Reçine Store etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Reçine Store etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2013 Çarşamba

Parmak İzi Ağacı

Fikri görünce çok şaşırdım ve beğendim. Düğün yada nikahınızda, hatta bebek doğumlarında bile böyle konuk listeleri hazırlanabilir. Galeride de göreceğiniz üzere çeşitli versiyonları mümkün. Biraz sizin hayal gücünüze kalmış. Bazılarında boş bir ağaç resmi hazırlanmış, davetliler gelince parmak damgası basıp üzerilerine adlarını yazıyorlar. Bu resimler ağaçtan başka, balon yaprak çiçek vs de olabilir. Parmak izi risklidir diye düşünenler olursa hazır satılan stamplar da var. Yaprak, balon veya çiçek desenli stampalar kullanabilirsiniz. Her davetlinin keyfine kalmış bir yere imza atmasıyla, doğal ve sıradışı bir tablo oluşacak. Daha sonra bu tabloyu evinizde dekor amaçlı kullanabilirsiniz de.
Renkleri, desenleri keyfinize göre seçebilirsiniz. İsterseniz kendi resimlerinizi bile kullanabilirsiniz. Bir matbaadan büyük ebatlı bir çıktı almanız yeterli. Tabi davetli sayısını da göz önünde bulundurmak lazım. Kalabalık davetlerde erkek tarafı ve kız tarafı diye iki ayrı resim oluşturulabilir.
Kesinlikle çok yaratıcı. Daha da fikir almak isterseniz Etsy’deki bu alanda yapılmış çalışmalara bakabilirsiniz.
Wedding Guestbook Tree (Color)

21 Mart 2013 Perşembe

DIY - Pom Flower

Şu topları sevmeyen yoktur herhalde. 
Rengarenk toplar artık her partiyi süsler oldu.
Yapımı da kolay olunca herkesin kolaylıkla yapabileceği bu toplarla siz de partilerinize eğlenceli bir görüntü katabilirsiniz.

18 Mart 2013 Pazartesi

DIY - Kapı Süsleri


Burlap Wreath- 14" Natural Burlap Wreath
Bunu yapmak istiyorum bu aralar.
Arşivimden buldum çıkardım.
Ertelemiştim zamanında ama şimdi görünce tekrar heyecanlandım.
Bakalım ne zaman bitecek ;)

1 Şubat 2013 Cuma

Peçete Halkaları

Bu aralar her misafirimize farklı bir masa düzeni yapmaya, kendimi aşmaya çalışıyorum.

Evimizde her tarza uygun bir sürü peçete halkası ve renk renk peçeteler varken ben hala daha yeni neler alabilirim, ne yapabilirim derdindeyim.
Bunlar da araştırmalarımdan bazı örnekler. Koleksiyonuma burdaki örneklerden bazılarını eklemeye başladım bile. 
Misafirlerimiz için sofrayı güzelleştirmek için sadece tabak çanak yetmiyor biliyorsunuz. Soframızı özel kılmak için kullandığımız aksesuarlar ve sunduğumuz yemekler de çok önemli.  
Ben bu aralar aksesuarlara takmış durumdayım. Kim durduracak beni bilmiyorum ;)))

Dantel, tığ işi, örgüdür falan yapmayı hiç beceremem ama çok seviyorum böyle şeyleri.
Neyseki çevremde bu konuda çok hünerli kişiler var. İsteklerimi hiçbir zaman geri çevirmiyorlar..
Dantel bardak altlıklarım ve amerikan servislerime bir de peçete halkası eklemeye karar verdim şimdi ;)))


Peki ya bu modele ne dersiniz. Vintage sofralarımız için..

Bu tarçınlı olanı da koleksiyonuma eklemeye karar verdim. Bu haftasonu hazırlıklara başlıyorum.
Yeni yemek takımlarım ve peçetelerimle harika olacaklar.

Ve bunlar benim el emeğim. Elimdeki malzemelerden oturup uğraşmıştım. Çok da beğendim. Serisi hazır bile. Hatta sanırım biraz fazla abarttım ;)

Bu peçete halkalarım artık meşhur oldular zaten.
Deniz konseptli düğünümüz için kendim yapmıştım. Misafirlerimiz için hediye olarak hazırlanmıştı. Çok da beğenildi. Hatta düğünden sonra almayan kalmamıştı. Şimdi arkadaşlarımıza, aile dostlarımızın evine gittiğimizde, sakladıklarını ve kullandıklarını görüyorum. Çok çok çok hoşuma gidiyor.
Şaka maka oturduk 350 tane peçete halkası yaptık. Ve bana bir tane bile kalmadı.
Yaza doğru oturur yaparım yine. Eeee yazın gelecek misafirlerimizi yaz konseptli bir sofrayla ağırlamak lazım değil mi ama;)))

14 Ocak 2013 Pazartesi

Recine Shop: Renkli Taşlı Kaşıklar

Recine Shop: Renkli Taşlı Kaşıklar: Geçen senenin trendi olan Osmanlı konseptli kına geceleri bu sene de etkisini devam ettirecek gibi gözüküyor. Hatta artık düğünlerde de g...

Yazının devamı için tıklayınız...

8 Ocak 2013 Salı

Recine Shop: Örgü Bebek Şekerleri

Recine Shop: Örgü Bebek Şekerleri: Bu aralar o kadar güzel haberler alıyoruz ki. Düğün telaşları bitti şimdi hepimizi bir bebek heyecanı kaplamış durumda. Eğer sizi de...

Yazının devamı için Tıklayınız.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Recine Shop: Balayı Terliği

Recine Shop: Balayı Terliği: Balayınızda sıcak kumlardan serin sulara atlamayı istiyorsanız, şöyle sahilde eşinizle elele romantik bir yürüyüş planladıysanız, terlikl...

Yazının devamı için...

4 Ocak 2013 Cuma

E-Satış Blogum Açıldı

Recine Shop: Reçine Shop: Uzun süredir bir satış blogu kurma düşüncesiydim. Bir türlü hayata geçirmek için vakit bulamıyordum. Sipariş hazırlıklarımız bir yandan de...

Satış Bloguma ulaşmak için Tıklayınız.. 

20 Eylül 2012 Perşembe

Düğün Konseptimiz (vol1)

Bir önceki yazımde sıralama vermiştim ama bir türlü gelin alma kısmındaki fotoğrafları eleyemedim. baktıkça ağlıyorum ne yapayım.
Madem öyle o zamaaaan ben de hemen düğün dekorasyonumuz ve konseptimizle ilgili detayları paylaşayım. Korkarım uzun bir yazı olacak.
Öncelikle kısaca yaşadığımız süreci anlatmakla başlayım.
Cem ile en başından beri iki hayalimiz vardı. Biri kır düğünü, ikinci deniz kenarı . Nişanımızı kır düğünü tadında evimizin bahçesinde yapmaya karar verince, zaten düğünümüzün daha en başında deniz kenarında olacağı belliydi. Cem'in de Ilıca Otel hayali olunca zaten hiç bir yere bakmadan direk Ilıca Otel ile tam bir sene öncesinden anlaşmıştık.
Bundan sonrasında geriye konsept belirlemesi kalmıştır diyeceksiniz ama benim deniz kenarı hayali kurduğumuda konseptim zaten belliydi;) Her yerde konsepte uygun halatlar, inciler, kayıklar ve hatta masanın ortasında yüzen balıklar hayal ettim.
İşte bu süreçten sonrası bizim için zor oldu. Hangi organizasyon firmasına gitsek "nasıl yani? balık mı?" dediler. Anlaştığımız firmada her ne kadar ilk başta beni vazgeçirmeye çalışsa da yılmadık. Hatta istediğimiz büyük şarap kadehlerini buralarda bulamayınca Polonya'dan falan getirttiler. Ancak maalesef düğün günümüzde Çeşme'deki rüzgarın azizliğine uğradıklarından masa ortalarında büyük kadehlerimiz değil, ancak  alçak olan diğer alternatiflerimiz kullanıldı. Tabi her şekilde yine de içlerinde balıklarımız vardı. Zaten tamamını yüksek kadehlerden yapmayı düşünmüyorduk. Yarısı alçak, yarısı yüksek olacaktı. Tamamı yüksek olduğunda insanların sahneyle bağlantısının kesildiğini ve insanların aynı masada bile birbirinden kopuk kaldıklarını düşünenlerdenim. Gerçi biz kadehlerimizi seçerken insanların birbirini görebilecek boyda olması için özellikle uğraştık. Ama kısmet olmadı ne yapalım. Sonuçta içi su dolu be kadehin misafirlerimizin üzerine devrilme riskini alamazdık.
Balıklarımızla ilgili süreci atlattıktan sonra sıra geldi diğer aşamalara. Masada yoğun çiçek istemiyordum, tamamen sade ama şık olmalı ve odak noktası sadece balıklarım olmalıydı. Bu nedenle çiçekler beyaz, balıklarımız turuncu japonlardan seçildi.

18 Eylül 2012 Salı

Vintage Delisi

Madem düğün fotoğraflarımız henüz elimize ulaşmadı o zaman ben de düğün öncesi fotoğraflarımı yayınlarımmmm..
Sizi merakta bırakmayacağım veee daha önce de bahsettiğim şu meşhur kısa gelinliğimle çekildiğim fotoğrafları huzurlarınıza sunacağım.

Bu fotoğraflar bizzat kendi kuzenim Itır Kan tarafından Reçine'de çekilmiştir. Çok keyifli bir çekim oldu. Sıcaktı, Cem bir türlü yetişemedi ama biz herşeye rağmen çok eğlendik. Odamda, merdivende, evimizin bahçesinde, her yerde, her yerde fotoğraf çekildim. Tabii buraya koymak için biraz eleme yapmak gerekti.

Haydi bakalım beğenecek misiniz :))))




6 Eylül 2012 Perşembe

SidalCem Kadehleri

Düğünümüzde bir teşekkür konuşması yapmayı planlıyoruz. Masa masa dolaşıp misafirlerimizi öpüp hem onların, hem kendi zamanımızdan çalmaktansa, bu işi nikah sonrası kokteyl sırasında halledelim ve sonrasında herkes masalarına geçtikten sonra ilk dansımızla birlikte herkes eğlenceye geçsin ve gecenin tadını çıkarsın istiyoruz. Tam olarak zamanlamasını kestiremesek de herhalde ya pastadan sonra yada yemekler yenildiği sırada bir teşekkür konuşması yapıp, misafirlerimizle geleceğimize bir kadeh kaldırmak istiyoruz. Kadehlerimiz kalkarken de fotoğraflarımız içerisinde böyle güzel küçük bir detay anı olarak kalsın istedik. Kim bilir o kadehler daha daha başka hangi mutlu anlar için kalkacak..

Gerçi ben yine bu kadehleri kendim yapmaya niyetlenmiştim. Tül ile süsleyip gelin&damat yapacaktık ancak internette dolaşırken güzel bir site keşfettim. Boyamayla böyle kadehler yaptıklarını görünce hiç düşünmeden hemen siparişini verdim. Saç rengimi, buketimin rengini söylemem yeterli oldu ve bu harika kadehler 10 gün sonra elime ulaşıverdi. Bu arada gelinliğim balık değil ancak kadehin formundan mecburen böyle oluyor tabi. Şimdi tülden onun altına güzel bir etek yapacağım.. Ve bizimle birlikte o özel gün için bu iki şirin şey hazır olmuş olacaklar.

Bu arada kadehlerimizin evimizde de yerleri hazır. Cem'in daha önce aldığı gelin&damat su bardaklarıyla birlikte büfemizde kardeş kardeş takılacaklar ;))


24 Ağustos 2012 Cuma

Son 15..

Bugün itibariyle son 15 e girmiş bulunmaktayız.

Herkes "amaaaaan ne kaldı şunun şurasında" dese de biz "of evet ne kaldı ki yaa :S" modundayız.

Aslına bakarsanız bundan bir ay önce daha fazla stres vardı. Ama şimdi bir şeyler hallolunca, hayallerimiz hızla gerçekleştikçe stres yerini direk heyecana ve sabırsızlığa da bırakıyor.

Bunu dün kuzenim her yaptığım masa numarasından sonra tek tek bitenlere bakıp "ayyy yerim ben seni şirin şey" dediğimi yakaladıktan sonra kopunca bir kez daha anladım. Özellikle kendi ellerimle yaptığım şeyler için ayrı bir heyecan hissediyorum. Şimdiden masa numaratörlerimizin, kullanacağımız süslemelerle ilgili detayların talipleri çıktı bile. Hatta kuzenlerim ve arkadaşlarım o gün olur da kalmaz diye özellikle kınada dağıtılacakları şimdiden zulaladılar ;))))

Yeni yeni siparişleri de şimdiden almaya başladık, ancak önce kendi düğünümüzü halletmemiz lazımmmmmmmm.. 8 eylülden sonra herkes her detayı görecek ve söz veriyorum ne isterseniz 16 eylül itibariyle hepsinden yapacağım ;)))))

Neyse sonuç olarak kalan 15 gün için bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Evimiz;

  • Evimizin mobilyaları geldi, yerleşti. Çeyizler, evdeki eşyalarım falan gitti. Sadece yatak odası ve bizim kıyafetlerimiz kaldı. (sanırım artık yemek masamızla ilgili küçük(!) bir foto paylaşmanın zamanı geldi.. )
Perdeli hali sürpriz olsun artık;)
  • Yatak başımız daha önce bahsettiğim gibi İstanbul'dan geldi. Harika ama hala fırsat bulup gidip monte edemedik. Pazar yada pazartesi hallederiz herhalde.
  • Halılarımız hala muammaaaaaa.. Ama çok beğendiğim bir halı buldum sonunda. Fırsat bulursak Cem ile birlikte gidip bakacağız. Şimdilik beklemede.. Nasıl olsa düğünden sonra da olur.
Düğün detaylarımız;

23 Ağustos 2012 Perşembe

Parti Süsleri

Bu aralar şu süsleme işleriyle kafayı yemiş durumdayım evet.. Aslında kendi yaptıklarımızı şuraya nasıl yapıldıklarıyla beraber koymayı çok isterdim. Ancak zamanla yarıştığımızdan ne yazıkki fotoğraflarını falan çekmeye fırsat bulamadım. Genelde bitmiş hallerini fotoğraflıyoruz. Onları da tabi kınadan sonra göstereceğim.
Ama araştırmalarım sırasında bulduğum bir kaç güzel ve yapılması kolay süslemeyi sizlerle paylaşıp kendimi belki biraz olsun affettirebilirim..
Tek ihtiyacınız olan kek altlıkları da denilen bu dantel süslü kağıtlardan edinmek. Kemeraltında veya internetten kolayca satın alabileceğiniz bu kağıtlarla harikalar yaratabilirsiniz. Sonrasında boncuklarla, çiçeklerle, kurdelalarla süslemek size kalmış..


Bir kaç dantel kağıdı aynı hizada olacak şekilde üst üste koyalım öncelikle. Orta ekseninden iğne iplikle kolayca teğelledikten sonra tek tek açıp alttaki forma getirebilirsiniz. Sarkan ipin altına da boncukları dizdiniz mi tamamdır.
Bitti bile..

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Kına Detayları..

Bugün anlam veremediğim bir karın ağrısı çekiyorumm.. Artık stresten mi, yoksa müstakbel eşimin hissettiği ağrıları ve acıları benim hissedebiliyor olmamdan mı kaynaklanıyor anlamış değilim ama özellikle herkes "ne kadar kaldı bakalım" diye sorduğunda bıçak saplanıyor gibi oluyor.

Bu aralar ne kadar çok şey hallettik halbuki, neyin stresi bu acaba..
Şundan iki gün önce ne kadar rahattım. Herşey normaldi, sanki daha varmış gibi, herşey bitmiş, düğün gününü bekliyormuşuz gibi geliyordu. Yarın gerçi yine o moda geçerim herhalde. Bugünkü özel bir durum olabilir, pazartesi sendromu belki de.... (böyle kandırıyorum işte kendimi)

Madem öyle işin stresli değil eğlenceli kısımlarından bahsedeyim bakalım..
Eveeet geldik kına detaylarına..
  • Kına gecesi giyeceğim elbisemi aldık. Yeşilli, doreli, kahverengili hoş bir elbise.. Çok beğenerek aldım. Yatağımın tam karşısında asılı,o günü bekliyor.
  • Kına yapılırken giyeceğim kostümüm de hazır. Bu aralar herkesin giydiği, kaftan ve bindallıların aksine bizim göçmenlerin giydiği Üsküp kostümünü tercih ettim. Bir ara vazgeçmiştim ancak yoğun talepler üzerine kuzenimin de yardımıyla şahane bir kostüm bulduk.
  • Arkadaşlarımın kına taçlarını da kendimiz yapalım dedik. Taçları ayrı almıştık, sonra gidip pudra renginde de tüller aldık. Teyzoşum ve kuzenimle bir güzel kestik diktik. Enteresan oldular.
  • Kendi tacım da hazır. Onu da bir arkadaşım ayarlamıştı,müthiş bir şey. Onun için de şifon aldık, arkasına tutturacağız. Herhalde yarın falan da diker, hazırlayıp bir kenara koyarız.
  • El mumlukları da bizzat yine teyzoşum tarafından hazırlandı. Pembiş pembiş çiçekli, çok şirinler. Ben öyle hazır kınacılardan gidilip alınmış ürünlerden pek hoşlanmıyorum. Herkesde aynı olan tepsiler, hazır duvaklar, kına hediyeleri falan..
  • Kına hediyeleri demişken. Kınalıklarım harika. minik çantalar örüldü bunun için. kına poşetlerini bunların içerisine koyacağız. hepsi rengarenk, bıcır bıcırlar..
  • Kına gecemin hatırası olarak da bu haftasonu birşeyler aldık. Ama onun gerçekten sürpriz olmasını istiyorum. Sadece şöyle diyebilirim ki aldığımız yerdeki adam ne amaçla kullanacağımızı söylediğimizde küçük bir şok yaşadı. Ordan da üzerine süs yapmak için bir kınacıya gittik, çantadan elimizdeki numuneyi çıkarınca "napcanız ki bunu dedi" söyleyince de "ay nerden aldınıııızzzzz" dedi. Herhalde haftaya gidip o mağazada bunlardan çeşit çeşit görürüz :))) bunu sizlerle paylaşmak için 3 eylül olmasını istiyorum hemen, çünkü çok sabırsızlanıyorum.
Gelelim kına dekorasyonumuzu;

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Düğüne 1 ay kala..

Evet bugün düğünümüze tam bir ay kaldı.

Tam bir ay kala tamamlananlar ve hala bekleyenler listesi iyice artık aldı başını gidiyor..

Yapılacaklar listesinden silinen kalemler artık baktıkça daha bir keyif veriyor.

  • Malum su basması sonucu tekrar boya yapmak gerekti. Bu arada onlar halledildi, hemen arkasından duşakabinlerimiz geldi.
  • Boyanın yapılmasını bekleyen perdecimiz elinde hazır perdelerle bizim çağırmamızı bekliyor.
  • Koltuklarımız zaten hazırlanmıştı ancak Cem'in şehirdışında olmasından dolayı bu perşembeye ertelemiştik. Heyecanla onu bekliyoruz diyeceğim ancak bitmiş halini gördüğümüz için rahatız.
  • Çeyizler hazır.. Yıkanmaları, ütüler, paketlemeler bitti. Bizim zaman ayırıp eve götürmemizi bekliyorlar.. Daha önceden bir kısmını götürdüğümüz için o konuda da içim rahat, hep beraber bir günde bitiririz her türlü ;)
  • Yatak başımızın da siparişi vermiştik. Pazartesi günü o da İstanbul'dan geliyor.
Şimdi ne mi kaldı? Tabiiiiki halılarımız.
Geçen haftasonumuzu halılara bakmakla harcadık ancak yok yok yok.. istediğim gibi bir halı bulamıyorum. Kendinden desenli, sade ama modern olmayan, el dokuması bir halı arıyorum. Koca İzmir'de yok. Ben dokuyacağım böyle giderse.
Aslında ben hep en başından beri jüt halı diye tutturmuştum, çünkü tarzımıza ve salonumuza çok uygun olacaktı ancak Cem "ben ona basamam" deyince ben de otomatikman bu hayalimi mutfak için kullanmaya karar verdim.

Aslında halı halı diye bir tutturmam da yok. Hatta ben halı işini pek sevmem bile. Ancak giriş ile yemek masamızın arasında kalan bir boşluğa ve koltuklarımızın arasına küçük bir halı çok şık duracağı için hadi koyalım dedik. Gerçi böyle giderse düğüne kadar halımız olmayacak. Bunu çok da umursamıyorum. Zaten Cem ile ilk yaptığımız planda bazı şeyleri evlendikten sonraya bırakmıştık. Halı da bu maddelerden biriydi. (he bu arada diğer bütün maddeleri tamamladık o da ayrı)

Şimdi düğünümüzle ilgili detaylara gelelim..

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Balayı Terlikleri

Size daha önce balayı programımızın belli olduğundan bahsetmiştim. Bu aralar da otellerin araştırmaları devam ediyor. Turizmci nişanlım bunlarla ilgilenirken ben de düğün alışverişini unutmuş, balayı alışverişine odaklanmış durumdayım. Kendime cici kıyafetler, bikiniler, şapkalar, çantalar bakıyorum. Şaka bir yana balayı için komple dolabımı yenileyecek değilim ama tabi yeni bir evde, yeni bir hayat kurmanın verdiği heyecanla kendimi alışverişe verme modundayım.
Cem'e harika bir mayo şort aldım mesela geçenlerde. Ama o kadar sevdi ki şimdiden kullanıyor. Kendim için de balayımızda kullanmak için harika balayı terlikleri aldım. Şuanki nişanlım, 2 ay sonraki eşimle kumsalda elele yürürken arkamızdan iz bırakacağız ;))))

Balayı terliği almak isteyenler için tık tık..

25 Mart 2012 Pazar

Dekoratif Toplar

Bu aralar avize ve abajurlarla kafayı yemiş durumdayız. Bugün apliklerimizi hallettik aslında. Ama abajur ve avizelerimizi hala bulamadık. Bir araştırma yaparken aşağıdaki çalışmayı gördüm. Niyeti bozdum galiba bunu yapacağım.

Bir de aynı yöntemle dekoratif toplar da yapılabilir. İhtiyacınız olan malzemeler; tutkal, balon ve ip.. İpleri tutkala bandırıp balonun üzerine sarıyorsunuz. Kuruduğundan emin olduğunuz zaman da balonun havasını indirip içinden alıyorsunuz hepsi bu kadar.

2 Mart 2012 Cuma

Sesiber'in Yüzük Yastıkları

*Sesiber*: Yeni! Yüzük Yastıkları Serisi !: Çok severek yaptım. Tasarlarken oldukça zorlandım. Kafamda yığınla fikir uçuşurken ve deli miyim neyim kalpim küt küt atarken,...

Devamı İçin...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...