Deniz Temalı Düğünler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deniz Temalı Düğünler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Salıncakta Gelen Teklif


Siz siz olun, arkadaşlarınızın ısrarlarına ve tesadüflere inanın...

Tango gecesiyle tanıştılar

Sidal:
Bundan dört sene önce ortak arkadaşlarımızca zorla götürüldüğümüz bir tango gecesinde tesadüfen tanıştık. Kalabalık bir gruptuk, herkes dans ederken biz onları izleyip muhabbet etmeyi tercih etmiştik. Sonrasında yine aynı arkadaş grubumuzla ortak organizasyonlarımızda karşılaştık. Beraber Altay maçlarına ve çeşitli konserlere gide gele arkadaşlığımız ilerlemeye başlamıştı. Ve dört - beş ayın sonrasında birbirimize artık aşk dolu komik sıfatlar takmaya başlamıştık. Hala da birbirimize “aşkım” demez, orijinal ve eğlenceli sıfatlar takar öyle hitap ederiz.

Cem: Bu arada üç sene önce beraber dans dersleri aldık. Hatta bunu herkesten gizlemiştik; ancak sonra bir organizasyonda kendimizi ele verdik.
Evlenmeye karar verdiler

Ooo işte bu hayatımızdaki en en özel günlerden biriydi. Sanırım Cem anlatmalı.

Cem: Kendi ellerimde bir salıncak yapıp baş başa olacağımız bir piknik organize etmiştim. Hiçbir şeyden haberi olmayan Sidal ile piknik alanında salıncağı asmak için uygun bir ağaç bulduk ve salıncağı kurduk. Önce ben bir sağlam mı diye denedikten sonra heyecanla sallanmak için çırpınan eşimi oturtup sallamaya başladım. Sonrasında bir anda önüne geçip diz çöktüm, içimden gelenleri söyleyiverdim. Sanırım daha önce hiç planlanmamış ve o an ortaya çıkmış bir an olarak düşünmüştür ilk başta. Ama ben bunun için aylarca uğraştım diyebilirim.

Sidal:
Hayalimin ötesinde inanılmaz bir an oldu. Çok orijinal ve tam Cem’e göre bir evlenme teklifiydi. Hiç düşünmeden “evet” dedim. Hala anlatırken o günü heyecanla hatırlıyoruz. Şimdi o salıncak kendi evimizin bahçesinde...
Düğün mekanında deniz sevdası belirleyici oldu

Cem: İkimiz de denizi çok seviyoruz bu nedenle özellikle deniz kenarında bir düğünümüz olmasını çok istiyorduk. Ilıca Otel kesinlikle ikimizin de hayalindeki yerdi. Deniz kenarı olmasının dışındaki en önemli kriterimiz gerçekten kaliteli hizmet verebilecek, misafirlerimizin de memnun kalacağı bir mekanı seçmekti. 

Sidal: Bu nedenle başka hiçbir mekanı gezmeye bile gerek duymadan bir sene öncesinden gidip Ilıca Otel ile anlaşmamızı yaptık ve aklımıza hiçbir şey takılmadan her şeyiyle düğünümüzü onlara teslim ettik. Düğünümüzle ilgili verdiğimiz en doğru kararlardan biriydi sanırım. Özellikle Pınar Hanım’ın desteğini ve yardımlarını unutmamız mümkün değil.

Deniz temalı şık bir düğün

Sidal:
Daha düğün tarihimiz kararlaştırılmadan önce düğünümüzün konseptinin ne olacağı belliydi. Deniz temalı sade ve şık bir konsept istedik. Abartılı süslenmiş bir düğündense, masanın ortasında yüzen balıkları ve mekanı süsleyen fenerleri, palmiyeleri tercih ettik. Klasik aranjmanlardansa herkesin aklına kazınası bir tema istemiştik başından beri. Cem: Düğünümüzün akışıyla ilgili en önem verdiğimiz konu ise nikahımızın aynı mekanın farklı bir bölümünde kokteyl sırasında kıyılması ve sonrasında yemeğe geçilmesiydi. Böylelikle masaları tek tek gezip vakit kaybetmeden nikah sonrasında tebrikleri kabul ederek eğlencemizden çalmamış olduk.

Düğünün tasarım harikaları

Sidal:
Davetiyelerimizi ve davetli hediyelerimizi Reçine Atölye olarak kendimiz hazırladık. Davetiye olarak şişe davetiye tercih ettik. Şehir dışındaki misafirlerimiz için de kartpostallar hazırladık. Misafirlerimize düğünümüzden bir hatıra bırakmak için de deniz temalı peçete halkaları yaptık. Kokteyl sırasında da dilek köşemizin yanına kurduğumuz şeker barında kayıklar ve külahlar içerisinde misafirlerimize çikolatalar ikram edildi.

İlk dansa destek

Bizim için en özel olan anlardan biri ilk dansımıza güzel bir kareografiyle arkadaşlarımızın da katılmış olmasıydı. Hepsine ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz.

Damadı sokakta oynatırlar

Cem:
Gelin almaya giderken davul zurna ile arkadaşlarımızla konvoy halinde gelin evine gittik. Ve oradan da eşimi alıp otele geçecektik. Normalde kız tarafı damadın önünü keser, bizimkinde benim kardeşim gelin evinden çıkarken benim önümü kesti. Ve bahşişi almadan arabamıza yol vermedi. Otele girerken de arkamızdan gelen arkadaşlarımız bir anda önümüzü kesip bizi arabadan indirdiler ve sokağın ortasında bir güzel oynattılar. Tüm oteldekiler ve yoldan geçenler bizi izliyordu. En unutulmaz anlarımızdan biriydi.

................................

Yazının Tamamı İçin Tıklayınız..



8 Nisan 2013 Pazartesi

Deli Kızın Düğünü


Deli bir kızın düğünü nasıl olur. İşte böyle.
Fazla mı casual olmuş sanki? ama iyi olmuş yaniiiiii.
Takmış takıştırmış, sürmüş sürüştürmüş havalarında evliliğin doya doya keyfini çıkarıyor hanım kızımız belli.
Hadi her şey tamam da o tırnaklar olmamış, olmamııııışşşşşş...
Damat diye tahmin ettiğim şu delikanlı da okuldan kaçmış hadi bir evleneyim modlarında.
Fotoğraflar gerçekten harika.
Fazlasıyla doğal ve tam dozunda olmuş.
Şimdi buradan gidip okula geri mi dönecekler ben onu merak ettim.
Huuuuuuuuuwww bu pozu istiyorummmmm...


Photographer: MickoPhoto//Event Designer: Linnea Adams//

7 Mart 2013 Perşembe

Düğünde Palmiye Yaprakları

Biz denizi seven bir ırkız. "Ayağımı denize sokamadım daha." diye söylenecek kadar önemlidir bizim için. Yaz düğünlerinde de sıklıkla deniz temaları kullanmak isteriz. Bizim temalar "navy" yani "denizci"den ziyade kum, güneş, midye kabuğu üçlüsü arasında.

Bu üçgenden çıkıp, orjinal bir deniz konsepti yaratmak isterseniz daha tropik bir tema önerebilirim size: Palmiye yaprakları.

Düğünü zaten İzmir'de yapıyorsanız, karşınıza çıkan ilk ağacın palmiye olması işinizi hayli kolaylaştırır. Diğer şehirlerde ise bu havayı yaşatmak için sadece palmiyenin yapraklarını aksesuarlarda kullanabilirsiniz. Masa örtüsünün kenarlarında, peçetelik, peçete halkası veya sadece masa süsü olabilirler. Koyu yeşil ve turuncu kontrastını hatırlatmakta fayda var.


gelinish

15 Ocak 2013 Salı

Düğününüzü "Kişiselleştirin"!



Düğün konseptinizi belirlerken önemli olanlar; KONU, TARZ ve RENKLER.
Konu hayatınıza dair sevdiğiniz, değer verdiğiniz herhangi bir şey olabilir. Örneğin, tanıştığınız şehir Paris mi? Kedileri çok mu seviyorsunuz? Deniz tutkunuz mu var, deniz kabuklarını ve incileri estetik mi buluyorsunuz? Yelken en sevdiğiniz hobi mi? İkiniz de dalışa mı meraklısınız? Düğününüzde sevdiğiniz Ege kıyılarını ve Bodrum havasını mı yaşatmak istiyorsunuz? Mavi beyaz bir düğün ve begonviller tam size göre olabilir.. Prensesler gibi ihtişamlı"altın" gibi bir düğün istiyorum mu diyorsunuz?... Jane Austin romanlarındaki gibi eski İngiliz tarzını yansıtmak istermiydiniz? "Herşeyin eskisi daha güzel" diyenlerdenseniz romantik dantellerle süslü Vintage tarzda bir kutlamaya ne dersiniz? Esprili ve karikatürlü bir davetiye mi hoşunuza gider? Düğününüzde kırmızı klasik bir araba kullanma fikri sizi heyecanlandırıyor mu? Kelebekler, yeşil elma, ayçiçeği ya da size ilham veren, hoşunuza giden her tema mümkün olabilir.
Sizi ve eşinizi en iyi yansıtan hangisi? Birlikte düşünün ve karar verin, emin olun çok hoşunuza gidecek ve düğününüz sıradanlıktan kurtulacak... Düğün süslemeleriniz, davetiyeniz, nikah şekeriniz, pastanız, el buketiniz, fotoğraflarınız hatta gelin ayakkabınıza kadar bunu yansıtabilirsiniz :) Aşağıdaki görsellerde farklı temalarda düğünler var, ilham alabilirsiniz...

Düğün organizatörünüze istediğiniz temayı söyleyin, onlar da bu doğrultuda size güzel fikirler verip yönlendireceklerdir. Daha küçük bir kutlama yapmak isterseniz özgürsünüz! Kendiniz birşeyler yaratabilirsiniz, ya da el yapımı şeyler satın alabilirsiniz...
Unutmayın gerçek farkı "detaylar" yaratır! :)

Düğününüz sıradan mı, yoksa "sizin" düğününüz olduğu belli mi? Nasıl cep telefonunuzu veya evinizi sevdiğiniz şekilde düzenliyorsunuz, düğününüz de sizi ve eşinizi yansıtmalı! Sevdiğiniz şeyleri düğününüzde görmek düğünü daha akılda kalıcı ve özel kılacaktır.







3 Ekim 2012 Çarşamba

Yaz Düğünleri Trendleri

Kendi düğünümüzle ilgili detaylara biraz ara verip evlilik hazırlığı yapanlar için azcık ilham verici fikirler paylaşma zamanım geldi artık.. 

Bu yıl 4 konsept yıla damgasını vurmuş durumda. Önümüzdeki sene de aynı konseptler moda olacak gibi.. Bu konseptler için belirleyici olan öncelikle mekan seçiminiz olacaktır tabi..

Biz farkında olmadan bu konseptler içinden deniz konseptini neredeyse tamamıyla gerçekleştirmişiz sanırım ;)) (daha önce bu yazıyı okusam bu kadar denk gelemezdi, kesin)

Benim deniz konseptinden sonraki favorim tabi kesinlikle bağbozumu konsepti. Bu konsepti bir arkadaşım için yapmazsam kesinlikle içimde kalacak. (aldın mı mesajı gözdecim)

Şimdi bakalım bahar düğünleri için trendler nelermişşş?

25 Eylül 2012 Salı

Düğün Konseptimiz (Vol. 2)

Şimdi gelelim düğünümüzle ilgili diğer küçük ayrıntılara..
Otelin girişinde misafirlerimizi bu bilboard ile karşıladık. Enteresan bir şekilde tahmin etmediğimiz halde herkes bu bilboardun yanında fotoğraflar çekilmiş ;)
Klasik böyle her yere kafa kafaya çekilmiş fotoğraflar konulması bana biraz basit geliyor. Bu nedenle Cem'in seneler önce çektirdiğimiz bu komik fotoğrafı hazırlatmasıyla enteresan bir poster çıktı ortaya..

 

Misafirlerimiz için klasik nikah şekerlerinden hazırlamak yerine hatıra olması adına peçete halkalarından hazırladığımızı anlatmıştım. Ancak yine de nikah sonrası şeker dağıtmamak olmazdı tabi. Bunun için bir şeker köşesi hazırladık.
Kavanozlara çeşit çeşit şeker ve çikolatalar koyduk.
Misafirlerimiz için içleri şekerlerle dolu hazır külahlar hazırladığımız gibi kendileri arzu ettikleri şekerlerden alsınlar diye ayrıca beyaz dantel külahlar ve kayıklar da hazırladık.
Kayıklarımızın üzerine Sidal&Cem yazıp üzerine de simitlerimizi yapıştırdık. Bu simitlerim bildiğimiz polo şekerlerden yapıldığına inanmayan bazı arkadaşlar resmen söküp yemişler bile ;)))
(bizzat kendi orjinal fikrimdir, tebrikler tarafımca kabul edilir)
Külahlarımız yine peçete halkalarımızla uyumlu bir şekilde çuval bezinden hazırlandı. İçlerine de tüllerden şeker keseleri yapıldı. Teyzemin harika el becerisiyle çok şirin şeyler çıktı ortaya.



Bir diğer köşemiz de dilek ve takı köşemizdi.
Define sandığımıza misafirlerimiz bizim için hediyelerini koydular. Böylelikle tebrikleri kabul ettiğimiz sırada hem üzerime herhangi birşey takılmamış oldu, hem de böylelikle takı töreni diye adlandırılan merasim yarım saat bile sürmeden çabucak bitiverdi.
Klasik anı defterlerine alternatif olarak misafirlerimiz hazırlamış olduğumuz kağıtlara dileklerini yazıp zarflara koyup dilek kafesimize de notlarını yazdılar..
Love çerçevelerimiz olmassa olmaz. İnciler de ne kadar da hoş gözüküyor değil mi?
Şimdi evimize de anlam katmak için kendilerine uygun bir yer bekliyorlar.

Bu postta görmüş olduğunuz herşey bizim aile heyeti tarafınca tek tek hazırlandı..
Özellikle peçete halkaları benim tasarımım ve büyük bir kısmı da teyzemin el emeğiyle daha da bir anlamlandı.
Ailemizde herkesin düğünümle ilgili bir emeği var zaten. Kimi fikir verdi, kimi motive etti, kimi benimle günlerce sabahladı, kimi taşıdı, etti, malzeme tedarik etti.
Ama sonuç olarak hep beraber harika işler çıkardık.
Evimiz günler öncesinden tam bir düğün evi havasındaydı. Herkes düğünümüze birşeyler katabilmek için yanımızdaydı. Gelen misafirler bile bir işin ucundan tutabilmek için büyük çaba içerisindeydi. Çok yorulduk, çok uğraştık ama sonunda harika işler çıkardık ortaya. Zaten herşey bitip kolilendiğinde herkesin suratında acaip bir tebessüm vardı. İşte o an yalnız olmadığınızı ve ne kadar çok seveniniz olduğunu hissediyorsunuz. Bu mutluluk herşeyden farklıymış.
Sevdiklerimiz sayesinde düğünümüzle ilgili şöyle bir baktığımda keşke şunu da yapsaymışız dediğim hiçbir şey kalmadı kesinlikle.
Dilek fenerlerim rüzgarın azizliğine uğradı ama rüzgar sonradan durdu ya, inanın o bile umrumda değil artık.
Bizim için emek harcayan, zamanını bize ayıran, uğraşan, fikirler veren kuzenlerime, arkadaşlarıma, ailelerimize çok çok çok teşekkür ediyorum.

Burdan küçük bir sürprizin de ipucunu vereyim. Bir hayalim vardı benim geçen sene. Onun gerçekleşmesi için düğünümüz büyük bir adımdı. Şimdi o hayallerime daha yakın olduğumu hissediyorum.
yakında güzel haberler verebilirim sizlere;)))

20 Eylül 2012 Perşembe

Düğün Konseptimiz (vol1)

Bir önceki yazımde sıralama vermiştim ama bir türlü gelin alma kısmındaki fotoğrafları eleyemedim. baktıkça ağlıyorum ne yapayım.
Madem öyle o zamaaaan ben de hemen düğün dekorasyonumuz ve konseptimizle ilgili detayları paylaşayım. Korkarım uzun bir yazı olacak.
Öncelikle kısaca yaşadığımız süreci anlatmakla başlayım.
Cem ile en başından beri iki hayalimiz vardı. Biri kır düğünü, ikinci deniz kenarı . Nişanımızı kır düğünü tadında evimizin bahçesinde yapmaya karar verince, zaten düğünümüzün daha en başında deniz kenarında olacağı belliydi. Cem'in de Ilıca Otel hayali olunca zaten hiç bir yere bakmadan direk Ilıca Otel ile tam bir sene öncesinden anlaşmıştık.
Bundan sonrasında geriye konsept belirlemesi kalmıştır diyeceksiniz ama benim deniz kenarı hayali kurduğumuda konseptim zaten belliydi;) Her yerde konsepte uygun halatlar, inciler, kayıklar ve hatta masanın ortasında yüzen balıklar hayal ettim.
İşte bu süreçten sonrası bizim için zor oldu. Hangi organizasyon firmasına gitsek "nasıl yani? balık mı?" dediler. Anlaştığımız firmada her ne kadar ilk başta beni vazgeçirmeye çalışsa da yılmadık. Hatta istediğimiz büyük şarap kadehlerini buralarda bulamayınca Polonya'dan falan getirttiler. Ancak maalesef düğün günümüzde Çeşme'deki rüzgarın azizliğine uğradıklarından masa ortalarında büyük kadehlerimiz değil, ancak  alçak olan diğer alternatiflerimiz kullanıldı. Tabi her şekilde yine de içlerinde balıklarımız vardı. Zaten tamamını yüksek kadehlerden yapmayı düşünmüyorduk. Yarısı alçak, yarısı yüksek olacaktı. Tamamı yüksek olduğunda insanların sahneyle bağlantısının kesildiğini ve insanların aynı masada bile birbirinden kopuk kaldıklarını düşünenlerdenim. Gerçi biz kadehlerimizi seçerken insanların birbirini görebilecek boyda olması için özellikle uğraştık. Ama kısmet olmadı ne yapalım. Sonuçta içi su dolu be kadehin misafirlerimizin üzerine devrilme riskini alamazdık.
Balıklarımızla ilgili süreci atlattıktan sonra sıra geldi diğer aşamalara. Masada yoğun çiçek istemiyordum, tamamen sade ama şık olmalı ve odak noktası sadece balıklarım olmalıydı. Bu nedenle çiçekler beyaz, balıklarımız turuncu japonlardan seçildi.

6 Eylül 2012 Perşembe

Son 2 gün..

Büyük güne sadece 2 gün kaldııı.. heyecan dorukta.. Şuan düğünle ilgili kendi ellerimizle hazırladığımız detaylardan birini daha tamamlamış olmanın huzuruyla bu saatte oturdum bilgisayar başına.. Yarın İzmir'deki evimizin bahçesinde (yani Reçine'de) fotoğraf çekimi yapacağız. Sağolsun bu konuda kuzenim bize destek olacak. Fotoğraf çekimimiz de tamamlandıktan sonra cidden cumartesi gününe kadar elimi hiiiiiiçbir şeye sürmeyeceğim. Sadece ve sadece dinlenip o güne hazırlanacağız..
O güne kadar bir daha yazmaya fırsat bulurmuyum bilemiyorum. Ama tüm detayları 17sinde tek tek tek anlatacağım.
Bu arada bugün şeker barımızda kullanacağımız şeker ve çikolatalarımızı aldık. Korkarım çok güzel olacaklar.. Şeker barından misafirlerimizin şekerlerini alabilmeleri için de külahlar ve kayıklar yaptık. Kayıklar birrrr şahaneeee.. Külahlar da peçete halkalarımız ve davetiyelerimizle takım oldular..
herhalde artık onların fotoğrafını yarın sabahtan çekebilirim.

Otelin girişindeki billboarda asılmak üzere hazırlanmış olan posterimiz de yarın basılacak. Yine konseptimize uygun deniz kenarında çekilmiş olduğumuz çılgın bir fotoğrafımız vardı eskilerden kalma. Gayet doğal, çekerken çok eğlendiğimiz, ertesi gün de bizi yerimizden kıpırdatmayan bir pozdu gerçekten de.. Tekrar bakınca o zamanlar çektiğim bel ağrılarını hatırladım..

Nedense klasik öyle omuz omuza, yanak yanağa çekilip konulmuş fotoğrafları pek haz etmiyorum. Bana kalsa direk kumsala yazdığımız sc harflerini kullanalım diyecektim hatta sırf öyle mucuk mucuk bir pozumuz olmasın orada diye.. ama Cem'den bu resmimizi kullanma fikri gelince "işte bu" dedim. Zaten diğerinin çözünürlüğü bizim bilboard için yeterli olmayacakmış..
Tabi bunun üzerinde bazı küçük oynamalar yapıldı. Ama yüklü bir dosya olduğundan koymayım dedim buraya..

Bakalım siz beğenecek misiniz :)))

24 Temmuz 2012 Salı

Ünlü Düğünleri; Oktay Kaynarca & Melek Angun

Bir düğün blogu yapıp bu senenin gündemdeki düğünlerinden bahsetmemek olmaz.
Önceliğimiz benim de hem kendisine hem de düğün konseptine hayran olduğum Oktar Kaynarca'nın düğünü..
Kilyos'ta, deniz kenarındaki bir mekanda (Solar Beach) gerçekleşen bu düğün için her türlü detay düşünülmüşe benziyor. Yurtdışından bambular ve tropikal ağaçlar getirtilmiş, düğünün gerçekleşeceği mekan beyaz ve turkuaz renklerle süslenmiş. Varillerde yakılan ateşler ve meşaleler ambiyansı ayrı bir özel kılmış olmalı diye düşünüyorum, özellikle benim bu düğünde en beğendiğim fikirlerden biri budur.

Nikahın gerçekleşeceği kumsala inen yolun yarısına kadar gelin hanımın seçtiği müzik kullanılırken, yolun yarısında mikrofonu elinen alan damat bey "buraya kadarını gelin hanımın müziğiyle geldik, ama bundan sonrası benim müziğim olsun istiyorum demiş. Ve hemen arkasından Harputluyum türküsü duyulunca konuklardan büyük alkış kopmuş.

Düğünün müzik düzenlemeleri ise ünlü Dj Suat Ateşdağlı'ya aitmiş. Sonra da Kenan Doğulu konukları coşturmuş.. Diğer ünlüler de sırayla sahne alıp Oktay Kaynarca'ya jestler yapmışlar. Ancak en büyük alkışı ritimde Erkan Petekkaya'nın, bağlamada Olgun Şimşek ve davulda Oktay Kaynarca'nın bulunduğu performans almış olmalı.

Oktay Kaynarca evlendi

Oktay Kaynarca ve reklamcı eşi Melek Angun'e mutluluklar diliyoruz..
Kaynak
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...