Düğün Hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düğün Hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Reçine Atölye'den haberler..

Veee uzun zamandan beri süren sessizliğimi güzel bir haberle bozmaya karar verdim.
Neden bir süredir eskisi kadar aktif blogumu kullanamadığımı başka bir postta, başka güzel haberlerle anlatacağım ancak bu postumu daha fazla uzatmadan hemen yeni haberimize geleyim istiyorum.
Reçine Atölye davetiye ve nikah şekeri kategorisinde artık DUGUN.COM da..

İlgili linklerime ulaşmak için; 

En kısa zamanda dugun.com un düğün asistanı kategorisinde de bulunacağım ancak şimdilik dugun.com a böyle bir giriş yapalım dedik. Düğün asistanlığı hizmetimle ilgili gelişmeler çok kısa zamanda web sitemde olacak zaten. 

Bu vesileyle web sitemizin de çalışmaları hızlandı. Bu aralar her gün farklı bir heyecan yaşamaktan artık ne tarafa yetişeceğimi şaşırmış bir haldeyim.
Sürekli yüzümde şapşal bir gülümseme, yeni girişimlerimin heyecanıyla her güne daha pozitif uyanıyor, her günü daha güzel geçiriyor ve akşamları huzurla uyuyorum.

Tabi bunları sizlerle de paylaşmak istiyorum artık. Bir süredir bloga yazı yazamıyor olmanın sıkıntısını da yaşıyorum.
Umarım bundan sonra daha fazla fırsat bulacağım..

2 aydır hayatımda büyük değişimler yaşıyorum, ne olur beni bu geçen sürede uzak kaldığım için affedin.

7 Mart 2013 Perşembe

Düğünde Palmiye Yaprakları

Biz denizi seven bir ırkız. "Ayağımı denize sokamadım daha." diye söylenecek kadar önemlidir bizim için. Yaz düğünlerinde de sıklıkla deniz temaları kullanmak isteriz. Bizim temalar "navy" yani "denizci"den ziyade kum, güneş, midye kabuğu üçlüsü arasında.

Bu üçgenden çıkıp, orjinal bir deniz konsepti yaratmak isterseniz daha tropik bir tema önerebilirim size: Palmiye yaprakları.

Düğünü zaten İzmir'de yapıyorsanız, karşınıza çıkan ilk ağacın palmiye olması işinizi hayli kolaylaştırır. Diğer şehirlerde ise bu havayı yaşatmak için sadece palmiyenin yapraklarını aksesuarlarda kullanabilirsiniz. Masa örtüsünün kenarlarında, peçetelik, peçete halkası veya sadece masa süsü olabilirler. Koyu yeşil ve turuncu kontrastını hatırlatmakta fayda var.


gelinish

19 Şubat 2013 Salı

Şeker Barı

Düğünlerde nikah şekeri yerine şeker barı kurulması artık son yılların modası haline geldi sanırım.
Klasik nikah şekerlerindense çiftler artık misafirlerine kullanışlı hediyeler, ve adet yerini bulsun diye nikah sonrası kurulan şeker barlarında şeker ikram ediyor.
Herkes istediği çeşitten dilediği kadar alabiliyor böylelikle. Hem de silikonlarla nikah şekerlerine o şekerler tutturulmadığı için de rahat rahat yiyebiliyorlar.
Bu şeker masaları aynı zamanda düğün dekorasyonunda da ayrı bir etki yaratıyor.

15 Şubat 2013 Cuma

Farklılık Yaratın


Düğün hazırlık sezonu artık tamamen açıldı. Bahar düğünleri için tüm hazırlıklar tam gaz devam ediyorken ben de bu konuyla ilgili paylaşımlarımı biraz daha arttırayım, daha fazla kişiye ilham olabileyim çabasındayım.

Benim esas amacım ve çabam evlenecek olan çiftlere artık klişeleşmiş düğünlerden sıyrılıp farkındalık yarattırmak.
Gelinliğinden tutun da, düğün müzikleriyle, mekanıyla, dekorasyonuyla artık çevremizdeki bir çok düğün birbirinin tekrarı değil mi? Her seferinde farklı bir düğün görme amacıyla gideriz, bakarız hep aynı. Hatta gitmeden tahmin ettiğimiz masa süsleri ve diğerleri... Artık çalacak şarkıların sırası bile ezberlendi neredeyse.. 

Çok sayılıdır gördüğüm farklı düğünler ve akılda kalıcı, iz bırakanlar.
Kim istemez günlerce uğraştığı düğününün, en mutlu gecesinin konukları üzerinde bir etki bırakmasını. Seneler sonra bile hatırlanmasını...

Şimdi bunun için bir kaç önerimiz olacak. Umarım sıkılmadan okursunuz;)

1. Masayı dolduran ağır ve anlamsız süsler: Düğün konseptinin ne olduğuna aldırmadan mekan sahiplerinin şart koştuğu 2 ya da 3 süsçüden biri seçilir, gayet sağlam bir para verilip her düğünde görülen çiçek veya şamdanlardan biri masanın ortasına konur, ağdalı ağdalı peçeteliklerden bahsetmiyorum bile. Oysa her düğünün bir teması olmalı, o temaya uygun (üstelik de belki ellerinizle bile kolayca hazırlayabileceğiniz) alternatif süsler, daha zevkli ve sade aranjmanlar ya da sevimli detaylar bulunmalı. O düğün masası her evlenen gelini değil sadece sizi yansıtmalı, o masaya oturacak misafirler oturmadan masadaki detayları ezbere bilmemeli, bakıp, inceleyip gülümsemeli.


6 Şubat 2013 Çarşamba

Düğün Albüm Fotoğraflarımız

Bugün albümümüzün taslak çalışmaları ulaştı elimize. Tam da 5. ayımız öncesinde küçük bir sürpriz oldu bize. 
Malum fotoğraf seçmek için çok vakit kaybetmiştik, gezip tozmaktan bir türlü fırsat bulamadık, erteledik derken ailelerin baskısı üzerine daha fazla dayanamayıp geçenlerde seçtiğimiz fotoğrafları verdik Ersel'e. 
Daha geç bekliyorduk ancak bugün bir sürpriz yapıp albüm taslaklarımızı gönderdiler.
Bu sevincimi ve albüm taslaklarımızı sizle paylaşayım istedim.  
Designed By Ersell Photography...

Hazırlık aşaması... Zamanla yarışıyoruz! Daha güzel anlatılamazdı herhalde.
Cem bana göre daha rahat gözüküyor gibi değil mi. siz bir de videolarda görün ;)))

Veeee.. Davullu zurnalı gelin alma merasimi sonra tekrar Ilıca Otel'deyiz. Gelin arabamız da tam kapının önünde..
Otele girerken bizden daha çok ilgi çektiğini itiraf etmeliyim ;)

Odalardan gelen tezahuratlar eşliğinde fotoğraf çekimi... Şu yandaki efektli fotoğraflara bayıldım özellikle. Orjinal boyutlarını da gönderecekler. kocaman bastırıp duvarlarımızı da süsleyeceğim. 

Deniz kenarında dans provamız... Kendimizi kaybettiğimiz anlar ancak bu kadar güzel fotoğraflanabilirdi ;)))

Albümümüzde en sevdiğim sayfa olmaya aday. Ilıca otelin o harika iskelesi sayesinde fotoğraf çekilmek için başka bir alternatif düşünmedik bile.  

Çok mutluyum, çooooook pozları.
Yalın ayak hallerimi de güzel yakalamışlar ;))))

Sol taraftaki pozlar en doğal hallerimiz, çekimlerin sonuna gelmişiz!! evet belllliiiiii. 
Cem her ne kadar zorla zıplamaya çalışsa da ben bildiğin kopuyorum o hallerine.

Just Married Pozları...

Bu sayfada da geceden kareler yer alıyor.  

Yok yok en sevdiğim albüm sayfalarından biri bu galiba.. Evet evet bu!

Umarım siz de beğenmişsiniz.
Albümümüzün elimize geçeceği gün için sabırsızlanıyorum.

Diğer düğün fotoğraflarımız için;

15 Ocak 2013 Salı

Düğününüzü "Kişiselleştirin"!



Düğün konseptinizi belirlerken önemli olanlar; KONU, TARZ ve RENKLER.
Konu hayatınıza dair sevdiğiniz, değer verdiğiniz herhangi bir şey olabilir. Örneğin, tanıştığınız şehir Paris mi? Kedileri çok mu seviyorsunuz? Deniz tutkunuz mu var, deniz kabuklarını ve incileri estetik mi buluyorsunuz? Yelken en sevdiğiniz hobi mi? İkiniz de dalışa mı meraklısınız? Düğününüzde sevdiğiniz Ege kıyılarını ve Bodrum havasını mı yaşatmak istiyorsunuz? Mavi beyaz bir düğün ve begonviller tam size göre olabilir.. Prensesler gibi ihtişamlı"altın" gibi bir düğün istiyorum mu diyorsunuz?... Jane Austin romanlarındaki gibi eski İngiliz tarzını yansıtmak istermiydiniz? "Herşeyin eskisi daha güzel" diyenlerdenseniz romantik dantellerle süslü Vintage tarzda bir kutlamaya ne dersiniz? Esprili ve karikatürlü bir davetiye mi hoşunuza gider? Düğününüzde kırmızı klasik bir araba kullanma fikri sizi heyecanlandırıyor mu? Kelebekler, yeşil elma, ayçiçeği ya da size ilham veren, hoşunuza giden her tema mümkün olabilir.
Sizi ve eşinizi en iyi yansıtan hangisi? Birlikte düşünün ve karar verin, emin olun çok hoşunuza gidecek ve düğününüz sıradanlıktan kurtulacak... Düğün süslemeleriniz, davetiyeniz, nikah şekeriniz, pastanız, el buketiniz, fotoğraflarınız hatta gelin ayakkabınıza kadar bunu yansıtabilirsiniz :) Aşağıdaki görsellerde farklı temalarda düğünler var, ilham alabilirsiniz...

Düğün organizatörünüze istediğiniz temayı söyleyin, onlar da bu doğrultuda size güzel fikirler verip yönlendireceklerdir. Daha küçük bir kutlama yapmak isterseniz özgürsünüz! Kendiniz birşeyler yaratabilirsiniz, ya da el yapımı şeyler satın alabilirsiniz...
Unutmayın gerçek farkı "detaylar" yaratır! :)

Düğününüz sıradan mı, yoksa "sizin" düğününüz olduğu belli mi? Nasıl cep telefonunuzu veya evinizi sevdiğiniz şekilde düzenliyorsunuz, düğününüz de sizi ve eşinizi yansıtmalı! Sevdiğiniz şeyleri düğününüzde görmek düğünü daha akılda kalıcı ve özel kılacaktır.







5 Ocak 2013 Cumartesi

Düğün Oturma Planı Hazırlama

Düğününüz ile ilgili tüm organizasyonu bir organizasyon firmasına bırakabilirsiniz ancak ne yaparsanız yapın en sonunda herkesin oturma planını belirleyecek olan sizsiniz. Hele ki kimin gelip gelmeyeceği son günlere kadar netlik kazanmadığın bir de bu oturma planını son günlerde stresin en yoğun dönemlerde yapmak durumunda kalacaksınız. Çünkü düğün yardımcılarınız konuklarınızı sizin kadar iyi tanıyamazlar.
Ama bu durum gözünüzü korkutmasın. Üstesinden kolaylıkla gelebilmek için öncesinde küçük bir hazırlık yapmanız yeterli olacaktır.

Davetli listenizi oluştururken ilk yapmanız gereken davetli listesini gruplamak.
Anne tarafınız, baba tarafınız, okul arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınız, aile dostlarınız ve kuzenleriniz diye bir gruplamayı baştan yaparsanız işiniz ileride daha kolay olacaktır. Davetlileriniz arasında bir kaç gruba uyan kişiler varsa yanlarına küçük notlar yazınki bu kişileri başka masalara oturtmak durumunda kalırsanız sizin için kolaylık olsun.

Ayırmış olduğunuz gruplar içerisinde yaş gruplarını da belirtirseniz çocukları veya o grup içerisindeki gençleri de ayrı bir masaya oturtmak isteyebilirsiniz. Aile dostlarınız kategorisindeki misafirlerinizin yaş gruplarını ve ilgi alanları da göz önünde bulundurursanız daha uygun olacaktır. Mesela her iki ailenin de aile dostlarından aynı meslek grubunda olanları bir masada oturttuğunuzda daha rahat iletişim kurabilirler.

Gelelim sizin nereye oturacağınıza. Dilerseniz ebeveynlerinizle aynı masada olabilirsiniz. Veya ayrı bir masada sadece ikiniz oturmayı tercih edebilirsiniz. Bütün gün dansetmekten belki yerinize hiç gitmeyeceksiniz bile ancak bana sorarsanız en güzel masa arkadaşlarınızın masası olacaktır. Siz oturmadığınız sürece onlar da oturmayacaktır, göreceksiniz.

Bu arada arkadaş demişken, bekar ve aynı yaşlarda olan arkadaşlarınızı aynı masaya oturtmaya çalışın. Bakarsınız bir sonraki düğünün sahipleri onlar olurlar ;)))))

Gruplamayı yaptıktan sonrası inanın çok kolay olacak. Grupladığınız misafirlerinizi son haftaya kadar bir yere oturtmaya çalışmayın. sadece kesin geleceklerinden emin olduğunuz kişileri masanın kapasitesine göre ayırabilirsiniz ancak sakın bu gruba bir numara vermeyin, kodlar kullanın. (daha sonra masa numaralarıyla karışmasın) Mesela 32 arkadaşınız var ve bunları masaya göre ayırdığınızda birine ark1, diğerine ark2 diyebilirsiniz. Böylelikle Ark1den gelmeyene ark2den takviye yapabilirsiniz. Diğer türlü ay A mıydı, B miydi demekle uğraşmazsınız. Düşününki bu listede 200 satır olduğunu.

Gelelim mekan içerisinde masa yerleşimine. Genelde gelin ve damadın masası dans pistini ortalayan kenara konulur, aile ve aile büyükleri de bu masaların etrafına yerleştirilir. Bu aile yapılarına ve davetli topluluğunun durumuna göre değişir ancak biz tercihimizi arkadaşlarımızın önde olmasından yana kullanmıştık. Hatta ailelerimiz tüm mekana daha hakim olabilmek adına ortalarda olmayı tercih ettiler.

Masa düzeni yerleşiminde dikkat edilmesi gerekenlerden biri kız tarafını bir tarafa, erkek tarafını bir tarafa yığmamaktır. Eşit bir dağılımla yine yanyana gelecek olan masaların da birbirleriyle iletişimine dikkat edilerek yerleşim yapılmalıdır. Aynı zamanda hoparlöre en yakın olan masaları da gençlere ve oynamaya hazır misafirlere bırakmakta fayda var. Yaşlıları uzaklaştırıp arkaya atın demiyorum ancak en azından rahatsız olmayacakları bir yerde olmaları onlar için en doğrusudur.

Bu arada mekana mutlaka masaların maksimum kaç kişi aldığını sorun. Kullanacağınız sandalye tipine göre veya supla kullanıp kullanmayacağınıza bağlı olarak bazen 11 kişi sığacağını düşündüğünüz 10 kişilik masalar 9 kişi bile alamayabilir. Mekan da bazı masaları 12 kişi yapıp yapamayacağınız ile ilgili alternatifleri olup olmadığını öğrenin.

10 kişilik masalarda davetlilerinizi oturttuğunuzda bazı masalar 9 kişilik kalabilir. 10 kişilik yapmak için alakasız kişilerle oturtmaktansa boş bırakın gitsin.

Bu arada en önemli konuya geldik.
Her düğünde mutlaka yerinden memnun olmayanlar, oturdukları kişilerden memnun olmayanlar, sahneyi görememekten veya arkası dönük kalmaktan hoşlanmayanlar olacaktır.
Hiç dert etmeyin. Bu sizin gününüz. Böyle şeylere kulak asmayın. Ve eğlenmenize bakın!


İsteyenlerle hazırlamış olduğum excel formatındaki davetli listesini paylaşabilirim. Mail adresinizi vermeniz yeterli ;)))




29 Kasım 2012 Perşembe

Ertan Kayıtken İmzalı Gelinliğim

Geçen sene bu zamanlarda gelinlik heyecanı başlamıştı. Araştırıyordum, o mu olsun bu mu olsun diye arşiv çalışması yapıyordum. Ama kararlıydım 2 ocaktan önce bakmayacaktım, denemeyecektim hiçbir modeli. Ama sonra dayanamadım bir an önce hazırlıklara başlamak istiyordum. 10 aralığın cumartesiye gelmesini fırsat bilip hemen hayalimdeki modacıdan randevu almıştım. 10 Aralık; her şeyin başladığı gün olduğu için gelinlikle ilgili ilk adımı da atabilirdik elbet.
O günün ne kadar harika geçtiğini tekrar anlatmama gerek yok sanırım. Okumak isterseniz TıkTık veya TıkTık
O günden sonra bakıp giydiğim hiç bir gelinliğin anlamı yoktu benim için. Büyülenmiştim bir kere. 
Daha önce konuyla ilgili yazdığım yazıda gelinliğimle ilgili ipucu vermemek için kendimi zor tutmuştum ne yalan söyleyeyim. Ama artık o zaman arşive kaldırılan fotoğrafları paylaşma zamanı geldi sanırım.
Şuan o gün yaşadığım heyecanı tekrar yaşıyormuşum gibi geliyor.
Ertan Kayıtken'in artık bir gelenek haline getirdiği kumaş kesim töreniyle başladı gelinliğimin hazırlanma süreci.
Annemler gelinliğimin ucundan minik bir parçacık kestiler. Şans ve bereket getirsin diye başımdan buğdaylar atıldı. Konfetiler patlatıldı, pastalar kesilip afiyetle yendi. Tüm bu organizasyon sanırım beni daha daha daha fazla heyecanlandırmak içindi.
Kuzenim de bundan seneler önce yine gelinliğini Ertan Kayıtken'e diktirmişti.
Bu özel günde onlar da yanımdaydı. Hatta bu tören için Ankara'dan gelmelerini beklemiştik.
Yine bugünün 15 şubat'a ve bizim için özel olan başka bir güne denk gelmesi enteresan değil mi ;)))
Bu fotoğrafta bu kadar masum ve şirin durduğumuza bakmayın, bu sırada patlayan konfetilerden sonra hepimizin suratı korkudan kaymıştı. Onu paylaşmama izin vermediler ;)))))
Bu konfetilerden sadece (o zamanlar hamile olan) kardeşimin haberi olduğu için bir tek o güzel çıkmış.
(Ertan beyin de o inceliğini hiç unutmam, hamile olduğu için korkmasın diye önceden gidip kulağına söylemiş meğer)
Evet evet yavaş yavaş havaya giriyorummmmmmm..
Harika gelinliğimin tasarımcısı Ertan Kayıtken.

Son provama saçım ve makyajımın da provasını yaptırarak gittim.
Yani aynı düğünde nasıl olacaksam öyle olacaktım. Hatta bu saçımı da çok beğenmiştim ancak rüzgarın azizliğine uğramamak için benim favori olan modelimi yaptırdım son anda, zaten başından beri Ertan Kayıtken'in isteği de buydu. İyiki de öyle yaptırmışım. Şimdi bu fotoğraflara bakınca yakışmamış sanki bana yaaaa, başka biri gibi geldi vallahi ;))))
Başından beri klasik gelinlik modelleri, herkesin giydiği aynı gelinlikler bana sinir bozucu geliyordu. Çok uçuk bir şey istediğimden değil ama ben giyilen özel bir elbisenin, özellikle eğer bu bir gelinlikse, vurucu bir noktası, bir özelliği olması gerektiğini düşünenlerdenim. Yani bir tasarımcının parmağı olmalı, ve başkasında olmamalı falan.. Diktirme takıntım yoktu ama hazır modeller cazip gelmiyordu bir türlü...
Ertan Kayıtken gelinliği daha ilk başında anlattığında beni vuran nokta da işte bu sırt dekoltesi ve pırıltısıydı zaten.
Sonraki de sanırım arkasındaki o müthiş duran kabarıklık. İlk anlattığında gözümde canlandıramamıştım, ama kesinlikle harika bir şey çıkmıştı ortaya.. Tek içime sinmeyen yer gelinliğin önündeki etek kısmındaki pırıltıydı, nasıl olması gerekirdi bilmiyorum ama içime sinmemişti işte. Ama onu da tüm ısrarlarıma rağmen Ertan Bey değiştirmedi. İyi ki de değiştirmemiş. Düğün sırasında dans ederken o ışıkların altında inanılmaz parlıyordu. Videoları izledikçe kulaklarını çınlatıyorum Ertan Bey'in ;)))
Bu yazıyı yazmak için çok uzun zamandır bekliyordum, bu nedenle uzun oldu sanırım.

Bu arada yeni gelin adaylarına küçük bir tavsiye. Sakın gelinliğinizi düğünden önce damat beye göstermeyin. Uğur veya uğursuzlukla alakası yok, o günün heyecanı ve ruh haliyle çok daha özel bir an yaşamanız için bu tavsiyem. Yoksa öncesinde ben de çok görüşünü almak istedim Cem'in, nasıl beğenir, ne ister, ne der diye düşündüm durdum ama o ilk gördüğü an o kadar beklediğime değmiş dedim ;))))

Bu arada unutmayın gelinliğinizi en güzel gösteren şey yüzünüzdeki tebessüm ve içten mutluluk ifadeniz. O gün mutlu olmadığınız sürece ne giyerseniz giyin olmuyor, olmuyor, olmuyor.. 

12 Kasım 2012 Pazartesi

Düğün Hazırlık Süreci

Kışa girdik, yoğun düğün sezonu kapanmış olsa da önümüzdeki yıl evlenecek olanların hazırlıkları hızlanmış durumda.. Herkes işin başında nereden başlayacağını bilmez, bunları geçen sene ben de yaşamıştım.
İşe öncelikle bir ajanda almakta başladım..

Sonrasında herşeyi planlı programlı yaptığınızda zaten sorunsuz bir süreç yaşayacağınızı göreceksiniz.

Düğün Tarihi
Öncelikle düğün tarihinizi belirlemekle başlayın. Bu en sıkıntı süreçmiş gibi gözükse de bunu çözdükten sonrası inanın çok hızlı ilerleyecek.
Taih ve mekana karar verebilmek için bayramları, ramazanları mutlaka hesaba katarak önceden davranmanız gerektiğini unutmayın. Biz geçen sene tam bir sene öncesinde mekanımız ve tarihimizi halletmiş rahat bir nefes almıştık ancak çok sıkıntı çekenler olduğunu biliyorum. Elinizi çabuk tutun..

Düğün mekanınıza karar verebilmek için öncelikle nasıl bir düğün istediğinize karar verin. Kır düğünü mü, otel düğünü mü, deniz kenarında mı? Nikah ayrı, düğün ayrı mı? Yaklaşık kaç kişi olacaksınız. Bunlar mekana karar vermenizde çok etkili olacaktır. Buna göre alternatifleri azaltıp, araştırmalarınızı hızlandırabilirsiniz.

Düğün tarihiniz belli, ee mekanınızda belliyse artık ufak ufak bir yerlerden başlanabilir.

Tabi bazı şeylere karar vermeden önce bütçenizi gözden geçirmelisiniz.
Bütçenizi oluşturduktan sonra kontrollü bir şekilde ilerlemeniz ilerde sıkıntı yaşamanızın önüne geçecektir.
Bir başka postta düğün masraflarından oluşan kalemleri bir bir yazacağım, dilerseniz o planlamayı kullanıp ilerleyebilirsiniz.
Bu arada unutmayınki hiç bir zaman o plana sadık kalınamıyor, üzerine ister istemez çıkıyorsunuz. Bu nedenle bütçenizden bir kısmını da mutlaka ekstra taleplerinize ayırın.

28 Eylül 2012 Cuma

Kına Gecesi Hazırlıklarımız

Düğüne çok yoğunlaşınca sizlerle paylaşmak istediğim kına hazırlıklarını yayınlamayı unutmuşum ;) Kına gecem, düğünümüzden bir hafta önce pazar günü yapıldı.
Daha önce kına gecemden bahsetmiştim.
Şimdi sıra geldi esas öncesinde neler olduğuna..

Kına için her türlü detayla kendimiz ilgilendik. Tek tek herşeyi kendimiz hazırladık.
Sağolsun bu aşamada kuzenlerim çok yardım ettiler. Özellikle iki gün öncesinde bildiğin gün ağarana kadar oturduk. Ama aslında nedeni gülmekten uykumuzun kaçmasıydı.
Bu bıyık ve dudaklarla belki saatlerce oynadık. deli deli pozlar çekildik. Hele annem kendini kaybetti. (ama izin vermediği için onunkileri yayınlayamıyorum)
Deli kuzenim Kamer;)

Öncelikle bu bıyık, dudak ve papyonları nasıl yaptığımızı anlatayım.
Grafiklerini kendim hazırladım ve Cem de gidip kartona baskılarını aldırdı. (isteyene grafiklerini gönderebilirim) İşte bundan sonra sadece kenarlarından düzgünce kesmek kaldı.
En son da aldığımız çöp şiş çubuklarına sıcak silikonla yapıştırdık.
Hazırlaması hem kolay, hem de nasıl olmuş diye denemek çok eğlenceli.

eheheheh gelin buketlerimden biri.
Buketi beğenmeyince ben de aldım kafama taktım ;)))

25 Eylül 2012 Salı

Düğün Konseptimiz (Vol. 2)

Şimdi gelelim düğünümüzle ilgili diğer küçük ayrıntılara..
Otelin girişinde misafirlerimizi bu bilboard ile karşıladık. Enteresan bir şekilde tahmin etmediğimiz halde herkes bu bilboardun yanında fotoğraflar çekilmiş ;)
Klasik böyle her yere kafa kafaya çekilmiş fotoğraflar konulması bana biraz basit geliyor. Bu nedenle Cem'in seneler önce çektirdiğimiz bu komik fotoğrafı hazırlatmasıyla enteresan bir poster çıktı ortaya..

 

Misafirlerimiz için klasik nikah şekerlerinden hazırlamak yerine hatıra olması adına peçete halkalarından hazırladığımızı anlatmıştım. Ancak yine de nikah sonrası şeker dağıtmamak olmazdı tabi. Bunun için bir şeker köşesi hazırladık.
Kavanozlara çeşit çeşit şeker ve çikolatalar koyduk.
Misafirlerimiz için içleri şekerlerle dolu hazır külahlar hazırladığımız gibi kendileri arzu ettikleri şekerlerden alsınlar diye ayrıca beyaz dantel külahlar ve kayıklar da hazırladık.
Kayıklarımızın üzerine Sidal&Cem yazıp üzerine de simitlerimizi yapıştırdık. Bu simitlerim bildiğimiz polo şekerlerden yapıldığına inanmayan bazı arkadaşlar resmen söküp yemişler bile ;)))
(bizzat kendi orjinal fikrimdir, tebrikler tarafımca kabul edilir)
Külahlarımız yine peçete halkalarımızla uyumlu bir şekilde çuval bezinden hazırlandı. İçlerine de tüllerden şeker keseleri yapıldı. Teyzemin harika el becerisiyle çok şirin şeyler çıktı ortaya.



Bir diğer köşemiz de dilek ve takı köşemizdi.
Define sandığımıza misafirlerimiz bizim için hediyelerini koydular. Böylelikle tebrikleri kabul ettiğimiz sırada hem üzerime herhangi birşey takılmamış oldu, hem de böylelikle takı töreni diye adlandırılan merasim yarım saat bile sürmeden çabucak bitiverdi.
Klasik anı defterlerine alternatif olarak misafirlerimiz hazırlamış olduğumuz kağıtlara dileklerini yazıp zarflara koyup dilek kafesimize de notlarını yazdılar..
Love çerçevelerimiz olmassa olmaz. İnciler de ne kadar da hoş gözüküyor değil mi?
Şimdi evimize de anlam katmak için kendilerine uygun bir yer bekliyorlar.

Bu postta görmüş olduğunuz herşey bizim aile heyeti tarafınca tek tek hazırlandı..
Özellikle peçete halkaları benim tasarımım ve büyük bir kısmı da teyzemin el emeğiyle daha da bir anlamlandı.
Ailemizde herkesin düğünümle ilgili bir emeği var zaten. Kimi fikir verdi, kimi motive etti, kimi benimle günlerce sabahladı, kimi taşıdı, etti, malzeme tedarik etti.
Ama sonuç olarak hep beraber harika işler çıkardık.
Evimiz günler öncesinden tam bir düğün evi havasındaydı. Herkes düğünümüze birşeyler katabilmek için yanımızdaydı. Gelen misafirler bile bir işin ucundan tutabilmek için büyük çaba içerisindeydi. Çok yorulduk, çok uğraştık ama sonunda harika işler çıkardık ortaya. Zaten herşey bitip kolilendiğinde herkesin suratında acaip bir tebessüm vardı. İşte o an yalnız olmadığınızı ve ne kadar çok seveniniz olduğunu hissediyorsunuz. Bu mutluluk herşeyden farklıymış.
Sevdiklerimiz sayesinde düğünümüzle ilgili şöyle bir baktığımda keşke şunu da yapsaymışız dediğim hiçbir şey kalmadı kesinlikle.
Dilek fenerlerim rüzgarın azizliğine uğradı ama rüzgar sonradan durdu ya, inanın o bile umrumda değil artık.
Bizim için emek harcayan, zamanını bize ayıran, uğraşan, fikirler veren kuzenlerime, arkadaşlarıma, ailelerimize çok çok çok teşekkür ediyorum.

Burdan küçük bir sürprizin de ipucunu vereyim. Bir hayalim vardı benim geçen sene. Onun gerçekleşmesi için düğünümüz büyük bir adımdı. Şimdi o hayallerime daha yakın olduğumu hissediyorum.
yakında güzel haberler verebilirim sizlere;)))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...