30 Ekim 2012 Salı

Skopje - Makedonya

Evet Ohri'den sonra rotamız 2 gece kalacağımız Üsküp'tü. 3 saatlik bir yolculuktan sonra Üsküp'e varmış, otelimize yerleşmiştik.
Biz yolda bir şeyler atıştırdığımızdan açlık hissetmiyorduk ancak herkes Üsküp'ün meşhur köftesini merak ettiğinden kendilerini Türk mahallesindeki köfteciye attılar.
Biz de Cem ile gruptan ayrılmış olmanın keyfiyle bundan 8 ay önce gidip kaldığımız bölgeye geçmeye karar verdik. Öncelikle amacımız daha önce geldiğimizde tanıştığımız İgor'u bulmak ve oralarda takılıp bir şeyler içmekti.
Ancak Hristiyan bölgesine geçtiğimizde inanılmaz bir sürprizle karşılaştık.
Vardar köprüsü kenarındaki meydanda bir sahne kurmuşlar, meydanın etrafında standlar ve gençlerin bulunduğu kalabalık bir festival ortamı.
Hemen daldık içeri, her yerde şarap standları, bistrolar ve ellerinde şarap kadehleriyle takılan gençler..  
Hemen biraz etrafta keşif yapıp gözümüze kestirdiğimizden standlardan birine yaklaşıp şaraplarımızı aldık. Hemen karşı standından da peynir ve jambonlarımızı alıp bistrolardan birine kurulduk.


İlerleyen saatlerde gruptaki gençleri de çağırdık. Hep beraber takıldık.
Festivalin son gecesiymiş, o tarihlerde genelde yapılır ve 5 gün sürermiş. Son gecesinde de şansımıza çok iyi bir grup vardı. Gece 2ye kadar sürüyormuş.
Biz artık yorgunluğun ve alkolün de verdiği ağırlıkla saat 1 gibi Vardar köprüsünde elimizde kadehlerimizle güzel bir hatıra fotoğrafı çekildikten sonra otelimize döndük. 


Ertesi gün küçük bir Türk mahallesinin çarşısını ve hanlarını gezdikten sonra Üsküp merkezine 17 km uzaklıkta bulunan Kanyonu gezmeye gittik.
Bu arada çarşı içerisinde gezerken Cem'in karlıyken geldiğimizde düştüğü yeri bulduk. O zaman çekildiğimiz aynı yerlerde aynı kareleri bir de karsızken çekildik.
(kesinlikle karlıyken daha bir güzeldi şehir) 

Ama Kanyon bambaşka bir yerdi.
Çook çook çook güzeldi.

Uzun bir yürüyüş parkuru vardı. Kayalıkların arasından yürüyüp ileride güzel bir cafeteryaya vardığınızda bir daha geri dönmek istemiyorsunuz. Ama bunun yorgunlukla alakası yok. Doğanın içinde kaybolmak istiyorsunuz gibi sanki.. 
Dçnüşte yemek yemek için yine Türk mahallesi içerisinde meşhur bir restauranta götürdüler bizi. Çok güzel bir geceydi. Yemekler zaten başlı başına bir harikaydı. Üsküp'e yolunuz düşerse Türk mahallesine gidip güveçte kuru fasulye, ve shopska salatası yemeyi unutmayın.


Yemekten sonra biz yine kendimizi Vardar nehrinin diğer tarafına atıverdik. Pazartesi gecesi olması nedeniyle bir çok yer kapalıydı. Özellikle öncesinde 5 gün festival olunca sokaklarda kimsecikler kalmamıştı. Biz de meydanda biraz turladıktan sonra daha önce geldiğimizde gittiğimiz Casino'ya gittik. Hemen Holday Inn otelin yanında. Nezih ve kaliteli bir Casino'ydu. Ama bu sefer daha önceki gibi şansımız yoktu. Herkes siz aşkta kazanmışsınız zaten deyip avuttu bizi. Ve enteresan bizim dışımızdakiler kazandılar ;))))) 
Ertesi gün sabah kalkıp otelimizin Üsküp kalesi manzaralı kahvaltı salonunda kahvaltımızı ettikten sonra yola çıktı.
Kavala ve Gümülcine üzerinden İpsala kapısından Türkiye'ye girişimizi yaptık. Gümrükte tam 4 saat bekledik. Başımıza bazı olaylar geldi ve baya macera yaşadık ancak en sonunda gümrükten geçtiğimizde hepimiz sonunda huzurlu bir şekilde uykuya dalabilmiştik. Burada detaylarını anlatıp sizleri sıkmak istemem ama tatilimizden çok güzel bir anı oldu o 4 saat bize.. 

Eve geldiğimizde ikinci balayımızı da harika geçirmiş olmanın verdiği mutlulukla 3. balayı planlarımıza başladık.
Şimdi planlarımızda Maldivler veya Las Vegas tarafları var.. Bakalım ilk hangisi kısmet olacak.

(ne yapayım baktım ne istersem oluyor ben de hedef yükselttim, nazar değdirmeyin)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Peki ya senin yorumun?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...