DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2013 Perşembe

DIY - Pom Flower

Şu topları sevmeyen yoktur herhalde. 
Rengarenk toplar artık her partiyi süsler oldu.
Yapımı da kolay olunca herkesin kolaylıkla yapabileceği bu toplarla siz de partilerinize eğlenceli bir görüntü katabilirsiniz.

18 Mart 2013 Pazartesi

DIY - Kapı Süsleri


Burlap Wreath- 14" Natural Burlap Wreath
Bunu yapmak istiyorum bu aralar.
Arşivimden buldum çıkardım.
Ertelemiştim zamanında ama şimdi görünce tekrar heyecanlandım.
Bakalım ne zaman bitecek ;)

1 Şubat 2013 Cuma

Peçete Halkaları

Bu aralar her misafirimize farklı bir masa düzeni yapmaya, kendimi aşmaya çalışıyorum.

Evimizde her tarza uygun bir sürü peçete halkası ve renk renk peçeteler varken ben hala daha yeni neler alabilirim, ne yapabilirim derdindeyim.
Bunlar da araştırmalarımdan bazı örnekler. Koleksiyonuma burdaki örneklerden bazılarını eklemeye başladım bile. 
Misafirlerimiz için sofrayı güzelleştirmek için sadece tabak çanak yetmiyor biliyorsunuz. Soframızı özel kılmak için kullandığımız aksesuarlar ve sunduğumuz yemekler de çok önemli.  
Ben bu aralar aksesuarlara takmış durumdayım. Kim durduracak beni bilmiyorum ;)))

Dantel, tığ işi, örgüdür falan yapmayı hiç beceremem ama çok seviyorum böyle şeyleri.
Neyseki çevremde bu konuda çok hünerli kişiler var. İsteklerimi hiçbir zaman geri çevirmiyorlar..
Dantel bardak altlıklarım ve amerikan servislerime bir de peçete halkası eklemeye karar verdim şimdi ;)))


Peki ya bu modele ne dersiniz. Vintage sofralarımız için..

Bu tarçınlı olanı da koleksiyonuma eklemeye karar verdim. Bu haftasonu hazırlıklara başlıyorum.
Yeni yemek takımlarım ve peçetelerimle harika olacaklar.

Ve bunlar benim el emeğim. Elimdeki malzemelerden oturup uğraşmıştım. Çok da beğendim. Serisi hazır bile. Hatta sanırım biraz fazla abarttım ;)

Bu peçete halkalarım artık meşhur oldular zaten.
Deniz konseptli düğünümüz için kendim yapmıştım. Misafirlerimiz için hediye olarak hazırlanmıştı. Çok da beğenildi. Hatta düğünden sonra almayan kalmamıştı. Şimdi arkadaşlarımıza, aile dostlarımızın evine gittiğimizde, sakladıklarını ve kullandıklarını görüyorum. Çok çok çok hoşuma gidiyor.
Şaka maka oturduk 350 tane peçete halkası yaptık. Ve bana bir tane bile kalmadı.
Yaza doğru oturur yaparım yine. Eeee yazın gelecek misafirlerimizi yaz konseptli bir sofrayla ağırlamak lazım değil mi ama;)))

13 Kasım 2012 Salı

KIrabiye

Evet bugün size sevgili kuzenlerim Itır ve Kamer'in kurabiyelerinden bahsedeceğim.
Bu aralar yeni bir heyecan içerisindeler. Hazırladıkları birbirinden güzel kurabiyelerden bazılarını sizler için blogumda da yayınlamak istedim. Bakalım sizler nasıl bulacaksınız.

25 Eylül 2012 Salı

Düğün Konseptimiz (Vol. 2)

Şimdi gelelim düğünümüzle ilgili diğer küçük ayrıntılara..
Otelin girişinde misafirlerimizi bu bilboard ile karşıladık. Enteresan bir şekilde tahmin etmediğimiz halde herkes bu bilboardun yanında fotoğraflar çekilmiş ;)
Klasik böyle her yere kafa kafaya çekilmiş fotoğraflar konulması bana biraz basit geliyor. Bu nedenle Cem'in seneler önce çektirdiğimiz bu komik fotoğrafı hazırlatmasıyla enteresan bir poster çıktı ortaya..

 

Misafirlerimiz için klasik nikah şekerlerinden hazırlamak yerine hatıra olması adına peçete halkalarından hazırladığımızı anlatmıştım. Ancak yine de nikah sonrası şeker dağıtmamak olmazdı tabi. Bunun için bir şeker köşesi hazırladık.
Kavanozlara çeşit çeşit şeker ve çikolatalar koyduk.
Misafirlerimiz için içleri şekerlerle dolu hazır külahlar hazırladığımız gibi kendileri arzu ettikleri şekerlerden alsınlar diye ayrıca beyaz dantel külahlar ve kayıklar da hazırladık.
Kayıklarımızın üzerine Sidal&Cem yazıp üzerine de simitlerimizi yapıştırdık. Bu simitlerim bildiğimiz polo şekerlerden yapıldığına inanmayan bazı arkadaşlar resmen söküp yemişler bile ;)))
(bizzat kendi orjinal fikrimdir, tebrikler tarafımca kabul edilir)
Külahlarımız yine peçete halkalarımızla uyumlu bir şekilde çuval bezinden hazırlandı. İçlerine de tüllerden şeker keseleri yapıldı. Teyzemin harika el becerisiyle çok şirin şeyler çıktı ortaya.



Bir diğer köşemiz de dilek ve takı köşemizdi.
Define sandığımıza misafirlerimiz bizim için hediyelerini koydular. Böylelikle tebrikleri kabul ettiğimiz sırada hem üzerime herhangi birşey takılmamış oldu, hem de böylelikle takı töreni diye adlandırılan merasim yarım saat bile sürmeden çabucak bitiverdi.
Klasik anı defterlerine alternatif olarak misafirlerimiz hazırlamış olduğumuz kağıtlara dileklerini yazıp zarflara koyup dilek kafesimize de notlarını yazdılar..
Love çerçevelerimiz olmassa olmaz. İnciler de ne kadar da hoş gözüküyor değil mi?
Şimdi evimize de anlam katmak için kendilerine uygun bir yer bekliyorlar.

Bu postta görmüş olduğunuz herşey bizim aile heyeti tarafınca tek tek hazırlandı..
Özellikle peçete halkaları benim tasarımım ve büyük bir kısmı da teyzemin el emeğiyle daha da bir anlamlandı.
Ailemizde herkesin düğünümle ilgili bir emeği var zaten. Kimi fikir verdi, kimi motive etti, kimi benimle günlerce sabahladı, kimi taşıdı, etti, malzeme tedarik etti.
Ama sonuç olarak hep beraber harika işler çıkardık.
Evimiz günler öncesinden tam bir düğün evi havasındaydı. Herkes düğünümüze birşeyler katabilmek için yanımızdaydı. Gelen misafirler bile bir işin ucundan tutabilmek için büyük çaba içerisindeydi. Çok yorulduk, çok uğraştık ama sonunda harika işler çıkardık ortaya. Zaten herşey bitip kolilendiğinde herkesin suratında acaip bir tebessüm vardı. İşte o an yalnız olmadığınızı ve ne kadar çok seveniniz olduğunu hissediyorsunuz. Bu mutluluk herşeyden farklıymış.
Sevdiklerimiz sayesinde düğünümüzle ilgili şöyle bir baktığımda keşke şunu da yapsaymışız dediğim hiçbir şey kalmadı kesinlikle.
Dilek fenerlerim rüzgarın azizliğine uğradı ama rüzgar sonradan durdu ya, inanın o bile umrumda değil artık.
Bizim için emek harcayan, zamanını bize ayıran, uğraşan, fikirler veren kuzenlerime, arkadaşlarıma, ailelerimize çok çok çok teşekkür ediyorum.

Burdan küçük bir sürprizin de ipucunu vereyim. Bir hayalim vardı benim geçen sene. Onun gerçekleşmesi için düğünümüz büyük bir adımdı. Şimdi o hayallerime daha yakın olduğumu hissediyorum.
yakında güzel haberler verebilirim sizlere;)))

20 Eylül 2012 Perşembe

Düğün Konseptimiz (vol1)

Bir önceki yazımde sıralama vermiştim ama bir türlü gelin alma kısmındaki fotoğrafları eleyemedim. baktıkça ağlıyorum ne yapayım.
Madem öyle o zamaaaan ben de hemen düğün dekorasyonumuz ve konseptimizle ilgili detayları paylaşayım. Korkarım uzun bir yazı olacak.
Öncelikle kısaca yaşadığımız süreci anlatmakla başlayım.
Cem ile en başından beri iki hayalimiz vardı. Biri kır düğünü, ikinci deniz kenarı . Nişanımızı kır düğünü tadında evimizin bahçesinde yapmaya karar verince, zaten düğünümüzün daha en başında deniz kenarında olacağı belliydi. Cem'in de Ilıca Otel hayali olunca zaten hiç bir yere bakmadan direk Ilıca Otel ile tam bir sene öncesinden anlaşmıştık.
Bundan sonrasında geriye konsept belirlemesi kalmıştır diyeceksiniz ama benim deniz kenarı hayali kurduğumuda konseptim zaten belliydi;) Her yerde konsepte uygun halatlar, inciler, kayıklar ve hatta masanın ortasında yüzen balıklar hayal ettim.
İşte bu süreçten sonrası bizim için zor oldu. Hangi organizasyon firmasına gitsek "nasıl yani? balık mı?" dediler. Anlaştığımız firmada her ne kadar ilk başta beni vazgeçirmeye çalışsa da yılmadık. Hatta istediğimiz büyük şarap kadehlerini buralarda bulamayınca Polonya'dan falan getirttiler. Ancak maalesef düğün günümüzde Çeşme'deki rüzgarın azizliğine uğradıklarından masa ortalarında büyük kadehlerimiz değil, ancak  alçak olan diğer alternatiflerimiz kullanıldı. Tabi her şekilde yine de içlerinde balıklarımız vardı. Zaten tamamını yüksek kadehlerden yapmayı düşünmüyorduk. Yarısı alçak, yarısı yüksek olacaktı. Tamamı yüksek olduğunda insanların sahneyle bağlantısının kesildiğini ve insanların aynı masada bile birbirinden kopuk kaldıklarını düşünenlerdenim. Gerçi biz kadehlerimizi seçerken insanların birbirini görebilecek boyda olması için özellikle uğraştık. Ama kısmet olmadı ne yapalım. Sonuçta içi su dolu be kadehin misafirlerimizin üzerine devrilme riskini alamazdık.
Balıklarımızla ilgili süreci atlattıktan sonra sıra geldi diğer aşamalara. Masada yoğun çiçek istemiyordum, tamamen sade ama şık olmalı ve odak noktası sadece balıklarım olmalıydı. Bu nedenle çiçekler beyaz, balıklarımız turuncu japonlardan seçildi.

6 Eylül 2012 Perşembe

SidalCem Kadehleri

Düğünümüzde bir teşekkür konuşması yapmayı planlıyoruz. Masa masa dolaşıp misafirlerimizi öpüp hem onların, hem kendi zamanımızdan çalmaktansa, bu işi nikah sonrası kokteyl sırasında halledelim ve sonrasında herkes masalarına geçtikten sonra ilk dansımızla birlikte herkes eğlenceye geçsin ve gecenin tadını çıkarsın istiyoruz. Tam olarak zamanlamasını kestiremesek de herhalde ya pastadan sonra yada yemekler yenildiği sırada bir teşekkür konuşması yapıp, misafirlerimizle geleceğimize bir kadeh kaldırmak istiyoruz. Kadehlerimiz kalkarken de fotoğraflarımız içerisinde böyle güzel küçük bir detay anı olarak kalsın istedik. Kim bilir o kadehler daha daha başka hangi mutlu anlar için kalkacak..

Gerçi ben yine bu kadehleri kendim yapmaya niyetlenmiştim. Tül ile süsleyip gelin&damat yapacaktık ancak internette dolaşırken güzel bir site keşfettim. Boyamayla böyle kadehler yaptıklarını görünce hiç düşünmeden hemen siparişini verdim. Saç rengimi, buketimin rengini söylemem yeterli oldu ve bu harika kadehler 10 gün sonra elime ulaşıverdi. Bu arada gelinliğim balık değil ancak kadehin formundan mecburen böyle oluyor tabi. Şimdi tülden onun altına güzel bir etek yapacağım.. Ve bizimle birlikte o özel gün için bu iki şirin şey hazır olmuş olacaklar.

Bu arada kadehlerimizin evimizde de yerleri hazır. Cem'in daha önce aldığı gelin&damat su bardaklarıyla birlikte büfemizde kardeş kardeş takılacaklar ;))


3 Eylül 2012 Pazartesi

Kına Gecem

Nerden başlayım bilemedim.. Aslında bugünkü amacım cuma günkü düğün koordinasyon toplantımı ve perşembe günkü gelinlik provamı anlatmaktı ama dün gece o kadar güzel bir kına gecem oldukiiiiii önce ondan bahsetmek istedimmmm..
Çok uzatmadan direk fotoğraflara geçeyim diyorum ;))

Kınamız Reçine'de yani evimizin bahçesinde oldu. En az düğünümüz kadar özendiğimiz bir geceydi. Tüm süsleme ve organizasyon tarafımızca hazırlandı. bana deli diyenler, şaşırmışsın sen diyenler olduu ama yılmadımmmm ;) (daha da bitmedi bu arada)
İştee daha nişan zamanından beri hayalini kurduğum dilek ağacımız.. Aslında bir armut ağacıydı ;))))) O zaman fırsat bulamamıştım hazırlamaya ama kınada yapmasam gerçekten içimde kalacaktı.
Ağaca çıkmışken çürüyen armutları da temizlettiler bana..
Girişe "Sidal & Cem Evleniyor" banner yaptırdık. Burdan şirin şeyler fabrikasına teşekkür ediyorum.
Harikaydı.. Herkes bol bol fotoğraf çekildi önünde.
Ve dilek köşemizzz.. Masamızda kına çantalarımız, Meltemciğimin kurabiyeleri, dilek kağıtlarımızın bulunduğu kuş kafesimiz, zillerimiz, çubuklara takılı bıyık, papyon ve dudaklarımız duruyor.. Ve tabiiii kına tepsimiz..
Üşüyen misafirlerimizi unutmadık. Havanın rüzgarlı olmasından dolayı çabuk tükendiler. Ancak bir süre sonra zaten herkes oynamaktan ısındı tabi.. Annemin dahiyane fikri ;))
İşte ilk elbisem..
çok çok çok severek giydiğim bir elbise oldu gerçekten de.. Tam hayalimdeki gibiydi.. Kimi Hürrem dedi, kimi Helen.. Yapmışım yine yapacağımııııııııı ;)) (elimdeki bir kaç kesiği saymazsak bu sefer nazar değmeden atlattım galiba) 

Dilek dileyen herkesin dilekleri gerçek olur inşallah..
(bu arada çok bomba dilekler dileyenler var.. cidden herkesin darısı başınaaaaaa)

24 Ağustos 2012 Cuma

Son 15..

Bugün itibariyle son 15 e girmiş bulunmaktayız.

Herkes "amaaaaan ne kaldı şunun şurasında" dese de biz "of evet ne kaldı ki yaa :S" modundayız.

Aslına bakarsanız bundan bir ay önce daha fazla stres vardı. Ama şimdi bir şeyler hallolunca, hayallerimiz hızla gerçekleştikçe stres yerini direk heyecana ve sabırsızlığa da bırakıyor.

Bunu dün kuzenim her yaptığım masa numarasından sonra tek tek bitenlere bakıp "ayyy yerim ben seni şirin şey" dediğimi yakaladıktan sonra kopunca bir kez daha anladım. Özellikle kendi ellerimle yaptığım şeyler için ayrı bir heyecan hissediyorum. Şimdiden masa numaratörlerimizin, kullanacağımız süslemelerle ilgili detayların talipleri çıktı bile. Hatta kuzenlerim ve arkadaşlarım o gün olur da kalmaz diye özellikle kınada dağıtılacakları şimdiden zulaladılar ;))))

Yeni yeni siparişleri de şimdiden almaya başladık, ancak önce kendi düğünümüzü halletmemiz lazımmmmmmmm.. 8 eylülden sonra herkes her detayı görecek ve söz veriyorum ne isterseniz 16 eylül itibariyle hepsinden yapacağım ;)))))

Neyse sonuç olarak kalan 15 gün için bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Evimiz;

  • Evimizin mobilyaları geldi, yerleşti. Çeyizler, evdeki eşyalarım falan gitti. Sadece yatak odası ve bizim kıyafetlerimiz kaldı. (sanırım artık yemek masamızla ilgili küçük(!) bir foto paylaşmanın zamanı geldi.. )
Perdeli hali sürpriz olsun artık;)
  • Yatak başımız daha önce bahsettiğim gibi İstanbul'dan geldi. Harika ama hala fırsat bulup gidip monte edemedik. Pazar yada pazartesi hallederiz herhalde.
  • Halılarımız hala muammaaaaaa.. Ama çok beğendiğim bir halı buldum sonunda. Fırsat bulursak Cem ile birlikte gidip bakacağız. Şimdilik beklemede.. Nasıl olsa düğünden sonra da olur.
Düğün detaylarımız;

23 Ağustos 2012 Perşembe

Parti Süsleri

Bu aralar şu süsleme işleriyle kafayı yemiş durumdayım evet.. Aslında kendi yaptıklarımızı şuraya nasıl yapıldıklarıyla beraber koymayı çok isterdim. Ancak zamanla yarıştığımızdan ne yazıkki fotoğraflarını falan çekmeye fırsat bulamadım. Genelde bitmiş hallerini fotoğraflıyoruz. Onları da tabi kınadan sonra göstereceğim.
Ama araştırmalarım sırasında bulduğum bir kaç güzel ve yapılması kolay süslemeyi sizlerle paylaşıp kendimi belki biraz olsun affettirebilirim..
Tek ihtiyacınız olan kek altlıkları da denilen bu dantel süslü kağıtlardan edinmek. Kemeraltında veya internetten kolayca satın alabileceğiniz bu kağıtlarla harikalar yaratabilirsiniz. Sonrasında boncuklarla, çiçeklerle, kurdelalarla süslemek size kalmış..


Bir kaç dantel kağıdı aynı hizada olacak şekilde üst üste koyalım öncelikle. Orta ekseninden iğne iplikle kolayca teğelledikten sonra tek tek açıp alttaki forma getirebilirsiniz. Sarkan ipin altına da boncukları dizdiniz mi tamamdır.
Bitti bile..

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Kına Detayları..

Bugün anlam veremediğim bir karın ağrısı çekiyorumm.. Artık stresten mi, yoksa müstakbel eşimin hissettiği ağrıları ve acıları benim hissedebiliyor olmamdan mı kaynaklanıyor anlamış değilim ama özellikle herkes "ne kadar kaldı bakalım" diye sorduğunda bıçak saplanıyor gibi oluyor.

Bu aralar ne kadar çok şey hallettik halbuki, neyin stresi bu acaba..
Şundan iki gün önce ne kadar rahattım. Herşey normaldi, sanki daha varmış gibi, herşey bitmiş, düğün gününü bekliyormuşuz gibi geliyordu. Yarın gerçi yine o moda geçerim herhalde. Bugünkü özel bir durum olabilir, pazartesi sendromu belki de.... (böyle kandırıyorum işte kendimi)

Madem öyle işin stresli değil eğlenceli kısımlarından bahsedeyim bakalım..
Eveeet geldik kına detaylarına..
  • Kına gecesi giyeceğim elbisemi aldık. Yeşilli, doreli, kahverengili hoş bir elbise.. Çok beğenerek aldım. Yatağımın tam karşısında asılı,o günü bekliyor.
  • Kına yapılırken giyeceğim kostümüm de hazır. Bu aralar herkesin giydiği, kaftan ve bindallıların aksine bizim göçmenlerin giydiği Üsküp kostümünü tercih ettim. Bir ara vazgeçmiştim ancak yoğun talepler üzerine kuzenimin de yardımıyla şahane bir kostüm bulduk.
  • Arkadaşlarımın kına taçlarını da kendimiz yapalım dedik. Taçları ayrı almıştık, sonra gidip pudra renginde de tüller aldık. Teyzoşum ve kuzenimle bir güzel kestik diktik. Enteresan oldular.
  • Kendi tacım da hazır. Onu da bir arkadaşım ayarlamıştı,müthiş bir şey. Onun için de şifon aldık, arkasına tutturacağız. Herhalde yarın falan da diker, hazırlayıp bir kenara koyarız.
  • El mumlukları da bizzat yine teyzoşum tarafından hazırlandı. Pembiş pembiş çiçekli, çok şirinler. Ben öyle hazır kınacılardan gidilip alınmış ürünlerden pek hoşlanmıyorum. Herkesde aynı olan tepsiler, hazır duvaklar, kına hediyeleri falan..
  • Kına hediyeleri demişken. Kınalıklarım harika. minik çantalar örüldü bunun için. kına poşetlerini bunların içerisine koyacağız. hepsi rengarenk, bıcır bıcırlar..
  • Kına gecemin hatırası olarak da bu haftasonu birşeyler aldık. Ama onun gerçekten sürpriz olmasını istiyorum. Sadece şöyle diyebilirim ki aldığımız yerdeki adam ne amaçla kullanacağımızı söylediğimizde küçük bir şok yaşadı. Ordan da üzerine süs yapmak için bir kınacıya gittik, çantadan elimizdeki numuneyi çıkarınca "napcanız ki bunu dedi" söyleyince de "ay nerden aldınıııızzzzz" dedi. Herhalde haftaya gidip o mağazada bunlardan çeşit çeşit görürüz :))) bunu sizlerle paylaşmak için 3 eylül olmasını istiyorum hemen, çünkü çok sabırsızlanıyorum.
Gelelim kına dekorasyonumuzu;

8 Haziran 2012 Cuma

DIY - Gül Peçete Sunumu

Hem çok basit hem de şık. Biliyorsunuz masa düzenlemesinde iki çeşit peçete yer alır. Biri kucağımıza koymak için, diğeri de ağız silmek için. Bu iki peçetenin servisini resimdeki gibi gül şeklinde yapabilirsiniz. Davet masalarınıza çok ama çok yakışacak.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...