2 Nisan 2013 Salı

Bahar Geldiğinde mi Ben Böyle Olurum......... ;)

Evimize bahar geldi. Hem de bu sefer tam geldi.
Ve biz de bunu fırsat bilip pazar günü sezonumuzu açtık. Artık bahçe takımlarınız yerlerine kavuştular.
Bundan sonra kahvaltıya da bekleriz;))))

Kış boyunca içeride barındırıp mutfak masası olarak kullandığımız masamız da dışarı çıkınca, yerlerini hemen yer minderlerimiz aldı. Hatta Cem hiç vakit kaybetmeden kuruldu bile. 
Bakmayın fotoğraflarda kahvaltıyı hazırlayan oymuş gibi göründüğüne.
Saatlerin ileri alınması kahvaltıya misafirlerimiz geleceği için bizi ilk başta baya haşat etse de ilerleyen saatlerde duruma ayak uydurduk. Bir gece önce 4te eve geldiğimizi sanıp, saatin 5 olduğunu farketmemiz benim için zaten büyük bir yıkımdı. Sabah 8de kalkıp tam gaz kahvaltıyı hazırlamaya çalışmak ise üstüne tuz biber olmuştu. 
Ancak annemler geldikten sonra o kadar keyifli vakit geçirdikki ne uyku kaldı, ne yorgunluk.

Kaymağından reçeline, zeytininden peynirine kadar her şeyimiz organik ve ev yapımıydı.
Özellikle zeytinlerimiz kendi bahçemizin ürünleri, reçeller annemin ve kayınvalidemin, peynirler babamın eseriydi. Biz çabuk adapte olduk bu yaşantıya anlayacağınız. Nasıl olmayalım, her geçen gün farklı bir güzelliğini keşfediyoruz. 
Bahçemizdeki mor salkımlarımız açtı, meyve ağaçlarımız tomurcuklarını iyice patlattılar. Çimlerimizin arasında yer yer çıkan papatyalar ise ayrı bir renk katıyor artık. 
E hal böyle olunca, güneş de fazlasıyla cömert olunca bu pazar tüm günümüzü dışarıda geçirip, hem komşularımızla kaynaştık, hem de doya doya temiz havanın tadını çıkardık. 

Özellikle bu haftasonu pazar gününü Lodos bizden daha çok sevdi sanırım.
Sabah 8de dışarı bir çıktı, akşam 8e kadar gezdi, dolaştı, kudurdu.
Bundan sonra pazartesi sendromlarını daha fena geçirecek gibi gözüküyor.
Pazartesi günü yine yalnız kalacağını bildiğinden bu pazar günü kendini iyice kaybetti. 
Özellikle babaanneyi çok özlemiş. Daha arabadan inerken sesini duyar duymaz ne yapacağını şaşırdı, kıyamam.
Ben Rusya'dayken 9 gün Oya annede kalmıştı, çok çabuk alıştılar birbirlerine. Çok farklı bir ilişkileri var, bir türlü çözemediğimiz.
Şimdi her ikisi de yazın bir an önce gelmesini bekliyorlar. Her haftasonu getirip götürüp köpeği yollarda zebil etmeyelim diye anneler Çeşme'ye yerleştiklerinde Lodos'u da onlara bırakacağız. Artık bir anneannede bir babaannede kalacak.
Ama biz o kadar çok alıştıkki nasıl ayrı kalacağız 5 gün bilemiyorum. 

Evet bakımı çok zor, sürekli ilgi alaka istiyor ve temizliği falan tek başına bir dert ama insanın negatifliğini ve yorgunluğunu öyle güzel alıyorki eve geldiğimde resmen kendime geliyorum.
Tüm işin yorgunluğu, halsizliğim ve herhangi bir moral bozukluğum varsa hemen gidiyor, yerine canlı, güleryüzlü ve enerjik bir Sidal geliyor. 
Bu veletler de Yağmur'un yavruları. Yağmur annemlerin evindeki 5 köpekten biri. Hatta Yağmur direk annemin köpeği. Yavrularımızın babaları Reis, o da babamın ilk göz ağrısı. 5 köpekten sonra şimdi bir de 3 yavrumuz oldu. Henüz daha 1,5 aylıklar, yeni yeni ayaklanıp dolanmaya başladılar. 
Anneleri yemek yerken de kendi sıralarını bekliyorlar bir kenarda. Arkadaki tosuncuk annesi yemek yerken rahatsız ettiğinden azarı işitti pıstı kaldı. 
O kadar güzeller ki insan dayanamıyor, böyle sıkıştırıp yoğurasım geliyor ama annemiz biraz agresif, çok yaklaştırmıyor ;)))

Hangisi hangisi daha ayırt edebilmiş değiliz ama ben şimdiden isimlerini koydum bile... Her zamanki gibi yine doğa isimleri; Duman, Çakıl ve Bulut.
Böyle giderse başka isim bulamayacağız sanırım. 
Toprak, Yağmur, Reis, Çamur, Çimen'den sonra Duman, Çakıl, Bulut veeee Lodos.

Hepsini ayrı ayrı seviyorum ama benim için Toprak ve Lodos'un yeri hep ayrıdır.
Biri asi kızım, diğeri kuduruk oğlum ;)))


Bahar dokulu bu yazımı güzel bir şarkı sözüyle sonlandırayım.

Sen bana müjde misin umut musun sevgili
Kim demiş geçti mevsim ufukta göründü kar
Bu kaçıncı bahar sakın sorma sevgilim
Benim yorgun gönlümde aşkının telaşı var
Bu kaçıncı bahar sakın sorma sevgili
Benim olgun gönlümde aşkının telaşı var
Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum
Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar
Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var
Tabiki ben böyle oldugum için bahar
Çünkü sana değdiğinden beri ellerim
Bütün kış dallarında tomurcuklar var
Sen bana vaat misin lütuf musun sevgili
Kim ne derse desin al beni sinene sar
Yaşanmış baharları unut gitsin sevgili
Benim gönül ülkemde bir tek senin aşkın var!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Peki ya senin yorumun?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...