. Bir kişi eksik o da sevgili müstakbel eşim.
Onun 8 eylüle kadar gelinliğimi görmesi kesinlikle yasak. Kafasında hayal ettiği bazı modeller varmış söylediğine göre ama ben yine de hiiiiiç renk vermiyorum. Şuan çok ufak tefek detayları başkalarıyla konuşurken az çok duymuş olabilir ama sonunda neler çıkacağını başkaları da bilmediği için sevgilimin de bilmesi imkansız. Söylese söylese annemin söylemesi lazım. O da mümkün değil. Çünkü zaman zaman ben heyecanlanıp anlatmak istediğimde anlatma sürprizi kaçar diyor, 5,5 aydır sabrediyorum zaten 3 ay daha sabredebiliriz. (ay şaka maka ne çabuk geçmiş zaman)
Oooofff bir an önce yarın olmasını istiyorum ve Ertan Kayıtken'in ne harikalar yarattığını görmek için sabırsızlanıyorum.

Yarınki tek heyecanımız gelinlik işleri değil tabii ki. Aynı zaman da yarın provadan sonra Cem ile uzun zamandır uğramadığımız Karabağlar'a gideceğiz. Şuanki tek eksiğimiz olan koltuklarımızı halledeceğiz. Koltuklarımızı hallettikten sonra annelerle Cem'in annesinin perdecisine gidip, belki perde derdinden de bir çırpıda kurtulmuş olabiliriz. Harika şeyler olduğunu söyledi, 3 gündür meraktan çatlıyorum.

Ama esas meraktan çatladığım bir diğer konu düğünümüzde çıkacak olan müzik grubumuzun performansı. Akşam Hilton'daki bir düğünde çıkacaklarmış. Yarınki düğünün organizasyonunu da Sahne 360 yapıyormuş. Gidelim yerinde neler yaptıklarını görelim, grubun performansını azcık izleyelim dedik. Hem de azcık eğleniriz, fena mııı ;)))))

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Müzik Grubumuz

Haftasonumuz fazlasıyla yoğun geçtiği için size cuma günkü organizasyon firması görüşmemizden bahsedemedim.. Geçen sefer görüşeceğimiz müzik grubunun solisti belinde problem yaşadığı için gelemeyeceğini söyleyince görüşmeyi bu cumaya ertelemiştik. Bu sefer de malum iş çıkışı olduğundan görüşmemiz yine 18:30daydı. Ancak gittiğimizde sevgili solistimiz yine yoktu. Bu sefer de tam gelirken Desem'in orada kaza yapmış. Ben giderken de yol azcık tıkalıydı, demek onun yüzünden deyip beklemeye başladık. Bu sırada beklerken organizasyon firmasıyla diğer detayları konuşmaya başladık. Bir yandan karşılıklı şaraplarımızı yudumlarken, bir yandan program akışının üzerinden geçip notlar aldık.  Konu konuyu açtı, zamanın nasıl geçtiğine bir bakalım dediğimizde saat 8e geliyordu ve sevgili solistimiz yeni gelmişti. Onla da biraz konuşup karşılıklı elektrik alışverişinde bulunduktan sonra kendimizi 9da dışarı zor attık. Aslında çok keyifli vakit geçirmiştik. Ben zaten Seyhanlarla oturdummu 2-3 saatten aşağı kalkmıyorum. Anlaşma aşamasına geldiğimiz günlerde koca bir cumartesiyi onlarla geçirmişliğim bile var. Artık o kadar kaynaştıkki düğünümüzde Laçin de, Seyhan da bulunsun istiyorum. Bu nedenle o tarihte başka düğün almayacaklarmış ve her ikisi de bizim düğünümüzde orada olacaklarmış ;) Bu harika bir haber. Kesin nikah sırasında onlarla göz göze gelirsem karşılıklı ağlarız herhalde..
Bu arada Seyhan ve Laçin gibi solistimiz de çok kafa dengi. Geç kalmasıyla ilgili o kadar uğraştık, hiç alınmadı.. Bir ara geç kalmasıyla ilgili espriler havada uçuştu zaten. Cem bir daha geç kalıp kalmayacağını kontrol etmek amaçlı 3. ve 4. görüşmeleri yapmakta kararlı. Ben ise grubu direk bir gün öncesinden Çeşme'de başlarına bir şey gelemeyecek, güvenli bir yerde konaklatmaktan yanayım ;)) Gerçi bu kadar aksilik artık nazar boncuğu diyorum ben. Her şey bu kadar yolunda gitmesi bir enteresandı zaten. Yani düğünde aksilikler çıkacağına şimdiden çıksın ki önlemini alalım. Öyle değil mi ama ;)))
Bu arada düğünde çıkacak müzik grubumuzu 2 haziran gecesi Hiltonda gerçekleşecek bir düğünde izleme şansımız olacak. Şimdiden merak içerisindeyim. Performanslarını daha önce çalıştıkları gruptan az çok biliyoruz ancak, kendi gruplarını kurduktan sonraki performanslarını cidden merak ediyoruz.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Günlerden bugün..

Eveeeeeet.. bugün büyük güün. Akşam organizasyon firmasıyla tekrar görüşmeye gidiyoruz. Bir süredir görüşemiyorduk, resmen özlemiştim valla Seyhan ile Laçin'i. Malum ev telaşları falan.. Şimdi evle ilgili işlerimiz bitti tekrar düğüne yoğunlaşalım istedik.
Aslında organizasyon firmamızla tüm detayları konuşup çözmüştük. Ama müzik işi için bir grup belirlemiş olsak da henüz kendileriyle tanışma fırsatı bulamamıştık. Bugün onlarla tanışıp, neler istediğimizden bahsedeğiz. Daha önce gruba karar verirken tamamen firmanın bize önerdiği gruba güvendik diyebilirim.  Ancak sözleşmemizi imzalarken değişiklik yapma hakkımızı da belirtmiştik. Şimdi düğüne yoğunlaşmışken ilk müzik işini halledelim istedik. Çünkü başka bir yerde daha opsiyonumuz vardı. Öncelikle buna karar verelim istedik.
Kafamızda düşündüğümüz bir tarz ve müzik listesi var zaten. Bugün de onlarla görüşüp elektrik almaya ve yapabileceklerine inanmayı amaçlıyoruz. Ben herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum aslında. Çünkü her ikimizin ailesi de eğlenmeyi çok seven, kıpır kıpır aileler. Onlara sorsak ne olursa olsun, ne çalarsa çalsın biz  eğleniriz derler aslında.. Nişanda da öyle çok özenmemiştik müzik için, ama kimse yerine oturmamıştı mesela. Hatta müzik bitti, herkesin hala oynayası vardı. Herkes çok memnun kalmıştı, grubu çok sevmişlerdi, ama biz bu sefer daha da iyi bir grup olsun istedik. Bizim nişan grubumuz profesyonel bir konservatuar grubuydu. Özellikle Tufan Aksoy'un üst grubunu (Omnitone) şiddetle önerebilirim.
Açıkçası ben öyle düğünlerde çıkan "düğün şarkıcılarından" çok hoşlanmıyorum. Sürekli roman havası çalıp, aynı şarkıyı defalarca çalanlar hiç benim tarzım değil mesela. O tarz düğünleri biraz sıradan kır düğünlerine benzetiyorum. O yüzden düğün müziği dediğinde biraz profesyonellik olmalı.
Neyse bu konuyu çok uzatmayıp müzikle ilgili detayları görüşmeden sonra aktaracağım.

Bu aralar günler o kadar hızlı ve dolu dolu geçiyorki ne yazacağımı şaşırıyorum bazen. Her gün bir şeyleri daha hallediyoruz. Bu kadar işin arasına ben bir de seyahatleri sıkıştırıyorum.
Mesela yarın ve cuma günü iş toplantılarım nedeniyle İstanbul'a gidiyorum. Aslında planım haftasonu da kalmaktı. Ama haftasonu da Cem ile Samos'a gidiyoruz. Dönüşte yine anlatacak çok şeyim olabilir yani.

21 Nisan 2012 Cumartesi

Çeyiz Alışverişi - Monev

Yaz geldi ve evlilik sezonu acildi. Evlilik hazirligi yaparken mutlaka Monev'e gidip yeni tabak takimlarina ve catal-bicak takimlarina bakmanizi oneririm. Ben her gittiğimde başka bir modele takılıp kalıyorum.
Klasik, modern, ihtisamli, sade, minimal, gosterisli... Her tarza uygun, istediğiniz her modeli bulabilirsiniz..


16 Nisan 2012 Pazartesi

Yoğun Geçen Haftasonu

Yoğun bir haftasonu sonrası yine yazayım birşeyler istedim.. Cumartesi çok yakın iki arkadaşımız sözlendi. Maalesef biz sadece birinin yanında olabildik. Cumartesi çok keyifli ve güzel bir akşamdı. Biz kızlar için yorucu ama eğlenceliydi. Mutfakta organize bir çalışma, bant usulu bulaşık yıkama, duruma ve yerleştirme derken akşam nasıl bitti anlamadık. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyduk, hatta galiba akrabalardan daha fazlaydık. Beyler kendi tecrübelerinden dolayı olsa gerek damada "tam destek" olmak için oradaydı, biz kızlar da gelinimizin sağ koluyduk adeta.
Ailelerin kaynaştığı çok sıcak bir ortamda geçen, kusursuz bir akşamdı. Kahveler içildi, yüzükler takıldı.. İkramlar deseniz bir şahaneydi. Ben zaten artık tescilli pasta kesici olarak direk pastayı sahiplendim. (Bizim iş yerinde herkesin doğum günü pastasını kesmek benim görevimdir çünkü 12 kişilik pastayı 50ye falan bölme yeteneğim olduğunu söylüyorlar) Bu sefer kalın kalın kestim tabi ;))
Sonrasında diğer arkadaşlarımızı da aradık. Onların da herşey yolunda gitmiş, nişan tarihi düğün tarihi falan derken bir çok şeyi belirlemişler.
Arkadaşlarımın çok mutlu olmasını dilerim, umarım bütün hayatları o geceleri kadar kusursuz ve keyifli geçer.. Daha yolun başındalar, esas keyifli maraton şimdi başlıyor..

Bu arada cumartesi gündüz Cem'i buradaki işlerle başbaşa bırakıp Çeşme'ye kaçtım.. Çok yağmur vardı, çok ıslandım, çok üşüdüm ama çok eğlendim. Gerçi yolun çoğunu Cem'e malzeme alacağı yerlerin tarifini yapmakla geçirdim. Ama zevkine fazlasıyla güvendiğim sevgilim gidip herşeyin en iyisini bulmuş, almış zaten. Bu durumda bataryalarımız dışında bütün ıvır zıvır malzemelerimizi de halletmiş olduk. Sadece Franke'den beklediğimiz bataryalarımız kaldı. Onlar da geldiğinde tesisatçımız eve son kez girip herşeyi bağlayacak ve evimiz yerleşmeye hazır olacak.

Ondan sonra sizlerle evimizin fotoğraflarını ufak ufak paylaşmaya başlayacağım..

12 Nisan 2012 Perşembe

Gelin Buketinizi Seçin

Gelinlik, ev hazırlıkları, mobilyalar falan derken düğünle ilgili bazı detaylara sıra gelemedi bu aralar bir türlü.
Madem öyle hem bahar da azcık daha kendini göstermişken çiçeklerden, gelin buketlerinden bir post yayınlamak farz oldu. Tam da bunları düşünürken bir de ne göreyim.............................



28 Mart 2012 Çarşamba

Evimize Dair..

Bu aralar fırsat buldukça zamanımı evimizde geçirdiğimden bahsetmiştim. İş ile ev yakın olunca her öğle tatilinde soluğu yeni evimizde alıyorum. Haftasonları da malzeme seçimiydi, oydu buydu derken günler nasıl geçiyor anlayamıyoruz. Herşeye Cem ile beraber karar vermeye çalışıyoruz.. Evimizin her detayı bize ait olsun, bizim olsun istiyoruz. Ve tabi bunun için bu aralar bütün enerjimizi evimize ayırmış durumdayız.
Bize deli misiniz, hazır bir ev bulup alsaydınız diyenler oluyor ama o zaman o ev ne kadar güzel olursa olsun tamamen bize ait olmayacaktı ki. Şuan seçtiğimiz bir seramiğin döşendiğinde yaşadığımız sevinci, günlerce araştırıp bulduğumuz elektrik prizlerimizin takıldığını gördüğümüzdeki heyecanı o zaman yaşayamazdık kesinlikle. Bir ara musluk, taharet musluğu veya bir bataryayı kendimiz seçip almak bile bizi mutlu ediyor, düşünün.

Hazır bir ev bulduğunuzda tüm bu detaylarla uğraşmaktan kurtuluyorsunuz aslında ama ne kadar yorucu olsa da her şey bittiğinde bu evi biz yaptık, biz emek verdik demek bile yeter bize.
Baharda bahçemizde çaylarımızı yudumlarken pencerelerimize bakıp bu rengi biz kendimiz seçtik, bu aydınlatmaları biz taktık, çatının kiremitlerini ve deponun gazbetonunu araçtan indirmeye biz de yardım ettik demek için değmez mi herşeye..

 Bu arada mutfağımız harika oldu. Araştırmalar sonucunda seçimimizi İkea'dan yana kullandık. Ayırdığımız mutfak bütçesine göre sıradan imalatçılara klasik lam mutfaklar yaptırmaktansa lakeli olduğu için İkea'yı tercih ettik, tarzı da tam bize göre.
Montaj ekipleri de çok özenli ve hızlı çalıştılar. Sabah geldiler, akşam 5e kadar işleri bitmişti. Öğlen meraktan dayanamayp Cem ile beraber eve uğramıştık ancak bitmiş halini görmeden bu gece uyuyamayacağımı bildiğim için iş çıkışı ben tekrar gittim ;)) Hemen Cem' göndermek için bir sürü fotoğraf çektim. Ben daha evden çıkmadan merakından benden mutfağın bütün detaylarıyla ilgili fotoğrafları istedi.
 O mutfakta "beraber" yapacağımız yemekler için şimdiden sabırsızlanıyoruz.

Henüz seramikleri tamamlanmadı bu nedenle fotoğrafları paylaşmam için herşey bitmesini bekleyeceksiniz ;)

Evimizle ilgili önceki yazımda boyaları seçtiğimizi söylemiştim. İki gündür zımparalar ve tavan boyaları yapılıyor. Yarın da duvarlarımız renklenecek. Bakalım nasıl olacak.
Uygulandığındaki renk tonlarını daha önceden de çok iyi bildiğim için biz Marshallı tercih ettik ancak Dyonun da çok güzel renkleri var. Tavsiye ederim..

Hadi haftasonu gelsin artııııkkk..

17 Mart 2012 Cumartesi

7 Mart 2012 Çarşamba

Düğün Dekorasyonlarında 2012 Trendleri

 
Düğününüz kapalı bir mekanda olacak ise; tavana avize, mum gibi ışık katacak dekorlar asmak muhteşem bir hava yaratabilir. Kâğıt fenerler, ahşap çerçeve ve kafesler tercih edilen dekorlardan.
Tabi bu alternatifler sadece salon düğünlerinde değil açık hava düğünlerinde de çeşitli dekorlar tepeden asılarak ilginç ambiyans yaratılabilir. Bu ekstra düzenleme ve yaratıcı bir dokunuşla masal ülkenizde masal gibi bir gece yaşayabilirsiniz.
Aşağıdaki düğün tavan dekorlarından biraz ilham alın! Asılı parfüm şişeleri ise favorim çünkü masal diyarında bayıltıcı kokular olmazsa olmaz…
Tavan dekorları düğünde daha samimi bir ortam isteyenler için de birebir çünkü masada göz hizasında, orada burada dibinizde biten, dekorlarla aranıza mesefa girmeyen samimi bir ortamı garantileyeceksiniz.



Kaynak; Evliliğim
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...