11 Haziran 2012 Pazartesi

Arkadaşlarımız Nişanlanıyor.. Yusuf & Tuğçe (Vol.1)

Güzel bir haftasonundan sonra herkese iyi haftalaaaarrr..
Cuma okullar kapandı, sıcaklar da iyice bastırınca İzmir bu haftasonu boşaldı. Cuma akşamından herkes bir yerlere kaçtı bile.
Biz çok yakın arkadaşlarımızın nişanı sebebiyle cumartesi gününü İzmir'de geçirdik. Hatta ben cumartesi gününün yarısını uyuyarak geçirdim diyebilirim. Bütün haftanın yorgunluğunu üzerimden attıktan sonra bir güzel Çeşme çantamı hazırladım, giyindim, süslendim kuaföre gittim. Bir de kuaförde süslendikten sonra hazırdım artık. Sonra kardeşim, sevgili eniştem ve sevgilimle koyulduk yola. Biz tabi kesin trafik olur diye düşünüp erken çıkmıştık ancak İzmir acaip boşalmış!! Düşündüğümüzden daha erken saatte nişandaydık. Nişan İnciraltı tarafındaki orduevindeydi. Çok güzel bir ortamı vardı. Denizin dibinde, ağaçların içerisinde bir tesis yapmışlar. Tamamen o inciraltının keşmekeşinden uzakta, çok şirin bir yerdi. Nişanda yaklaşık 60 kişilik bir gruptuk. Tam anlamıyla biz bizeydik yani. Bütün masalar tanıdık, herkesin masa masa gezdiği sohbet ettiği, çok tatlı ve acaip huzurlu bir ortam vardı. (zaten 200-300 kişilik nişanları bir türlü anlamıyorum. Gerçi herkesin aile yapısı, nişana bakışı farklıdır ama bana göre nişan dediğin çekirdek aile ve çok yakın çevre içerisinde olmalı, diğer türlü düğün oluyor zaten, Neyyyseeeeee...)
Bir kere böyle bir davetli sayısıyla çok daha samimi ve sıcak bir ortam oluşuyor. Hele gelin ile damadımız da böyle güleryüzlü oluncaaa ortaya şahane bir nişan çıkıveriyor. İkisi de ömür boyu hep böyle gülsünler, hep mutlu olsunlar..

Bu arada giderken çok kolay gittik, hiç trafiğe takılmadık demiştim ya.. Dönüşte bu lafımı geri aldım.. Aman tanrım nasıl bir kalabalıktı o öyle. İzmir'de düğün sezonu çoktan  açılmış, hatta o İnciraltındaki ufak tefek yerlerde bile 2-3 düğün yapılıyordu. Bütün sesler birbirine karışıyor, arabalar orda burda park etmiş.. Özetle gidişimiz muhteşemdi ama dönüşümüz kabus gibi oldu.
Oradaki mekanların "kır düğünü" adı altında insanları kandırmasına biri dur demezse orası Pınarbaşından da beter olabilir.. Her düğün birbirinin aynısı, her çalan müzik birbirinin tekrarı, o güzelim roman havalarından bile insanı soğutabilecek sürekli tekrar eden repertuarlar falan filaaann.. Hepsi bir araya gelince insanın tüylerini diken diken ediyor valla..
He sıkışan trafikte çalan bir roman havasında arabanın içerisinde omuzlarımızı oynattık o ayrı meseleee.. Neyseeeee..

Eveeeeeeeeeeeeeetttt..
  • Bu hafta Yusuf ile Tuğçe'yi nişanladık.
  • Önümüzdeki hafta da aynı grubumuz içerisinden Yetkin ve Gözde evliliğe ilk adımlarını atacaklar.
  • Ondan sonraki hafta büyük bir ihtimalle yeğenim dünyaya gelecek. (şuan hangi gün belli değil ama benim içimden geçen 24 haziran)
  • Ayın son haftasında da Zeynep ile Eray'ın nişanı var.
Bu aralar hepimiz çok heyecanlıyız anlayacağınız.
Bakalım temmuzda neler olacak..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Peki ya senin yorumun?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...