16 Şubat 2013 Cumartesi

Bohem Etkisi Yaratmak İçin

Bahar ayları, henüz güneş cayır cayır kavurmadan evlenilecek en güzel zamanlardan biridir. 

Bohem tarzı bir düğün istiyorsanız, en önemli noktalardan birini kaçırmamak gerekiyor; Uğraştığınız her detay özenilmemiş gözükmeli..
Bir kır düğünü havasında, kocaman bir ağaç veya harika bir manzara önünde imzalarınızı atın.
Kır çiçekleri aynı zamanda gelin saçınızı da sarsın. Hatta duvak bile kullanmadan bir çiçek tacıyla farklılık yaratabilirsiniz.
Gelinlik için vintage, mümkünse dökümlü dantel modeller tercih etmelisiniz.
Olabildiğince sade olup, çiçeklerde şıklık yaratmalısınız.
Masalarınızda taze çiçek yerine kurutulmuş çiçekler kullanabilirsiniz.
hatta lavantalar hem düğününüze renk katacaktır, hem de hoş bir koku bırakacaktır.
Üzgünüm ama renk kartelanız sadece soft renklerle sınırlı. 
 Küçük bir tiyo; pembe, yavruağzı, cam göbeği, lavanta ve açık mavi tonları birbiriyle de çok güzel kombine olurlar.
Lavanta ile açık pembeyi kombinleyebilirsiniz mesela.
Sandalyeleriniz ferforje veya beyaz ahşap olmalı. 
Bana kalsa hiç süslemeyin ama illa bir şey koymak isterseniz sandalyelere bir kurdela veya bir tutam lavanta veya herhangi bir kuru çiçek koyabilirsiniz. Ama sakın abartmayın.
Obje olarak eskitilmiş kartpostallar, pullar, içi kuru çiçek dolu minik saksı ve bardaklar, minik kokulu mumlar çok hoş duracaktır.Hatta gece aydınlatmayı sadece mumlarla yapabilirsiniz.

15 Şubat 2013 Cuma

Farklılık Yaratın


Düğün hazırlık sezonu artık tamamen açıldı. Bahar düğünleri için tüm hazırlıklar tam gaz devam ediyorken ben de bu konuyla ilgili paylaşımlarımı biraz daha arttırayım, daha fazla kişiye ilham olabileyim çabasındayım.

Benim esas amacım ve çabam evlenecek olan çiftlere artık klişeleşmiş düğünlerden sıyrılıp farkındalık yarattırmak.
Gelinliğinden tutun da, düğün müzikleriyle, mekanıyla, dekorasyonuyla artık çevremizdeki bir çok düğün birbirinin tekrarı değil mi? Her seferinde farklı bir düğün görme amacıyla gideriz, bakarız hep aynı. Hatta gitmeden tahmin ettiğimiz masa süsleri ve diğerleri... Artık çalacak şarkıların sırası bile ezberlendi neredeyse.. 

Çok sayılıdır gördüğüm farklı düğünler ve akılda kalıcı, iz bırakanlar.
Kim istemez günlerce uğraştığı düğününün, en mutlu gecesinin konukları üzerinde bir etki bırakmasını. Seneler sonra bile hatırlanmasını...

Şimdi bunun için bir kaç önerimiz olacak. Umarım sıkılmadan okursunuz;)

1. Masayı dolduran ağır ve anlamsız süsler: Düğün konseptinin ne olduğuna aldırmadan mekan sahiplerinin şart koştuğu 2 ya da 3 süsçüden biri seçilir, gayet sağlam bir para verilip her düğünde görülen çiçek veya şamdanlardan biri masanın ortasına konur, ağdalı ağdalı peçeteliklerden bahsetmiyorum bile. Oysa her düğünün bir teması olmalı, o temaya uygun (üstelik de belki ellerinizle bile kolayca hazırlayabileceğiniz) alternatif süsler, daha zevkli ve sade aranjmanlar ya da sevimli detaylar bulunmalı. O düğün masası her evlenen gelini değil sadece sizi yansıtmalı, o masaya oturacak misafirler oturmadan masadaki detayları ezbere bilmemeli, bakıp, inceleyip gülümsemeli.


14 Şubat 2013 Perşembe

Sisim Meyhanesindeydik...

Bundan sonra gezip gördüğüm mekanları ve yerleri anlatacağımı belirtmiştim.
Dün de tam böyle anlatılası, paylaşılası bir mekandaydık.
Meyhane Sisim
Cumhuriyet Meydanından Kordona girdiğinizde sağdaki ilk mekan. 

Eski okul arkadaşlarımızla buluşmak için bu mekanı seçmiştik. Çok doğru bir seçim olduğunu daha içeri girer girmez anladım.
Beyaz, mavi ve doğallığın uyumu harikaydı gözüküyordu.
Özellikle oturduğumuz masanın arkasındaki bu büfeye ise direk bayıldım.

Düğünde Rock N' Roll Etkisi

Bahar Gelini olmak demek mutlaka çiçekler, kelebekler ve pastel renkler mi demektir? Daha farklı dokunuşlarla bambaşka bir bahar gelini olmak mümkün. 
Farklı bir temayla unutulmaz bir düğün yaşatabilirsiniz.

11 Şubat 2013 Pazartesi

Recine Shop: Düğün Fotoğrafı Çekilişi

Recine Shop: Düğün Fotoğrafı Çekilişi: Dün harika bir mail düştü postama. Almanya'dan geliyordu bu mail. Maria'dan. Aralara hafif Türkçe kelimeler sıkıştırılmış güzel bir haber...

Maria şanslı çiftlerden biri ile ücretsiz olarak İstanbul'da rüya gibi bir mekanda, unutulmaz bir düğün sonrası çekimi gerçekleştirmek istiyor..
Bu şanslı çift olmak için tek yapmanız gereken 22 şubat tarihine kadar;
  • Bu postu kendi blogunuzda, twitter veya facebook hesabınızda yayınlamanız, (aynı zamanda izleyicim de olursanız hayır demem;)))
  • recine-s@hotmail.com adresine çift olarak çekilmiş olduğunuz güzel bir fotoğrafınızı göndermeniz (hatta düğün fotoğraflarınızdan da olabilr) ve çekim için hayalinizdeki yeri düşünüp belirtmeniz.
  • Aynı mail içerisine yayınlamış olduğunuz linkleri de yazmanızı rica ediyorum. 
detaylar için; TıkTık

Recine Shop: Kalpli Kuş Yemi

Yazının devamı için Tıklayınız.

10 Şubat 2013 Pazar

Uludağ Tatil Programımız

Biliyorsunuz eşim turizmci ve ben de gezenti olunca her fırsatta bir yerlere gidelim, gezelim, görelim derdindeyiz. Mesela geçen sene tam bu zamanlarda, çetin kış şartlarına rağmen Makedonya'ya ve Kosova'ya gidiyorduk. Sonrasında zaten pek yerimizde durduğumuzda da söylenemez, Hem de tüm düğün telaşı arasında yazın 2-3 kez Yunan adaları turu bile yaptık. Balayında rotamız Roma, İbiza, Barcelona'ydı. Sonrasında ikinci kez Üsküp ve Selanik derken bir yandan da 2013 planlarımızı sıralıyorduk.
Şuan gündemde olan Amsterdam, Paris, Amerika turumuza ilave olarak bana kalsa  2-3 ülke daha var ama nazar değmesin diye dillendirmiyoruz artık ;)))
Eğer daha önce nazar değmemiş olsaydı mesela bu haftasonu Venedik'teki Maske ve Kostüm Festivalindeydik. Sağolsunlar tam bu haftasonuna eğitim koyduklarından dolayı artık daha sonraki planlar arasına geçti Venedik. Bu havada çok da akıl karı değildi zaten. Ne işimiz vardı orada değil mi ;)))

Ben de dedim madem öyle, bu havada nereye gidiliiiiiirrrrrrrrrrrrrrrr. Tabiiki Uludağ.
Sevgililer gününü de fırsat bilip hemen Cem'in kardeşine bir telefon açıp bir kaç yer bakması için ricada bulundum. (turizmciyle evlenmenin faydaları)
Sağolsun iki dakikada tüm otelleri döküverdi önüme. Hangi bölgede, odası nasıl, osu nasıl busu nasıl derken, tercihimiz Monte Baia'dan yana oldu.
Tabi tüm bu program Cem' sürpriz olacaktı. Henüz tam anlamıyla söylememiştim sadece minicik çıtlatmıştım. Ancak hesaba katmadığım bir durum vardı. Tüm bu işlemler halledildikten sonra gelen maillerden Cem Uludağ'a gittiğimizi öğrenmiş oldu. Hatta otel ödemelerini de bizzat kendisi yapmış.
Böylelikle bu da ondan bana Sevgililer günü hediyesi oldu.
Daha iyisini düşünemiyorum bile.
Şimdi kayak takımlarımı hazırlamış bir an önce ayın 15i olsun istiyorum.

Teşekkürler Kocacım. ;)))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...