27 Nisan 2012 Cuma

Papyon Nasıl Bağlanır

Cem'i papyon takması konusunda zor ikna edeceğe benziyorum. Ama ben kazanacağım biliyorum.
Diğer istediğim şeylerden ödün verebilirim belki ama hiç bir güç Cem'e papyon taktırmamı engelleyemez..
Hazır konumuz buyken ben de sizlerle papyonun nasıl bağlanacağını paylaşayım istedim.

Papyon bağlamak ayakkabınızın bağlarını bağlamaya benzer. Adım adım aşağıdaki resimleri inceleyerek bağlamayı öğrenebilirsiniz. Öncelikle soldaki resimde görüldüğü gibi papyonu sol ucu biraz daha uzun sarkacak şekilde boynunuzun etrafına yerleştirin.
Sağdaki resimde de görüldüğü gibi uzun olan ucunu kısa olan ucunun üzerine getirin. (Uzun olan uca A ucu, diğerine de B ucu diyelim).
A ucunu alt tarafa doğru dolandırarak yukarı ve B ucunun arkasına doğru dolayın ve normal bir düğüm atın.

26 Nisan 2012 Perşembe

Gelin Makyajı

Gelin makyajinız Gunay'da sahne alacak assolist makyajiyla yarismamali!
Bakiniz nasil hos ve sade alternatifler var;
gelin_makyaji_1
1. Bronz tene mavi+gri goz makyaji ve ucuk pembe+mat renkte dudaklar
2. Acik renkte pembe far ve pembe alt tonuna sahip kirmizi ruj
3. Simli dudak parlaticisi
4. Kalin likit goz kalemi ve acik-mat pembe ruj

gelin-makyaji-2

Aydınlatmalarımız

Tatildi, yoğun bir iş temposunda geçen bir hafta derken yine geldik perşembeye.. Yarın cuma ve sonra yine hızlı geçecek bir haftasonu.
Bu haftasonu da salonumuzun ve mutfağımızın aydınlatmalarını halletmeye karar verdim.
Ben aslında daha erken, mobilyalar geldikten sonra halledelim diye istiyordum ancak nasıl olsa mobilyalarımızın nasıl olacakları belli, yerleri belli. Buna göre zaten tavanda elektrik yerlerini de belirlemiştik. Hatta büyük bir ihtimalle yemek masasının üzerine gelmesini düşündüğümüz avizemizi de almıştım. Şimdi ona uygun mutfak ve diğer yerlere gelecek olanları halledeceğiz.
Daha önce bahsetmiştim sanırım, bir avizeye görünce nasıl aşık olduğumu.. Küçük bir çocuğun gördüğü bir oyuncağı istediği gibi bunu istiyorum, bunu istiyorum diye mağaza içerisinde çırpınıyordum. Bu heyecanımı gören elemanlar hemen gelip yardımcı oldular. Aslında ben o aynı avizeden iki tane almayı düşünüyordum ancak sadece bir tane gelmiş. Getirtsek başka dedim, olmaz dediler. Meğer ithalmiş, artık o markanın ürünlerini getirmiyorlarmış, zamanında özel bir talep için sadece bir tane gelmiş. Bu durumda bu avizenin sadece bizde olduğuna sevinsem mi yoksa bu kadar güzel bir şeyden sadece bir tane sahip olduğum için üzülsem mi bilemedim.

24 Nisan 2012 Salı

Huzur...

Pazartesi günü güne erken başladık. Amacımız bu tatil günümüzü kendi evimize birşeyler yapmakla geçirmekti.
Sabah erkenden yanımıza kahvaltılıklarımızı aldık ve Cem ile beraber eve gittik. Biz gittiğimizde bizden daha erken davranan ustalar gelmiş bizi bekliyorlardı. Hemen kapıyı açtık ve işe koyulduk. Önce Orhan Ustayla Cem mutfağın evyesini ve bataryasını monte ettiler. Sonra Orhan Usta banyoların bataryalarını ve vitrifiyelerini takmaya üst kata çıktığında biz de koşa koşa dışarı çıktık.
Öncelikle gelirken aldığımız limon servileri öndeki evle aramızdaki sınıra diktik. Tam önümüzdeki ev henüz tadilat aşamasında. Gerçi biz taşınana kadar dış cephesinin biteceğini söylediler ancak yine de biz aramızdaki sınırı ağaçlarla belirlemek istedik. Ağaç dikmek hiç de göründüğü kadar kolay değilmiş. Kalan iki ağacı Cem'e bırakıp ben çiçeklerimiz için yer belirmeye gittim. Dün Foça'dan aldığımız çiçeklerimizin ekim sıralamasını yaptıktan sonra aldım elime çapamı küreğimi dikilecek yerleri açtım. Cem ile çiçeklerimizi belirlediğimiz sıraya göre yerleştirdikten sonra üzerlerine toprak takviyelerini de yaptık ve suladık. Artık onlar bize aitti, bizim çiçeklerimiz, ağaçlarımızdı. Onlara gözümüz gibi bakacaktık. Önümüzdeki haftalarda onlara başka çiçek ve ağaçlar da eklenecek. Böylelikle biz evimize taşınana kadar aşk bahçemiz hazır olacak.


O gün için daha yapacak başka işlerimiz de vardı. Ustaları evde bırakıp vakit kaybetmeden diğer işlerimizi de halletmeliydik. Hemen yola koyulduk. Öncelikle yatak odamızda istediğimiz bir detay vardı, onu halletmeliydik. Nereye baksak bulamamıştık. Ancak tam gökte ararken yerde bulduk hesabı, meğer çok yakınımızdaymış istediğimiz şey. Hem de bulduğumuz yer kardeşimin arkadaşı çıktı. Güzel bir indirim de alıp, istediklerimizin siparişini verdik. Hepsi önümüzdeki hafta gelecek. Bu nedenle sürprizi daha sonra açıklayacağım..

Foça'da Pazar Keyfi

Bir önceki yazımda Cumartesi günü evin kaba temizliğini yaptığımızdan bahsetmiştim. O yorgunluğun üzerine pazar gününü Cem ile kendimize ayırdık. Cumartesi saat 10 gibi dönmüştü İzmir'e. Bir haftanın özlemine dayanamayıp o yorgunluğun üzerine dayanamadık dışarı çıktık. Arkadaşlarımızla Alsancak'ta oturup bir şeyler içtikten sonra çok geç olmadan eve döndüm. Pazar günü için programımız meğer daha önceden yapılmış. Öğlene doğru Cem gelip beni aldı ve Foça'ya doğru yola koyulduk. O yolu bilenler Menemen tarafındaki sepetçileri ve testiciler bilir mutlaka. Daha önce babamlarla defalarca geçtiğimiz o yolda annemin tüm ısrarlarına rağmen babam genelde durmazdı. Çünkü durduğumuzda yolumuz en az bir saat uzardı ;)) Annem gibi ben de şansımı denemek istedim ve ben daha "T" demeden sevgili müstakbek eşim hemen sağa çekip durdu ve gel bakalım dedi. Allahım o an yaşadığım şoku anlatamam. Benden daha detaylı inceledi herşeyi, benden daha ilgili ve daha istekliydi. Başka şeyler de almayı düşündüğümüzden arabada yer kalmayacağını düşünerek birşeyler almadık ama oradan çıkarken Cem kafasında bir dahaki gelişimizde neler alacağını belirlemişti.
Foça'ya yaklaşırken yine yol üzerinde bir çiçekçide durduk. Biiiiiiirr sürü güzel kır çiçekleri aldık. Ve tabi bir de güzel kayısı ağacı. Kayısı ağacını Foça'da gideceğimiz arkadaşımız için almıştık. üzerinde 4 tane minik kayısısı bile vardı.. Çiçeklerimizi de aşk bahçemize ekecektik. Bu nedenle en güzellerini, en özellerini tek tek seçtik ve bir güzel arabaya yerleştirdik.
Foça'da çok keyifli bir mangal keyfi sonrasında Galatasaray - Fenerbahçe maçını da izledik. Maç ile ilgili fazla yorum yapmayacağım. Sadece o kadar Fenerbahçeli arasında ( aslında başka bir takımı tutuyor olmama rağmen) tek Galatasaraylı sevgilime "destek" olmak çok eğlenceliydi.

Ay acaba pazartesi günüyle ilgili anlatacaklarımı başka bir yazıda mı anlatsam. Çünkü sizlere Foça'da gittiğimiz o evden de bahsetmek istiyorum.

Temizlik Zamanı..

3 günlük güzel bir tatil sonrası bugün yine işbaşı..
Tatil denilince genelde insanlar dinlenmeyi, yan gelip yatmayı, üzerindeki stresi, yorgunluğu atmayı hedeflerken ben nedense tatil günlerinde daha fazla yoruluyorum. Ama bu yorgunluklar genelde keyifli yorgunluklar oluyor. Hem de çok keyifli..
Ailem cuma gününden arkadaşları ve kardeşimle hep beraber toparlanıp "tatil"e gittiler. Bense cuma günü iş çıkışı eksik kalan son bataryamızı da gidip aldıktan sonra eve huzurla gelip bir güzel erkenden yattım dinlendim. Çünkü önümüzdeki 3 gün çok yoğun geçecekti..
Cumartesi Emine Ablanın kapıyı çalmasıyla gözümü saat 8:30da açıverdim. Apar topar giyinip çıktık evden ve dooooğğru yeni evimize gittik. Cumartesi günü için programımız çoook önceden belliydi. Kaba temizlik günüydü. Kovalar, bezler, temizlik malzemeleri, herşeyimiz hazırdı. Yanımıza yiyecek, içecek bir şeyler de almıştık. Evin içerisindeki fazladan inşaat malzemeleri çıkarıp depoya bir güzel yerleştirdikten sonra, başladık alt katı silip süpürmeye..
Kaç kova su harcadık, kaç kez aynı yerden geçip sildik hatırlamıyorum ama bir türlü o toz kir gitmiyordu. En son Emine Ablanın "Sidalcım bu böyle olmayacak" demesi üzerine "dur yapma" dememe kalmadan bahçe hortumunu evin içine sokmuş ve suyu açmıştı bile.. İşte bundan sonrası çok keyifliydi. Bütün salonu bir güzel köpürttük, müziği de açtık. Koca salonda hem dansedip hem de elimizde fırçalar ve çekçekler yerleri temizledik. Bir ara vileda sopasını mikrofon yapıp boş evde eko yapan müthiş sesimle şarkı bile söyledim.

23 Nisan 2012 Pazartesi

İlham Alın - Mor Düğünler


Bu sene mor düğün temaları eski popülaritesini yitirmiş olsa da yine de ben mordan vazgeçmem diyen gelinler için..




jomygoodness

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...