Evimize Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evimize Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2012 Salı

Evimizden Güncel Haberler..

Dünkü anlık stresim öğleden sonra yerini mutluluğa, heyecana ve aşka bıraktı diyebilirim.
Evet çünkü dün mobilyalarımız geldi. Aslında daha önce gelmişti ancak bazı ilaveler ve değişiklikler istediğimiz için sandalye ve barımız ancak dün gelebildi. Hatta Salı gününe programlanmıştı fakat öğleye doğru arayıp mobilyalarınızı getirelim mi dediler. Bu fırsat kaçar mı, hemen hadi gelin dedik. Sevgili nişanlım, cefakar, anlayışlı, müstakbel eşim bunun üzerine işini gücünü bırakıp hemen eve gitti. Ben de öğlen arasını fırsat bilip eve koştum. Tam ben girdiğimde adamlar mobilyaları indirmeye başlamışlardı.
Hemen yerleştirdiler, düzenlediler. Tek kelimeyle bütün mobilyalarımız tam bir uyum içerisinde mükemmel duruyorlardı. (Özellikle çift renk kullanarak büyük bir risk aldığımı düşünenleri sonunda ikna ettiğimi düşünüyorum artık)
Böylelikle barımız, sandalyelerimiz ve sehpamız da geldikten sonra hiç bir eksiğimiz kalmadı.
Bu arada bugün de perdelerimiz geldi ve eşyalarımızın büyük bir kısmı daha eve götürüldü. Şimdi anneler tarafından bir güzel yerleştiriliyor.
Biz de öğlen arkadaşlarla birlikte gittik, azcık işin ucundan tuttuk. Ama ev adım atılacak gibi değil ;))) Cem perdecilerin peşinde koşuyor, bir yandan Emine abla adamların arkalarını topluyor. Dolaplar milyonuncu kes tekrar siliniyor falan, evde acaip bir koşuşturmaca var.. Bir görüntü vardı ki dakikalarca güldüm, anlattığımda evin durumunu çok daha iyi anlayacaksınız.. Ortadan basacak yer bulamayan adamlardan biri hamle yaptı yaptı olmadı sonra gitti mutfak kapısından çıkıp, ana girişten eve girdi ve salona doğru gitti. İşte bu hareket evin halini gerçek anlamda anlatıyordur herhalde ;)))

Şimdi evimizi merak edenleriniz vardır biliyorum ancak Cem evimizin fotoğraflarını burada yayınlamama kızıyor. En son yayınladığım misafir banyomuzdan sonra banyomuzu su basmıştı malum ;))) Bu nedenle çok üzgünüm. Ancak o da ben de biliyoruz ki ev tamamen yerleştikten sonra evimizin boy boy fotoğrafları her türlü burada olacak.. Beni engelleyebilmesi için evimizin internetini kökten kesmesi gerekecek..

Gerçi arkadaşlarımdan birinin yorumuna göre "bu ev tam dekorasyon dergilerine çıkarılmalık"mış, kuzenimin yorumu ise direk "mimar eli değmiş gibi" oldu.
Belki de burdan önce dergilerde görürsünüz hihihihi ama bunun için önce evin sigortasını yaptırmalıyız ;))))))

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Evimizin Başına Gelenler

Ben bugün hayatımın geri kalanını paylaşacağım adama tekrar aşık oldum.
Neden mi?

6 Temmuz 2012 Cuma

Misafirlerimiz İçin..

Pembe banyomuzdan bahsedip de misafir banyomuzdan bahsetmemek olmaz tabiiki de..
Evin her bölümü için çok özendik, çok kafa patlattık, herşey mükemmel olsun diye çok uğraştık. Ancak bizi hem istediğimiz malzemeleri bulma konusunda, hem de tedarik süresi anlamında en çok zorlayan şu 6 m2lik tuvalet oldu kesinlikle.
Misafirlerimiz için büyük özveriyle gösterdik anlayacağınız ve işte sonuç..
Böyle bakınca bir şeye benzemiyor tabi değil mi ;)
O zaman biraz detaylara inelim..

5 Temmuz 2012 Perşembe

Banyo Dolaplarımız

Dün harika bir gün olmasının nedenlerinden bahsetmiştim. O nedenlerden biri dün tamamlanan banyo dolaplarımızdı. Aslında biri pazartesi günü tamamlanmıştı. Diğerinin de pazartesi günü tamamlanmasını umut ederken, bazı aksiliklerden dolayı olmadı.
İyiki de olmamış. Çünkü ben başından beri banyonun üst tezgahı mermer olsun istiyordum.. Ama sonra aman boşver uğraşmayalım diyip geçiştiriyorduk. Bizim Eko lavabonun boyutlarını yanlış alıp tezgahı yanlış kesince önce bir hayal kırıklığımızı yaşadıktan sonra hemen babamın mermercisini çağırdık. Yarım saatte geldi, ölçü aldı. Çarşamba getirin mutlaka diyince de beyaz mermer yetişmez dedi. İyi madem beyaz olacak başka ne bulursanız o olsun ne yapalım dedim ama içim içimi yiyordu. Bir yandan da aman çimstone olsun ne olurki diyordum (ama oldum olası sevmem de o malzemeyi) Neyse dün sabah erkenden geldiler. Bizim görevlide anahtar olmadığından ben gittim direk. Arabayla yaklaşırken aracın üzerinde o bembeyaz mermeri gördüğümdeki mutluluğu size anlatamam..
 
Banyo dolaplarını yerinde ölçülerini alıp kendim boyutlandırmış. Pembe banyomuz için başından beri beyaz bir banyo düşünüyordum. Bir ara çift lavabolu yapmayı da düşündük ancak çamaşır makinasını alt banyoya koyduğumuzda çamaşırları indir, çıkar,as zor olacak diye mecbur üst kata koymak durumunda kaldık.
Aslında daha bile iyi oldu.. Aşağıdaki banyonun fotoğraflarını görünce anlayacaksınız.

Şimdi gelelim pembe banyomuza..

1 Haziran 2012 Cuma

Yarın Büyük Gün.....

Yarın büyük gün.. Ertan Kayıtken'e üçüncü gelinlik provama gidiyorum.
Aslında ikinci sayılabilir. Çünkü ilk gidişimde kesim töreni yapmıştık. İkinci gidişimde tek başıam gitmiştim zaten. Ama yarın ilk günkü gibi yine kalabalık bir kadroyla Ertan Kayıtken'in karşısında olacağız. Arkadaşlar, anneler hep beraber oradayız yarın. Bir kişi eksik o da sevgili müstakbel eşim.
Onun 8 eylüle kadar gelinliğimi görmesi kesinlikle yasak. Kafasında hayal ettiği bazı modeller varmış söylediğine göre ama ben yine de hiiiiiç renk vermiyorum. Şuan çok ufak tefek detayları başkalarıyla konuşurken az çok duymuş olabilir ama sonunda neler çıkacağını başkaları da bilmediği için sevgilimin de bilmesi imkansız. Söylese söylese annemin söylemesi lazım. O da mümkün değil. Çünkü zaman zaman ben heyecanlanıp anlatmak istediğimde anlatma sürprizi kaçar diyor, 5,5 aydır sabrediyorum zaten 3 ay daha sabredebiliriz. (ay şaka maka ne çabuk geçmiş zaman)
Oooofff bir an önce yarın olmasını istiyorum ve Ertan Kayıtken'in ne harikalar yarattığını görmek için sabırsızlanıyorum.

Yarınki tek heyecanımız gelinlik işleri değil tabii ki. Aynı zaman da yarın provadan sonra Cem ile uzun zamandır uğramadığımız Karabağlar'a gideceğiz. Şuanki tek eksiğimiz olan koltuklarımızı halledeceğiz. Koltuklarımızı hallettikten sonra annelerle Cem'in annesinin perdecisine gidip, belki perde derdinden de bir çırpıda kurtulmuş olabiliriz. Harika şeyler olduğunu söyledi, 3 gündür meraktan çatlıyorum.

Ama esas meraktan çatladığım bir diğer konu düğünümüzde çıkacak olan müzik grubumuzun performansı. Akşam Hilton'daki bir düğünde çıkacaklarmış. Yarınki düğünün organizasyonunu da Sahne 360 yapıyormuş. Gidelim yerinde neler yaptıklarını görelim, grubun performansını azcık izleyelim dedik. Hem de azcık eğleniriz, fena mııı ;)))))

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Harika Bir Haftasonu

Harika bir haftasonuydu. O kadar çok şey hallettikki ben bile inanamadım.
Daha önce bahsetmemiştim ama geçen hafta içerisinde nikah işlemlerimiz tamamlandı. Aslında tam tamamlandı diyemem çünkü biz biraz rahat davranıp hala kan tahlillerimizi almaya gitmedik.. Nasıl olsa nikahımızı kıyacak kişi belli, e saat belli. 2-3 prosedür için de açıkçası vakit bulamadık. Herhalde onları da yarın yaparız. Çünkü yarın öğleden sonra vize işlemleri için işten izin almayı planlıyorum, arada onu da halletmiş oluruz. Etrafımızda bu sürece girmiş olan arkadaşlarımızdan o kadar kötü şeyler duymuştukki bizimki fazla yolunda gidince daha da rahat davrandık sanırım. Bir kaç belediye gezenler, kan tahlili için günlerce bekleyenler, istediği saati denk getiremeyenler derken biz şansımıza çok kolay hallettik.
Sadece ikametgahımız olmayan bir belediyeden hallettiğimiz için yok izin belgesi, yok Çeşme Belediyesinden izin işleri falan gözümüzü korkuttu başta. Ama onu da sağolsunlar hallettiler.
Neyse şimdi gelelim cumartesi gününeeee.. Sabah güzel bir uyku çektikten sonra öğlen Cem ile buluştuk. İlk rotamız Karşıyakaydı. Orada annemlerim mobilyalarını yaptırdıkları bir yer vardı. Öncelikle oraya da gidip bir görüşelim dedik. En azından sonrasında tüh dememek için.  Sonrasında planımız Karabağlar'a gidip azcık takılmaktı. Artık Karabağlar'ı Alsancak gibi mesken bellemiştik. Cumartesi günlerimizi Karabağlar'da "takılarak" geçiriyorduk.

30 Nisan 2012 Pazartesi

Haftasonu..

Her pazartesi adet oldu artık.. Haftasonu geçen yoğun tempoyu anlatmassam yorgunluğum geçmiyor.
Cuma günü haftalar sonra hiç bir yere uğramadan, koşa koşa direk eve gittim. Çünkü yanımda küçük bir dostum vardı. Fabrikaya yavru bir köpek getirmişler. Cinsinin ne olduğunu tam bilmiyorum, ben ona şirin bir sokak köpeği diyorum. Baktım bizim güvenliktekiler pek bakmaya hevesli değil. Ben alırım bunu dedim bakmayacaksanız. Akşam da çıkışta arabanın ön koltuğuna ona güzelce bir yer yaptım. Bütün yol sessis sakin eve kadar geldik. Hemen abileri ve ablalarıyla tanıştırdım onu. Önce bizimkiler biraz fazla havladılar. Hatta "poyraz" (yeni küçük köpeğimiz) korkudan arabanın altına girdi. Ama sonra baktım çıkıp o da havlamaya başladı. Neyse zamanla alıştılar birbirlerine hatta Yağmur Poyraz'ı kendi yavrusuymuş gibi sahiplendi bile..



26 Nisan 2012 Perşembe

Aydınlatmalarımız

Tatildi, yoğun bir iş temposunda geçen bir hafta derken yine geldik perşembeye.. Yarın cuma ve sonra yine hızlı geçecek bir haftasonu.
Bu haftasonu da salonumuzun ve mutfağımızın aydınlatmalarını halletmeye karar verdim.
Ben aslında daha erken, mobilyalar geldikten sonra halledelim diye istiyordum ancak nasıl olsa mobilyalarımızın nasıl olacakları belli, yerleri belli. Buna göre zaten tavanda elektrik yerlerini de belirlemiştik. Hatta büyük bir ihtimalle yemek masasının üzerine gelmesini düşündüğümüz avizemizi de almıştım. Şimdi ona uygun mutfak ve diğer yerlere gelecek olanları halledeceğiz.
Daha önce bahsetmiştim sanırım, bir avizeye görünce nasıl aşık olduğumu.. Küçük bir çocuğun gördüğü bir oyuncağı istediği gibi bunu istiyorum, bunu istiyorum diye mağaza içerisinde çırpınıyordum. Bu heyecanımı gören elemanlar hemen gelip yardımcı oldular. Aslında ben o aynı avizeden iki tane almayı düşünüyordum ancak sadece bir tane gelmiş. Getirtsek başka dedim, olmaz dediler. Meğer ithalmiş, artık o markanın ürünlerini getirmiyorlarmış, zamanında özel bir talep için sadece bir tane gelmiş. Bu durumda bu avizenin sadece bizde olduğuna sevinsem mi yoksa bu kadar güzel bir şeyden sadece bir tane sahip olduğum için üzülsem mi bilemedim.

24 Nisan 2012 Salı

Huzur...

Pazartesi günü güne erken başladık. Amacımız bu tatil günümüzü kendi evimize birşeyler yapmakla geçirmekti.
Sabah erkenden yanımıza kahvaltılıklarımızı aldık ve Cem ile beraber eve gittik. Biz gittiğimizde bizden daha erken davranan ustalar gelmiş bizi bekliyorlardı. Hemen kapıyı açtık ve işe koyulduk. Önce Orhan Ustayla Cem mutfağın evyesini ve bataryasını monte ettiler. Sonra Orhan Usta banyoların bataryalarını ve vitrifiyelerini takmaya üst kata çıktığında biz de koşa koşa dışarı çıktık.
Öncelikle gelirken aldığımız limon servileri öndeki evle aramızdaki sınıra diktik. Tam önümüzdeki ev henüz tadilat aşamasında. Gerçi biz taşınana kadar dış cephesinin biteceğini söylediler ancak yine de biz aramızdaki sınırı ağaçlarla belirlemek istedik. Ağaç dikmek hiç de göründüğü kadar kolay değilmiş. Kalan iki ağacı Cem'e bırakıp ben çiçeklerimiz için yer belirmeye gittim. Dün Foça'dan aldığımız çiçeklerimizin ekim sıralamasını yaptıktan sonra aldım elime çapamı küreğimi dikilecek yerleri açtım. Cem ile çiçeklerimizi belirlediğimiz sıraya göre yerleştirdikten sonra üzerlerine toprak takviyelerini de yaptık ve suladık. Artık onlar bize aitti, bizim çiçeklerimiz, ağaçlarımızdı. Onlara gözümüz gibi bakacaktık. Önümüzdeki haftalarda onlara başka çiçek ve ağaçlar da eklenecek. Böylelikle biz evimize taşınana kadar aşk bahçemiz hazır olacak.


O gün için daha yapacak başka işlerimiz de vardı. Ustaları evde bırakıp vakit kaybetmeden diğer işlerimizi de halletmeliydik. Hemen yola koyulduk. Öncelikle yatak odamızda istediğimiz bir detay vardı, onu halletmeliydik. Nereye baksak bulamamıştık. Ancak tam gökte ararken yerde bulduk hesabı, meğer çok yakınımızdaymış istediğimiz şey. Hem de bulduğumuz yer kardeşimin arkadaşı çıktı. Güzel bir indirim de alıp, istediklerimizin siparişini verdik. Hepsi önümüzdeki hafta gelecek. Bu nedenle sürprizi daha sonra açıklayacağım..

Temizlik Zamanı..

3 günlük güzel bir tatil sonrası bugün yine işbaşı..
Tatil denilince genelde insanlar dinlenmeyi, yan gelip yatmayı, üzerindeki stresi, yorgunluğu atmayı hedeflerken ben nedense tatil günlerinde daha fazla yoruluyorum. Ama bu yorgunluklar genelde keyifli yorgunluklar oluyor. Hem de çok keyifli..
Ailem cuma gününden arkadaşları ve kardeşimle hep beraber toparlanıp "tatil"e gittiler. Bense cuma günü iş çıkışı eksik kalan son bataryamızı da gidip aldıktan sonra eve huzurla gelip bir güzel erkenden yattım dinlendim. Çünkü önümüzdeki 3 gün çok yoğun geçecekti..
Cumartesi Emine Ablanın kapıyı çalmasıyla gözümü saat 8:30da açıverdim. Apar topar giyinip çıktık evden ve dooooğğru yeni evimize gittik. Cumartesi günü için programımız çoook önceden belliydi. Kaba temizlik günüydü. Kovalar, bezler, temizlik malzemeleri, herşeyimiz hazırdı. Yanımıza yiyecek, içecek bir şeyler de almıştık. Evin içerisindeki fazladan inşaat malzemeleri çıkarıp depoya bir güzel yerleştirdikten sonra, başladık alt katı silip süpürmeye..
Kaç kova su harcadık, kaç kez aynı yerden geçip sildik hatırlamıyorum ama bir türlü o toz kir gitmiyordu. En son Emine Ablanın "Sidalcım bu böyle olmayacak" demesi üzerine "dur yapma" dememe kalmadan bahçe hortumunu evin içine sokmuş ve suyu açmıştı bile.. İşte bundan sonrası çok keyifliydi. Bütün salonu bir güzel köpürttük, müziği de açtık. Koca salonda hem dansedip hem de elimizde fırçalar ve çekçekler yerleri temizledik. Bir ara vileda sopasını mikrofon yapıp boş evde eko yapan müthiş sesimle şarkı bile söyledim.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Yoğun Geçen Haftasonu

Yoğun bir haftasonu sonrası yine yazayım birşeyler istedim.. Cumartesi çok yakın iki arkadaşımız sözlendi. Maalesef biz sadece birinin yanında olabildik. Cumartesi çok keyifli ve güzel bir akşamdı. Biz kızlar için yorucu ama eğlenceliydi. Mutfakta organize bir çalışma, bant usulu bulaşık yıkama, duruma ve yerleştirme derken akşam nasıl bitti anlamadık. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyduk, hatta galiba akrabalardan daha fazlaydık. Beyler kendi tecrübelerinden dolayı olsa gerek damada "tam destek" olmak için oradaydı, biz kızlar da gelinimizin sağ koluyduk adeta.
Ailelerin kaynaştığı çok sıcak bir ortamda geçen, kusursuz bir akşamdı. Kahveler içildi, yüzükler takıldı.. İkramlar deseniz bir şahaneydi. Ben zaten artık tescilli pasta kesici olarak direk pastayı sahiplendim. (Bizim iş yerinde herkesin doğum günü pastasını kesmek benim görevimdir çünkü 12 kişilik pastayı 50ye falan bölme yeteneğim olduğunu söylüyorlar) Bu sefer kalın kalın kestim tabi ;))
Sonrasında diğer arkadaşlarımızı da aradık. Onların da herşey yolunda gitmiş, nişan tarihi düğün tarihi falan derken bir çok şeyi belirlemişler.
Arkadaşlarımın çok mutlu olmasını dilerim, umarım bütün hayatları o geceleri kadar kusursuz ve keyifli geçer.. Daha yolun başındalar, esas keyifli maraton şimdi başlıyor..

Bu arada cumartesi gündüz Cem'i buradaki işlerle başbaşa bırakıp Çeşme'ye kaçtım.. Çok yağmur vardı, çok ıslandım, çok üşüdüm ama çok eğlendim. Gerçi yolun çoğunu Cem'e malzeme alacağı yerlerin tarifini yapmakla geçirdim. Ama zevkine fazlasıyla güvendiğim sevgilim gidip herşeyin en iyisini bulmuş, almış zaten. Bu durumda bataryalarımız dışında bütün ıvır zıvır malzemelerimizi de halletmiş olduk. Sadece Franke'den beklediğimiz bataryalarımız kaldı. Onlar da geldiğinde tesisatçımız eve son kez girip herşeyi bağlayacak ve evimiz yerleşmeye hazır olacak.

Ondan sonra sizlerle evimizin fotoğraflarını ufak ufak paylaşmaya başlayacağım..

13 Nisan 2012 Cuma

Lanetli Cuma (13 Nisan)

Bugün bir aksiliktir gidiyor. Sabah erkenden, hatta alarm çalmadan kendiliğimden uyanmıştım halbuki. Dünkü suratsız, asabi halimden eser yoktu. Normalde koştur koştur evden çıkan ben bugün babamın hazırladığı kahvaltı sofrasına oturup bir iki parça bir şeyler yemiştim hatta.
Kendi kendime babama şebeklikler yapıp güldürdüm bir de.. Sonra dedem ve babamı kocaman öpüp evden çıktım. Ama bir şey eksikti. Normal günlerden farklıydı. Evde koşturmadım, rahat rahat ayakkabılarımı giydim çıktım. Arabaya binerken sallana sallana gittim. Bir güzel de boş olan sağ elimle babamlara el bile salladım. Nasıl bu kadar süre içerisinde bilgisayarımı almadığımı farketmeyip işe geldiğimde arabadan inerken farkettim anlamadım. Neyseki bizim kızlardan biri iki gündür hastaydı, onun bilgisayarına kuruldum. En azından maillerimi açabiliyor, çizimlerimi yapabiliyorum.

Şimdi herşey yolundaymış gibi gözüküyor değil mi?

28 Mart 2012 Çarşamba

Evimize Dair..

Bu aralar fırsat buldukça zamanımı evimizde geçirdiğimden bahsetmiştim. İş ile ev yakın olunca her öğle tatilinde soluğu yeni evimizde alıyorum. Haftasonları da malzeme seçimiydi, oydu buydu derken günler nasıl geçiyor anlayamıyoruz. Herşeye Cem ile beraber karar vermeye çalışıyoruz.. Evimizin her detayı bize ait olsun, bizim olsun istiyoruz. Ve tabi bunun için bu aralar bütün enerjimizi evimize ayırmış durumdayız.
Bize deli misiniz, hazır bir ev bulup alsaydınız diyenler oluyor ama o zaman o ev ne kadar güzel olursa olsun tamamen bize ait olmayacaktı ki. Şuan seçtiğimiz bir seramiğin döşendiğinde yaşadığımız sevinci, günlerce araştırıp bulduğumuz elektrik prizlerimizin takıldığını gördüğümüzdeki heyecanı o zaman yaşayamazdık kesinlikle. Bir ara musluk, taharet musluğu veya bir bataryayı kendimiz seçip almak bile bizi mutlu ediyor, düşünün.

Hazır bir ev bulduğunuzda tüm bu detaylarla uğraşmaktan kurtuluyorsunuz aslında ama ne kadar yorucu olsa da her şey bittiğinde bu evi biz yaptık, biz emek verdik demek bile yeter bize.
Baharda bahçemizde çaylarımızı yudumlarken pencerelerimize bakıp bu rengi biz kendimiz seçtik, bu aydınlatmaları biz taktık, çatının kiremitlerini ve deponun gazbetonunu araçtan indirmeye biz de yardım ettik demek için değmez mi herşeye..

 Bu arada mutfağımız harika oldu. Araştırmalar sonucunda seçimimizi İkea'dan yana kullandık. Ayırdığımız mutfak bütçesine göre sıradan imalatçılara klasik lam mutfaklar yaptırmaktansa lakeli olduğu için İkea'yı tercih ettik, tarzı da tam bize göre.
Montaj ekipleri de çok özenli ve hızlı çalıştılar. Sabah geldiler, akşam 5e kadar işleri bitmişti. Öğlen meraktan dayanamayp Cem ile beraber eve uğramıştık ancak bitmiş halini görmeden bu gece uyuyamayacağımı bildiğim için iş çıkışı ben tekrar gittim ;)) Hemen Cem' göndermek için bir sürü fotoğraf çektim. Ben daha evden çıkmadan merakından benden mutfağın bütün detaylarıyla ilgili fotoğrafları istedi.
 O mutfakta "beraber" yapacağımız yemekler için şimdiden sabırsızlanıyoruz.

Henüz seramikleri tamamlanmadı bu nedenle fotoğrafları paylaşmam için herşey bitmesini bekleyeceksiniz ;)

Evimizle ilgili önceki yazımda boyaları seçtiğimizi söylemiştim. İki gündür zımparalar ve tavan boyaları yapılıyor. Yarın da duvarlarımız renklenecek. Bakalım nasıl olacak.
Uygulandığındaki renk tonlarını daha önceden de çok iyi bildiğim için biz Marshallı tercih ettik ancak Dyonun da çok güzel renkleri var. Tavsiye ederim..

Hadi haftasonu gelsin artııııkkk..

27 Mart 2012 Salı

Evimize Bahar Gelmiş..

Tadilat sürecinde 27. güne girdik.
Bugün boyaya başlandı. En sonunda haftasonu duvar renklerimize de karar verdik. Salonumuzun nasıl gözükeceğini az çok gözümde kestirebilsem de yatak odası için risk aldım. Daha önce hiç kullanmadığım bir renk seçtim.
Cem'e kalsa hepsini aynı yapıp geçecektik ancak ben bu sefer içimdeki sesi dinledim.
Bakalım nasıl olduğunu yarın göreceğiz.

Evimizde vakit geçirmeye ikimiz de bayılıyoruz. Her fırsatta soluğu evde alıyoruz neredeyse. Pazar günü de ustalar çalışmadığı halde eve gitmek için kendimize bahane yarattık. Dış mekan için almayı düşündüğümüz aydınlatmada 2 alternatif arasında kalınca ikisinden de birer tane aldık ve doğru eve gittik. 3ümüzden de geçer notu alan soldaki apliği seçtik, ve sonra gidip devamını da aldık.


Evimizle işimiz bitince de kendimizi bahçeye attık. Nereye hangi ağacı dikeriz, kaç adet lamba kullanırız, köpeğimizi nereye bağlarız diye hesap kitap yaparken o bakımsız bahçede işte bu güzel iki pozu çektim.
Alp'in kopardığı papatyalardan birini de hemencik kulağıma iliştiriverdim.
Bu çiçek açan ağacın da erik olduğunu öğrendik, artık ilerleyen zamanlarda meyvelerini de yiyeceğiz..

 
Baharın bu güzel anlarını doyasıya yaşayamamak şuan için üzücü olsa da sonbaharın tadını sonuna kadar çıkaracağız o kesin..

13 Mart 2012 Salı

...

Evimizle ilgili önümüzdeki günlere anlatacak birşeyler kalsın istiyorum. (Aslında o kadar çok ki) Ama hem bazı şeyler netleşsin, hem de yeni fotoğraflar çekmeliyim. Tabi bazılarının da son ana kadar sürpriz kalması lazım. Bu nedenle evimizin tadilat işleriyle ilgili yazılara 2 günlüğüne ara veriyorum.

Seramiklerimin başına gelenler eğer yarın çözülebilirse perşembe günü size bundan bahsedeceğim.
Cuma günü de mutfak için ölçü almaya gelecekler. Seçtiğimiz mutfak ve mutfakla ilgili diğer araştırmalarımı da yavaş yavaş yayınlayayım bari.

Bu aralar düğünümüzle ilgili bilgilere ara verdim biraz, ama yarın organizasyon firmamızla görüşmeye gideceğim. Yarın kesin ben biraz daha gaza gelirim.. Düğün temalarından seçmeler ve bir kaç düğün fotoğrafıyla da blogumuzu şenlendirebilirim.


5 Mart 2012 Pazartesi

Evimiz - Tadilat Süreci

Çok yoğun bir haftasonuydu. Yorucu ama bir o kadar da keyifli..
Cuma günü evimizin tadilatına başlamıştık biliyorsunuz. Bir yandan evimizin yerleri sökülüp, duvarları yıkılırken biz de bu arada kullanmayı düşündüğümüz yeni malzemeleri halletmeliydik.
Öncelikle işe yer seramiklerinden başladık. Aslında mevcutta yerlerimiz ahşaptı, ancak alt katı komple yerden ısıtma yapmaya karar verince ısı geçirgenliği daha fazla olan bir malzeme seçmemiz gerekiyordu. Ahşabın sıcak dokusundan da vazgeçmek istemediğimiz için cumartesi sabahı evin son durumuna bakıp, ustalarla görüştükten sonra soluğu Ege seramiğin Kemalpaşa'daki fabrika satış mağazasında aldık. İki renk arasında kalmıştık ve bize göre daha rustik bir görüntü vereceğini düşündüğümüz Sandalwood Coconutı seçtik. Kaç m2 istediğimizi belirtip siparişimizi verdik. Salı günü malzemelerimiz alınıp evimize indirilecek. Nee seramik mi demeyin gerçekten ahşap gibi gözüküyor :) Kullanım ve temizlik olarak da ahşaptan daha avantajlı olduğunu söyleyebilirim..
Seramiklerimiz

Seçtiğimiz seramik ve düşündüğümüz mobilya renklerine göre duvarlarımızın rengine de karar verdik sayılır. En azından seçenekleri iki renge indirmiş durumdayız. Ben mürdüm ve uçuk pudrayı salonda kullanmak isterken, aslında şuan için Marshallın kum beji ve tiramisu kombini daha ağır basıyor. Alçısıvalarımız tamamen bittikten sonra renkle ilgili son kararımızı vereceğiz ancak eğer salonda bu rengi kullanamazsak yatak odamızda kesinlikle kullanacağım. Yoksa gerçekten içimde kalacak. Bunun dışında yatak odamızda mavi veya açık yeşil tonlarını da kullanabiliriz. Hatta büyük bir ihtimalle yatak başımız tarafına güzel bir duvar kağıdı yapacağız.

Bu arada hiç hesapta olmamasına rağmen çatımızdaki shinglelar da değişiyor. Shinglelar evet çok güzel ancak çok sık bakım gerektiriyor. Geçen sene çatının akıtan bir kısmına tadilat yaptırmıştık ancak gördükki bu sene bir tadilat daha gerektirecek, biz de hazır tadilata girişmişken çatıyı da komple yenileyelim istedik veeeee kiremit yapmaya karar verdik. E gidip kiremitleri de halletmek gerekiyordu tabi. Ben genelde alaturka modellerini beğeniyorum, ama fiyatı daha uygun olduğu için marsilya modeli yapılmasına karar verildi.. Nasıl olsa biz görmeyeceğiz ;))

Şimdilik evimizdeki tadilatla ilgili son durum bu şekilde. Ev biraz daha şekillendikçe ve yeni malzemeler seçtikçe burada paylaşacağım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...