28 Eylül 2012 Cuma

Kına Gecesi Hazırlıklarımız

Düğüne çok yoğunlaşınca sizlerle paylaşmak istediğim kına hazırlıklarını yayınlamayı unutmuşum ;) Kına gecem, düğünümüzden bir hafta önce pazar günü yapıldı.
Daha önce kına gecemden bahsetmiştim.
Şimdi sıra geldi esas öncesinde neler olduğuna..

Kına için her türlü detayla kendimiz ilgilendik. Tek tek herşeyi kendimiz hazırladık.
Sağolsun bu aşamada kuzenlerim çok yardım ettiler. Özellikle iki gün öncesinde bildiğin gün ağarana kadar oturduk. Ama aslında nedeni gülmekten uykumuzun kaçmasıydı.
Bu bıyık ve dudaklarla belki saatlerce oynadık. deli deli pozlar çekildik. Hele annem kendini kaybetti. (ama izin vermediği için onunkileri yayınlayamıyorum)
Deli kuzenim Kamer;)

Öncelikle bu bıyık, dudak ve papyonları nasıl yaptığımızı anlatayım.
Grafiklerini kendim hazırladım ve Cem de gidip kartona baskılarını aldırdı. (isteyene grafiklerini gönderebilirim) İşte bundan sonra sadece kenarlarından düzgünce kesmek kaldı.
En son da aldığımız çöp şiş çubuklarına sıcak silikonla yapıştırdık.
Hazırlaması hem kolay, hem de nasıl olmuş diye denemek çok eğlenceli.

eheheheh gelin buketlerimden biri.
Buketi beğenmeyince ben de aldım kafama taktım ;)))

26 Eylül 2012 Çarşamba

Dış Mekan Fotoğraflarımız (vol.1)

Evet yoğun istek üzerine daha fazla bekletmeden dış mekan fotoğraflarımızı yayınlıyorum.
Ayıklaması biraz uzun sürdü. Sağolsun fotoğrafçımız bize 9 cd, 3000 taneden fazla fotoğraf verince bak bak bitmiyor.
Albüm için nasıl eleyeceğiz onu hiç bilmiyorum zaten. Hiç birine kıyamıyor insan..
Şimdi görecekleriniz genel bir karmadır. Daha sonra fırsat bulup detaylandırır mıyım şimdilik bilmiyorum ama şöyle ortaya bir karışık yapayım dedim ;)
Çekimlerimiz için başka hiçbir yere gitmeye gerek duymayıp otelin içerisinde kalıp o atmosfere kendimizi hazırlayalım istedik. (hem de organizasyonun kontrolü bende olmalıydı) Diğer türlü koştur koştur bir yerlere yetişmeye çalışmak açıkçası zor geldi. (ki yetişemicekmişiz)
Zaten benim tek istediğim deniz kenarı olmasıydı, klasikleşen diğer yerleri saymazsak bundan daha iyi bir yer de bulamazdık kesinlikle..


Burda fotoğraf çekilmeyi istemesek de önümüzdeki sene buranın tamamen kaldırılacağını bildiğimizden hatıra olsun istedik ;) Deli deli pozlar çekildik. Ama burda masummuş gibi yapıyoruz.
Arkadan "Sidal Çandarlı" diye tezahurat yapan bir grup varken ne kadar normal olunabilirki.

 
Nikah sırasında her ne kadar süper fotoğraflarımız olsa da bu fotoğrafın ayrı bir özelliği var bizim için. Yazın aynı yerde, aynı açıdan bikinili, şortlu fotoğraflarımızı düşününce bir garip geliyor insana. Bizim için enteresan bir öncesi, sonrası pozu oldu bu..
 
 
Şimdi geldi sıra en sevdiğimiz fotoğraflara..
En keyifli fotoğrafların çekildiği yerdeyiz şimdi de.. Cdnin biri neredeyse tamamen burada çekilmiş pozlara ait.
Ayakkabılar vurunca(!) hemen çıkardım ve düğün öncesi attım kendimi kumsala.. Gelinliğim kirlenecek diye herkes benden daha endişeliydi nedense..
Kumsalda da çok keyifli fotoğraflar çekildik. Aşka gelen kocamın en güzel pozunu da sizlerle paylaşayım istedim.
 
Bu kare albümümüzün kapağı olacak o kesin.
Bu da gündüzki dans provamızdan..

 
veee bu son poz da kardeşimden gelsin bakalım. ooow Ersel bile böyle poz yakalamamıştır dedi çeker çekmez. Gerçekten öyleydi. Ön taraftan Ersel'e poz verirken Seden arkadan çok daha havalı bir poz yakalamış meğer. Hem Ertan kayıtken'in hem de Seden'in payı büyük bu pozda;)))
 
 

25 Eylül 2012 Salı

Düğün Konseptimiz (Vol. 2)

Şimdi gelelim düğünümüzle ilgili diğer küçük ayrıntılara..
Otelin girişinde misafirlerimizi bu bilboard ile karşıladık. Enteresan bir şekilde tahmin etmediğimiz halde herkes bu bilboardun yanında fotoğraflar çekilmiş ;)
Klasik böyle her yere kafa kafaya çekilmiş fotoğraflar konulması bana biraz basit geliyor. Bu nedenle Cem'in seneler önce çektirdiğimiz bu komik fotoğrafı hazırlatmasıyla enteresan bir poster çıktı ortaya..

 

Misafirlerimiz için klasik nikah şekerlerinden hazırlamak yerine hatıra olması adına peçete halkalarından hazırladığımızı anlatmıştım. Ancak yine de nikah sonrası şeker dağıtmamak olmazdı tabi. Bunun için bir şeker köşesi hazırladık.
Kavanozlara çeşit çeşit şeker ve çikolatalar koyduk.
Misafirlerimiz için içleri şekerlerle dolu hazır külahlar hazırladığımız gibi kendileri arzu ettikleri şekerlerden alsınlar diye ayrıca beyaz dantel külahlar ve kayıklar da hazırladık.
Kayıklarımızın üzerine Sidal&Cem yazıp üzerine de simitlerimizi yapıştırdık. Bu simitlerim bildiğimiz polo şekerlerden yapıldığına inanmayan bazı arkadaşlar resmen söküp yemişler bile ;)))
(bizzat kendi orjinal fikrimdir, tebrikler tarafımca kabul edilir)
Külahlarımız yine peçete halkalarımızla uyumlu bir şekilde çuval bezinden hazırlandı. İçlerine de tüllerden şeker keseleri yapıldı. Teyzemin harika el becerisiyle çok şirin şeyler çıktı ortaya.



Bir diğer köşemiz de dilek ve takı köşemizdi.
Define sandığımıza misafirlerimiz bizim için hediyelerini koydular. Böylelikle tebrikleri kabul ettiğimiz sırada hem üzerime herhangi birşey takılmamış oldu, hem de böylelikle takı töreni diye adlandırılan merasim yarım saat bile sürmeden çabucak bitiverdi.
Klasik anı defterlerine alternatif olarak misafirlerimiz hazırlamış olduğumuz kağıtlara dileklerini yazıp zarflara koyup dilek kafesimize de notlarını yazdılar..
Love çerçevelerimiz olmassa olmaz. İnciler de ne kadar da hoş gözüküyor değil mi?
Şimdi evimize de anlam katmak için kendilerine uygun bir yer bekliyorlar.

Bu postta görmüş olduğunuz herşey bizim aile heyeti tarafınca tek tek hazırlandı..
Özellikle peçete halkaları benim tasarımım ve büyük bir kısmı da teyzemin el emeğiyle daha da bir anlamlandı.
Ailemizde herkesin düğünümle ilgili bir emeği var zaten. Kimi fikir verdi, kimi motive etti, kimi benimle günlerce sabahladı, kimi taşıdı, etti, malzeme tedarik etti.
Ama sonuç olarak hep beraber harika işler çıkardık.
Evimiz günler öncesinden tam bir düğün evi havasındaydı. Herkes düğünümüze birşeyler katabilmek için yanımızdaydı. Gelen misafirler bile bir işin ucundan tutabilmek için büyük çaba içerisindeydi. Çok yorulduk, çok uğraştık ama sonunda harika işler çıkardık ortaya. Zaten herşey bitip kolilendiğinde herkesin suratında acaip bir tebessüm vardı. İşte o an yalnız olmadığınızı ve ne kadar çok seveniniz olduğunu hissediyorsunuz. Bu mutluluk herşeyden farklıymış.
Sevdiklerimiz sayesinde düğünümüzle ilgili şöyle bir baktığımda keşke şunu da yapsaymışız dediğim hiçbir şey kalmadı kesinlikle.
Dilek fenerlerim rüzgarın azizliğine uğradı ama rüzgar sonradan durdu ya, inanın o bile umrumda değil artık.
Bizim için emek harcayan, zamanını bize ayıran, uğraşan, fikirler veren kuzenlerime, arkadaşlarıma, ailelerimize çok çok çok teşekkür ediyorum.

Burdan küçük bir sürprizin de ipucunu vereyim. Bir hayalim vardı benim geçen sene. Onun gerçekleşmesi için düğünümüz büyük bir adımdı. Şimdi o hayallerime daha yakın olduğumu hissediyorum.
yakında güzel haberler verebilirim sizlere;)))

23 Eylül 2012 Pazar

08.09.12 Düğün Günü

Daha önceki yazımda söylediğim gibi bir sıralamayla fotoğraflarımı yayınlayım diyordum ama sanırım en iyisi öncelikle o günün kısa(!) bir özetini yapmak. 
Şimdi bakalım o günümüz nasıl geçmiş..

Güne çok erken başladık. Erkenden Cem ile eşyalarımızı alıp odaya yerleştirdik. Ve tabi gelinlik açılmadan önce Cem'i odadan kovaladım. Sonra başladım hazırlıklara..
Odamız tam koktyel ve düğün alanını görüyordu. Böylelikle tüm hazırlıkları yukarıdan seyretme şansım oldu.
Herkesin bizler için koşuşturması, o harika gece için çabalıyor olması insanı acaip motive ediyor. 
Makyajımı Prestige kuaförden Şirin, saçımı ise Yücel Bey yaptı.
Özellikle makyajım yapılırken çok keyifli anlar yaşadık.
Ben odamızda hazırlanırken meğer damat bey de arkadaşlarıyla eğleniyormuş ;)
Eeee artık gelini alma zamanı geldi. Damadı giydirmek de kardeşine düştü..

Ben bu arada bir koşu eve gidip kısa gelinliği giydim. Damat gelene kadar poz poz fotoğraflar çekildim.
 
İşte eeen güzeeeel an. Yukarıdaki odamdan geldiklerini izlerken hüngür hüngür ağladım. Ailelerimiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız ve sevdiklerimiz herkes ordaydı. Davul zurnaya bir kaç enstruman daha eklesek düğünü orda yapabilirmişiz sanki.
Babam gülüyor ama ben neredeyse ağlayacaktım.
Gerçi sonra hem ağladım, hem ağlattım. Hala o fotoğraflarımıza bakıp herkesin ağladığını görünce gözlerim dolu dolu oluyor. Gelin almaya gelen herkes düğünümüzden daha çok gelin alma merasiminden bahsediyor resmen.
Tabi en büyük ilgiyi gelin arabamız çekti diyebilirim.
Evden otele konvoyla gittik. Hatta hızını alamayan arkadaşlar otelin önünde de yolumuzu kestiler ;))
Kız tarafı merhametliydi ama Cem'in kardeşinin arabanın önünü kesmesi en büyük bombaydı ;)
veee otelimize gellldddiikkkk..
Düğünümüze saatler kaldı. Hazırlıklar da hızlandı..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...