24 Nisan 2012 Salı

Temizlik Zamanı..

3 günlük güzel bir tatil sonrası bugün yine işbaşı..
Tatil denilince genelde insanlar dinlenmeyi, yan gelip yatmayı, üzerindeki stresi, yorgunluğu atmayı hedeflerken ben nedense tatil günlerinde daha fazla yoruluyorum. Ama bu yorgunluklar genelde keyifli yorgunluklar oluyor. Hem de çok keyifli..
Ailem cuma gününden arkadaşları ve kardeşimle hep beraber toparlanıp "tatil"e gittiler. Bense cuma günü iş çıkışı eksik kalan son bataryamızı da gidip aldıktan sonra eve huzurla gelip bir güzel erkenden yattım dinlendim. Çünkü önümüzdeki 3 gün çok yoğun geçecekti..
Cumartesi Emine Ablanın kapıyı çalmasıyla gözümü saat 8:30da açıverdim. Apar topar giyinip çıktık evden ve dooooğğru yeni evimize gittik. Cumartesi günü için programımız çoook önceden belliydi. Kaba temizlik günüydü. Kovalar, bezler, temizlik malzemeleri, herşeyimiz hazırdı. Yanımıza yiyecek, içecek bir şeyler de almıştık. Evin içerisindeki fazladan inşaat malzemeleri çıkarıp depoya bir güzel yerleştirdikten sonra, başladık alt katı silip süpürmeye..
Kaç kova su harcadık, kaç kez aynı yerden geçip sildik hatırlamıyorum ama bir türlü o toz kir gitmiyordu. En son Emine Ablanın "Sidalcım bu böyle olmayacak" demesi üzerine "dur yapma" dememe kalmadan bahçe hortumunu evin içine sokmuş ve suyu açmıştı bile.. İşte bundan sonrası çok keyifliydi. Bütün salonu bir güzel köpürttük, müziği de açtık. Koca salonda hem dansedip hem de elimizde fırçalar ve çekçekler yerleri temizledik. Bir ara vileda sopasını mikrofon yapıp boş evde eko yapan müthiş sesimle şarkı bile söyledim.

Yerlerin kabası bittikten sonra ben mutfak dolaplarına giriştim, Emine Abla da camları silmeye başladı. Evet, ben gerçekten mutfağa giriştim. Tepesine çıktım, köşe dolapların içerisine girdim. Tek tek çekmeceler çıktı, temizlendi. Bir ara bu kadar çok çekmece yaptırdığımıza pişman olacaktımki, sonunda bitti. Sonra ikimizin de aşağıda işi bitince üst kattaki banyoları şöyle kabaca bir temizledik, camları elden geçirdik. Üst katın odaları yeni cila yapıldığı için zaten temizdi. O yüzden pek bir iş kalmamıştı artık..
Bu arada Cem o gün şehir dışında olduğundan gelemedi ama annesi gelmişti. Annesinin hazırladığı çay ile mutfağımızda ilk çay servisimizi bile yaptık. Kısaca çooook keyifli bir Cumartesiydi.
Daha önce de yalnız başıma kalırken İstanbul'da kendi evimi temizlediğim olmuştu. Ama bu duygu bambaşkaymış.  
Bir sonraki yazımda pazar ve pazartesiden de bahsedeceğim..

Fotoğraflar neden bu kadar az demeyin. Gizli bir kaç köşeyi daha sonra göstereceğim.
Şimdilik salonumuzdan bu kadar..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Peki ya senin yorumun?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...